Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
- ÂSÂR-I BEDİİYYE
- Nokta Risalesi@—
- ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
- Rumûz@—
- İşârât@—
- Tulûât@—
- Hutuvât-ı Sitte@—
- Sünûhât@—
- Deva-ül Ye’s@—
- Muhâkemat@—
- Münâzarat@—
- Hutbe-i Şâmiye@—
- Teşhis-ül İllet@—
- TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
- Divan-ı Harb-i Örfî@—
- Nutuklar@—
- Makaleler Kısmı@—
- Lemeât@—
- Hakikat Çekirdekleri@—
- Hakikat Çekirdekleri (2)@—
- Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
- Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
- VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
- HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
Âsâr-ı Bediiye - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Âsâr-ı Bediiye - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
İFADE-İ MERAM VE UZUNCA BİR MA'ZERET
Yâ-eyyühennazır! Hasenatı seyyiatına, sevabı hatasına tereccüh edenler mağfiret ve affa müstehaktırlar.
İşte iki inkılâb, beni iki te'lif-i müşevveşe mecbur etti. İki rıhlet dahi iki kitabı ilham ettirdi.
Şu eserlerden herbirisi Kürd olduğu gibi; aynı halde Türk, aynı vakitte Arabdır. Güya herbir eser, Arab abâsını iktisâ ve Türk pantolonu giymiş külâhlı bir Kürddür. Böyle acîbü'ş-şekil bir te'lif, te'lif kanununa muhalefetle muaheze olunmamak gerektir...
Evet benim hakkım sükût idi. Zîrâ âcizim. Bilirim, âsârım rağbete şâyan değildir. Fakat Sa'dî'nin:
غرض نقشيست كه ازما باز ماند ٭ كه هستيرا نمى يابم بقايى
olan matemâlûd ve hikmetâmiz kelamının verdiği himmet.. Hem de, benim gibi iktidarsızların mahcubiyetlerini izale ile, meydan-ı hamiyete çıkmağa cesâret vermek için nümûne-i imtisal olmağa olan arzu.. Hem de, eseri bizzat rağbete şâyan olmasa da, benim gibi me'mul olmayan birisinden küçük bir eser dahi, bir nev'i antikalık rağbetine şâyân olmasına olan ümîd; beni eser yazmağa cesaret vermişlerdir. Yoksa ben bilmez değilim ki: Eserlerim bâzen hem hakîkat-şiken, hem nazım-şiken, hem üslûb-şiken, hem hayal-şiken, hem hiss-şiken, hem ifrat-âlûddur. Lâkin ne yapayım başka türlü de olamazdı.
Zîrâ tam bir asrı bir seneye sığıştıran ve yedinci asırdan onüçüncü asra kadar benim gibi kurun-u vusta adamlarının hayalini yuvarlandırmakla; herbir asır bir hiss ve bir tesiri karıştırıp birinci eserimi ilham eden Temmuz'un inkılab-ı mes'ûdunun teşvikiyle, hem de bütün devâir ve tabakat-ı mütedahile-i mütesafileyi karıştıran; ve istibdadın tazyik-i mecnûnanesiyle vücûda atılan; ve doktorların tokadıyla ademden tımarhane kapısıyla dışarıya fırlayan "cinnet hâtıratı" olan eserimi tekmil edip, "İki Mekteb-i Musibetin Şehâdetnâmesi"ni ibraza beni mecbur eden Mart ve Mayıs meş'um ve müthiş olan ihtilâl ve inkılabının verdiği heyecan
Yâ-eyyühennazır! Hasenatı seyyiatına, sevabı hatasına tereccüh edenler mağfiret ve affa müstehaktırlar.
İşte iki inkılâb, beni iki te'lif-i müşevveşe mecbur etti. İki rıhlet dahi iki kitabı ilham ettirdi.
Şu eserlerden herbirisi Kürd olduğu gibi; aynı halde Türk, aynı vakitte Arabdır. Güya herbir eser, Arab abâsını iktisâ ve Türk pantolonu giymiş külâhlı bir Kürddür. Böyle acîbü'ş-şekil bir te'lif, te'lif kanununa muhalefetle muaheze olunmamak gerektir...
Evet benim hakkım sükût idi. Zîrâ âcizim. Bilirim, âsârım rağbete şâyan değildir. Fakat Sa'dî'nin:
غرض نقشيست كه ازما باز ماند ٭ كه هستيرا نمى يابم بقايى
olan matemâlûd ve hikmetâmiz kelamının verdiği himmet.. Hem de, benim gibi iktidarsızların mahcubiyetlerini izale ile, meydan-ı hamiyete çıkmağa cesâret vermek için nümûne-i imtisal olmağa olan arzu.. Hem de, eseri bizzat rağbete şâyan olmasa da, benim gibi me'mul olmayan birisinden küçük bir eser dahi, bir nev'i antikalık rağbetine şâyân olmasına olan ümîd; beni eser yazmağa cesaret vermişlerdir. Yoksa ben bilmez değilim ki: Eserlerim bâzen hem hakîkat-şiken, hem nazım-şiken, hem üslûb-şiken, hem hayal-şiken, hem hiss-şiken, hem ifrat-âlûddur. Lâkin ne yapayım başka türlü de olamazdı.
Zîrâ tam bir asrı bir seneye sığıştıran ve yedinci asırdan onüçüncü asra kadar benim gibi kurun-u vusta adamlarının hayalini yuvarlandırmakla; herbir asır bir hiss ve bir tesiri karıştırıp birinci eserimi ilham eden Temmuz'un inkılab-ı mes'ûdunun teşvikiyle, hem de bütün devâir ve tabakat-ı mütedahile-i mütesafileyi karıştıran; ve istibdadın tazyik-i mecnûnanesiyle vücûda atılan; ve doktorların tokadıyla ademden tımarhane kapısıyla dışarıya fırlayan "cinnet hâtıratı" olan eserimi tekmil edip, "İki Mekteb-i Musibetin Şehâdetnâmesi"ni ibraza beni mecbur eden Mart ve Mayıs meş'um ve müthiş olan ihtilâl ve inkılabının verdiği heyecan
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi