Tarihçe-i Hayat - Fihrist
- Tarihçe-i Hayat
- Önsöz
- GİRİŞ
- İlk Hayatı
- O Zamanki Hayatına Kısa Bir Bakış
- Hürriyete Hitab
- Yaşasın Şeriat-ı Ahmedî (A.S.M.)
- Hakikat
- Biz Kalû Belâ'dan Cem'iyet-i Muhammedî'de dâhiliz.
- Divan-ı Harb-i Örfî ve Said Nursî adlı eserden parçalar
- Şarkdaki aşairle muhavere ve münazaraları
- Otuz Bir Mart Hâdisesi Hakkında Bir Cevabı
- Gönüllü Alay Kumandanı
- İfade-i Meram
- Yirmi Altıncı Lem'anın Dokuzuncu Ricasından Bir Kısım
- Esaretten avdetinden sonraki İstanbul hayatına dair kaleme aldığı bir parçadır
- Rü'yada Bir Hitabe
- Barla Hayatı
- Eskişehir Hayatı
- Eskişehir Mahkemesi Müdafaatından bir kısmı
- müdafaatımın birinci tetimmesi
- Müdafaatımın İkinci Tetimmesi
- Ehemmiyetsiz fakat ehemmiyetli bir suç olarak bana sorulan bir mes'ele
- Mahkemenin Reis ve A'zâlarından ehemmiyetli bir hakkımı taleb ederim
- İddianameye karşı itiraznamem
- Ceza Hâkimine Son Müdafaa
- Onaltıncı Mektub
- Adem-i müracaatımın sebeblerinden sekizincisi
- Kastamonu Hayatı
- Denizli Hayatı
- Emirdağ Hayatı
- Mukaddeme
- Said Nursî'nin Denizli Hapsinden tahliyesi ve Emirdağı'na nefyi
- Üstad'ın Emirdağ'da Zehirlenmesi
- Üstad gelenlerle ne konuşurdu?
- Üstadın Emirdağ'daki ikameti sırasında onun ve talebelerinin yazdığı mektublardan bir kısmı
- Kendi kendime bir hasbihaldir
- Adliye Vekiliyle ve Risale-i Nur'la alâkadar mahkemelerin hâkimleriyle bir hasbihaldir.
- Dâhiliye Vekili ile hasbihalden bir parçadır
- Eski Dâhiliye Vekili, şimdi Parti Kâtib-i Umumîsi Hilmi Bey!
- Merhum Hasan Feyzi'nin Risale-i Nur Hakkındaki Manzumesi
- Afyon Hayatı
- Isparta Hayatı
- İslâmiyet'in ikinci bir kanun-u esasîsi şu hadîs-i şeriftir
- Ankara'daki Nur Talebelerinin Bir Mektubu
- Tahliller
- Üstad'ın Emirdağ'a gidişi
- İstanbul Mahkemesi
- Üstad'ın Emirdağ'a gidişi
- Üstad Said Nursî'nin Isparta'da ikametleri
- Isparta'daki hayatından muhtelif safhalar
- Mahkeme safahatı
- Nurların Neşri
- Üstad'ın Barla'ya Gidişi
- Bedîüzzaman ve Risale-i Nur
- Risale-i Nur Nedir ve Nasıl Bir Tefsirdir?
- Risale-i Nur, nasıl bir tefsirdir?
- Konuşan Yalnız Hakikattır
- Üstadın ziyaretçilere dair bir mektubu
- Risale-i Nur ve hariç memleketler
- Risale-i Nur'un hariç memleketlerdeki fütuhatına kısa bir bakış
- Pakistan İslâm Talebe Cem'iyeti Reisinden Üstad Bedîüzzaman Hazretlerine gelen bir mektub
- Karaşi Nur Talebeleri adına yazılan bir mektub
- Pakistan basınında Risale-i Nur ve Üstad Said Nursî Hazretleri hakkındaki neşriyattan örnekler
- Medine-i Münevvere'de bulunan ve Nur'un hakikatını tam anlayan ve İslâmiyete hizmet eden bir zâtın mektubudur
- İranlı bir Nur talebesinin Üstad Bedîüzzaman Hazretlerine bir mektubu
Tarihçe-i Hayat - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Tarihçe-i Hayat - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
el yazısıyla çoğaltılıyordu. Risaleleri okuyup müstefid olanlardan, Üstad'ı görmeye gelenler pek çoktu. Fakat ziyarete gelenlerden az bir kısmı görüşebilmeye muvaffak olurdu. Daha ziyade Risale-i Nur'a kemal-i sadakatla ve ihlasla hizmet etmeye kabiliyetli olanlar ve sırf lillah için muhabbet ve uhuvvet taşıyanlar görüşebilir; Üstad'ın dersini, sohbetini dinleyebilirdi. Üstad, muhtelif istidadda olan her ziyaretçinin derece-i fehim ve idrakine göre konuşur, nazarları Risale-i Nur'a ve hizmet-i imaniyeye çevirir, Risale-i Nur hakikatlarıyla imana hizmetin bu millete maddeten ve manen en büyük menfaatleri temin edeceğini dava ve izah ederdi. Gelen ziyaretçiler, muhtelif halk tabakalarından, gençlerden, ehl-i ilimden idi. Denizli beraetinden sonra memurlar arasında büyük intibah olmuş, Nur'a talebe olanlar çoğalmıştı.
Üstad gelenlerle ne konuşurdu?
Hemen umumiyetle, Risale-i Nur hizmetinin yegâne maksadı olan imanın kuvvetlenmesinin vatan ve milleti tehdid eden dinsizlik ve komünistlik tehlikesine mani' olduğunu; şimdi en elzem vazifenin, ferdlere ve cem'iyete düşen hizmetin imanı kurtarmak ve kuvvetlendirmek bulunduğunu; zamanın en büyük davasının Kur'ana sarılmak olduğunu, Risale-i Nur bütün kuvvetiyle bu mes'eleye hasr-ı nazar ettiğinden, vatan ve millet düşmanları, gizli dinsizler, bahanelerle hücuma geçip aleyhte tahriklerde bulunduklarını; "Fakat biz müsbet hareket etmeye mecburuz. Elimizde Nur var, siyaset topuzu yok. Yüz elimiz de olsa, ancak Nur'a kâfi gelir." diyerek Nur'un din düşmanlarını mağlub edeceğinden, müsbet hareket etmenin atom bombası gibi tesiri bulunduğundan, Risale-i Nur'un siyasetle hiçbir alâkası bulunmadığını, mesleğimizin en büyük esasının ihlas olduğunu, rıza-i İlahîden başka hiçbir maksad ittihaz edilemeyeceğini, Nur'un kuvvetinin işte bu olduğunu; ihlasla, müsbet hareket etmekle inayet ve rahmet-i İlahiyenin Risale-i Nur'u himaye edeceğini.. ilâ âhir.. beyan ederdi.
Üstad'ın dersini ve sohbetini dinleyenleri işhad ederek diyebiliriz ki:
Üstad'ın bir dersi, bir sohbeti, çok gençler için vesile-i necat olduğu gibi, Risale-i Nur'a fedakârane hizmet için de bir menba-ı istinad olurdu. Nur'a hizmet eden fedakâr talebelerin ekserîsi böyle
Üstad gelenlerle ne konuşurdu?
Hemen umumiyetle, Risale-i Nur hizmetinin yegâne maksadı olan imanın kuvvetlenmesinin vatan ve milleti tehdid eden dinsizlik ve komünistlik tehlikesine mani' olduğunu; şimdi en elzem vazifenin, ferdlere ve cem'iyete düşen hizmetin imanı kurtarmak ve kuvvetlendirmek bulunduğunu; zamanın en büyük davasının Kur'ana sarılmak olduğunu, Risale-i Nur bütün kuvvetiyle bu mes'eleye hasr-ı nazar ettiğinden, vatan ve millet düşmanları, gizli dinsizler, bahanelerle hücuma geçip aleyhte tahriklerde bulunduklarını; "Fakat biz müsbet hareket etmeye mecburuz. Elimizde Nur var, siyaset topuzu yok. Yüz elimiz de olsa, ancak Nur'a kâfi gelir." diyerek Nur'un din düşmanlarını mağlub edeceğinden, müsbet hareket etmenin atom bombası gibi tesiri bulunduğundan, Risale-i Nur'un siyasetle hiçbir alâkası bulunmadığını, mesleğimizin en büyük esasının ihlas olduğunu, rıza-i İlahîden başka hiçbir maksad ittihaz edilemeyeceğini, Nur'un kuvvetinin işte bu olduğunu; ihlasla, müsbet hareket etmekle inayet ve rahmet-i İlahiyenin Risale-i Nur'u himaye edeceğini.. ilâ âhir.. beyan ederdi.
Üstad'ın dersini ve sohbetini dinleyenleri işhad ederek diyebiliriz ki:
Üstad'ın bir dersi, bir sohbeti, çok gençler için vesile-i necat olduğu gibi, Risale-i Nur'a fedakârane hizmet için de bir menba-ı istinad olurdu. Nur'a hizmet eden fedakâr talebelerin ekserîsi böyle
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi