Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Yirmi Üçüncü Söz
    Yirmi Üçüncü Söz - Fihrist
    • Yirmiüçüncü Söz
    • Birinci Mebhas
      • Birinci Nokta
      • İkinci Nokta
      • Üçüncü Nokta
      • Dördüncü Nokta
      • Beşinci Nokta
    • İkinci Mebhas
      • Birinci Nükte
      • İkinci Nükte
      • Üçüncü Nükte
      • Dördüncü Nükte
      • Beşinci Nükte
    • Yirminci Mektub
      • BİRİNCİ KELİME
      • İKİNCİ KELİME
      • ÜÇÜNCÜ KELİME
      • DÖRDÜNCÜ KELİME
      • BEŞİNCİ KELİME
      • ALTINCI KELİME
      • YEDİNCİ KELİME
      • SEKİZİNCİ KELİME
      • DOKUZUNCU KELİME
      • ONUNCU KELİME
      • ONBİRİNCİ KELİME
    • konferanstan bir parça
    Yirmi Üçüncü Söz - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Yirmi Üçüncü Söz - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    gayeleri değil.>Meselâ: Yağmur namazı ve duası bir ibadettir. Yağmursuzluk, o ibadetin vaktidir. Yoksa o ibadet ve o dua, yağmuru getirmek için değildir. Eğer sırf o niyet ile olsa; o dua, o ibadet hâlis olmadığından kabule lâyık olmaz. Nasılki güneşin gurubu, akşam namazının vaktidir. Hem Güneş'in ve Ay'ın tutulmaları, küsuf ve husuf namazları denilen iki ibadet-i mahsusanın vakitleridir. Yani gece ve gündüzün nurani âyetlerinin nikablanmasıyla bir azamet-i İlahiyeyi ilâna medar olduğundan, Cenab-ı Hak ibadını o vakitte bir nevi ibadete davet eder. Yoksa o namaz, (açılması ve ne kadar devam etmesi, müneccim hesabıyla muayyen olan) Ay ve Güneş'in husuf ve küsuflarının inkişafları için değildir.

    Aynı onun gibi; yağmursuzluk dahi, yağmur namazının vaktidir. Ve beliyyelerin istilası ve muzır şeylerin tasallutu, bazı duaların evkat-ı mahsusalarıdır ki; insan o vakitlerde aczini anlar, dua ile niyaz ile Kadîr-i Mutlak'ın dergâhına iltica eder. Eğer dua çok edildiği halde beliyyeler def'olunmazsa denilmeyecek ki: "Dua kabul olmadı." Belki denilecek ki: "Duanın vakti, kaza olmadı." Eğer Cenab-ı Hak fazl u keremiyle belayı ref'etse; nurun alâ nur.. o vakit dua vakti biter, kaza olur.

     /  
    71
    Kitap Ekle