Zühret-ün Nur - Fihrist
- ZÜHRETÜNNUR
- Yirmibeşinci Lem'a
- BİRİNCİ DEVA
- İKİNCİ DEVA
- ÜÇÜNCÜ DEVA
- DÖRDÜNCÜ DEVA
- BEŞİNCİ DEVA
- ALTINCI DEVA
- ALTINCI DEVA
- YEDİNCİ DEVA
- SEKİZİNCİ DEVA
- DOKUZUNCU DEVA
- ONUNCU DEVA
- ONBİRİNCİ DEVA
- ONİKİNCİ DEVA
- ONÜÇÜNCÜ DEVA
- ONDÖRDÜNCÜ DEVA
- ONBEŞİNCİ DEVA
- ONALTINCI DEVA
- ONYEDİNCİ DEVA
- ONSEKİZİNCİ DEVA
- ONDOKUZUNCU DEVA
- YİRMİNCİ DEVA
- YİRMİBİRİNCİ DEVA
- YİRMİİKİNCİ DEVA
- YİRMİÜÇÜNCÜ DEVA
- YİRMİDÖRDÜNCÜ DEVA
- YİRMİBEŞİNCİ DEVA
- Münacat
- Yirmialtıncı Lem'a
- Yirmibirinci Mektub
- Onyedinci Mektub
- ONYEDİNCİ LEM'ANIN ONİKİNCİ NOTASI
- AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI'NA
- Fihrist
Zühret-ün Nur - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Zühret-ün Nur - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
Birisi esma-i İlahiyeye bakar, onların âyinesidir. İkinci yüzü âhirete bakar, onun mezraasıdır. Üçüncü yüzü, ehl-i dünyaya bakar, ehl-i gafletin mel'abegâhıdır. Hem herkesin bu dünyada koca bir dünyası var. Âdeta insanlar adedince dünyalar birbiri içine girmiş. Fakat herkesin hususî dünyasının direği, kendi hayatıdır. Ne vakit cismi kırılsa, dünyası başına yıkılır; kıyameti kopar. Ehl-i gaflet, kendi dünyasının böyle çabuk yıkılacak vaziyetini bilmediklerinden, umumî dünya gibi daimî zannedip perestiş eder.
Başkalarının dünyası gibi çabuk yıkılır, bozulur, benim de hususî bir dünyam var. Bu hususî dünyam, bu kısacık ömrümle ne faidesi var diye düşündüm. Nur-u Kur'an ile gördüm ki: Hem benim, hem herkes için, şu dünya muvakkat bir ticaretgâh ve her gün dolar boşalır bir misafirhane ve gelen geçenlerin alış-verişi için yol üstünde kurulmuş bir pazar ve Nakkaş-ı Ezelî'nin teceddüd eden (hikmetle yazar bozar) bir defteri ve her bahar bir yaldızlı mektubu ve herbir yaz bir manzum kasidesi
Başkalarının dünyası gibi çabuk yıkılır, bozulur, benim de hususî bir dünyam var. Bu hususî dünyam, bu kısacık ömrümle ne faidesi var diye düşündüm. Nur-u Kur'an ile gördüm ki: Hem benim, hem herkes için, şu dünya muvakkat bir ticaretgâh ve her gün dolar boşalır bir misafirhane ve gelen geçenlerin alış-verişi için yol üstünde kurulmuş bir pazar ve Nakkaş-ı Ezelî'nin teceddüd eden (hikmetle yazar bozar) bir defteri ve her bahar bir yaldızlı mektubu ve herbir yaz bir manzum kasidesi
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi