Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Âsâr-ı Bediiye
Âsâr-ı Bediiye - Fihrist
  • ÂSÂR-I BEDİİYYE
  • Nokta Risalesi@—
  • ŞUAAT-Ü MARİFET-ÜN NEBÎYY@aaaas
  • Rumûz@—
  • İşârât@—
  • Tulûât@—
  • Hutuvât-ı Sitte@—
  • Sünûhât@—
  • Deva-ül Ye’s@—
  • Muhâkemat@—
  • Münâzarat@—
  • Hutbe-i Şâmiye@—
  • Teşhis-ül İllet@—
  • TEŞHİS-ÜL İLLET'İN ZEYLİ@—
  • Divan-ı Harb-i Örfî@—
  • Nutuklar@—
  • Makaleler Kısmı@—
  • Lemeât@—
  • Hakikat Çekirdekleri@—
  • Hakikat Çekirdekleri (2)@—
  • Bediüzzaman'ın Tarihçe-i Hayatı@—
  • Tarihçe-i Hayatın Zeyli@—
  • VUKUFSUZ EHL-İ VUKUFA CEVAP@—
  • HAZRET-İ ÜSTAD'IN TASHİH VE TASARRUFLARI HAKKINDA@—
Âsâr-ı Bediiye - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Âsâr-ı Bediiye - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
Bir işde mehasin ve şeref hasıl oldukça, havassa peşkeş edilir; seyyiat olsa, avama taksim edilir.

Meselâ, bir tabur galebe çalsa, şan ü şeref kumandana verilir, taksim edilmez. Mağlub olduğu vakit, seyyie tabura taksim edilir. Meselâ: Bir aşiret namuskârane bir iş etse, "Âferin Hasan Ağa" derler. Fenalık ettikleri vakit, "Tuh ne pis aşiret imiş" diyecekler.

وَ اِذَا تَكُونُ كَر۪يهَةٌ اُدْعٰى لَهَا ٭ وَ اِذَا يُحَاسُ الْحَيْسُ يُدْعٰى جُنْدُبْ

{(*) Musibet geldikçe bana bağırıyorlar. Tatlı yendikçe Cündüb çağrılıyor. -Müellif-}

kavl-i meşhuru, şu acib zulmün tercümanıdır.

Hem de şu içtimaî sistemdeki damar-ı zulmün bir mecrası da şudur: Yüksek tabakada birinin öldürülmesiyle, çok seneler matem tutulur. Halbuki onun cinayetiyle tabaka-i avamda yüzer, belki binler kişi telef olsa, bir-iki günde unutulur. Şu ise adalet-i Kur'âniyeye zıddır. Bir şah, bir gedayı öldürse, Şeriat kısasa hükmeder, ikisini bir görür.

* * *


MÜSTEHAK BİR CEZA

Şeriatın

اَلْقَاتِلُ لَا يَرِثُ

düstur-u âdilanesi, şeriat-ı fıtriye olan kavânin-i kadere muntabıktır ki, tarîk-i gayr-ı meşru' ile bir maksadı takib eden, maksudunun zıddıyla ceza görüyor. Wilson, Klemanso, Venizelos gibi.

Şuna bir misal: Bidayet-i inkılabımızdan beri, sevab-ı âhiretin vesilesini dinsizcesine şan ü şerefe vasıta yapanlar, müdhiş bir rezaletle neticelendi. Muvakkat bir şan ü şereften sonra, elîm bir sukut takib etti. Lisan-ı halleri

لَيْتَن۪ى كُنْتُ نَسْيًا مَنْسِيًّا

tilavet ediyor.

Fıtrat-ı insan bir mezraa hükmündedir ki, secaya-yı hasene temayülat-ı şerriye ile beraber, daneler gibi dest-i kaderle içinde ekilmiştir. Bu daneler


 /  
710
Kitap Ekle