Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Âsâr-ı Bediiye
Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
  • ÂSÂR-I BEDİİYYE
  • Nokta Risalesi@—
  • ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
  • Rumûz@—
  • İşârât@—
  • Tulûât@—
  • Hutuvât-ı Sitte@—
  • Sünûhât@—
  • Deva-ül Ye’s@—
  • Muhâkemat@—
  • Münâzarat@—
  • Hutbe-i Şâmiye@—
  • Teşhis-ül İllet@—
  • TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
  • Divan-ı Harb-i Örfî@—
  • Nutuklar@—
  • Makaleler Kısmı@—
  • Lemeât@—
  • Hakikat Çekirdekleri@—
  • Hakikat Çekirdekleri (2)@—
  • Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
  • Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
  • VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
  • HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
Âsâr-ı Bediiye - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Âsâr-ı Bediiye - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
vardır. Olmaz ise de olur. Zîrâ maksad, beyan-ı intizamdır. Esalîb-i Arab'da olduğu gibi; tebeî ise veya zâtî ise, nizamın nokta-i nazarında birdir.

Sâniyen:

Şems müstekarrında, mihveri üzerinde müteharrik olduğundan o erimiş altun gibi eczaları dahi cereyan ediyor. Bu hareket-i hakikiye evvelki hareket-i mecaziyenin danesidir, belki zenbereğidir.

Sâlisen:

Şemsin müstekarrı denilen tahte-revanıyla ve seyyarat denilen asakir-i seyyaresiyle göçüp sahra-yı âlemde seyr ü seferi, mukteza-yı hikmet görünüyor. Zîrâ kudret-i İlahiye herşeyi hayy-i müteharrik kılmıştır ve sükûn-u mutlak ile hiçbir şeyi mahkûm etmemiştir. Mevtin biraderi ve ademin ammizadesi olan atalet-i mutlaka ile, rahmeti bırakmamış ki kaydedilsin. Öyle ise Şems de hürdür. Kanun-u İlahîye itaât etmek şartıyla serbesttir, gezebilir. Fakat başkasının hürriyetini bozmamak gerektir ve şarttır.

Evet şems, emr-i İlahiye temessül eden ve herbir hareketini meşiet-i İlahiyeye tatbik eden bir çöl paşasıdır.

Evet cereyan, hakikî ve zâtî olduğu gibi, arazî ve hissî de olabilir.

Nasıl hakikîdir, öyle de mecazîdir. Bu mecazın menarı

تَجْر۪ى

dir. Üslûbun ukde-i hayatiyesine telvih eden lafız,

لِمُسْتَقَرٍّ

dir.

Elhasıl:

Maksad-ı İlahîsi, nizam ve intizamı göstermektir. Nizam ise şems gibi parlıyor.

كُلِ الْعَسَلْ وَلَا تَسَلْ

kaidesine binaen, nizamı intac eden hareket-i şems veyahut deveran-ı arz, hangisi olursa olsun, asıl maksadı ihlâl etmediği için, sebeb-i aslînin taharrisine mecbur değiliz.

Meselâ:

قَالَ

elifiyle hıffet hasıldır. Aslı ne olursa olsun, vav'a bedel kaf dahi olsa fark etmez. Yine elif, elif ve hafiftir.

İşaret:

Bu tasviratla beraber hiss-i zahire istinaden; zahir, mutaassıbane bir cümud-u bâridi göstermek, nasılki belâgatın hararet ve letafetine münafîdir. Öyle de: Delil-i Sâni' olan nizam-ı âlemin esası olan hikmetullahın şâhidi olan istihsan-ı akliye cârih ve muhaliftir. Şöyle:

Meselâ: Sübhan Dağı'na çok fersahla uzak bir mesafeden müteveccih olsan ve istesen ki; Sübhan senin cihat-ı erbaâna mukabil gele veyahut

 /  
710
Kitap Ekle