Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Sünuhat Tüluhat İşârat
Sünuhat Tüluhat İşârat - Fihrist
  • Sünuhat
  • Sünuhat
    • İfade-i meram
    • Şehid kendini hayy bilir.
    • BİRİNCİ CÜMLE
    • İKİNCİ CÜMLE
    • Kur'anın Hâkimiyet-i Mutlakası
    • RÜ'YADA BİR HİTABE
    • RÜ'YANIN ZEYLİ
    • BİRKAÇ VECİZELER
    • Bundan yedi sene evvel bir risaleme yazdığım bir zeyldir
      • Birinci Sebeb
      • İkinci Sebeb
  • Tulûat
    • İFADE
    • Elhasıl
    • Zulmün şedid bir nev'i
    • Müstehak bir ceza
    • İkinci derecede sebeb
    • Hadsî bir hakikat
  • İşarat
    • İFADE
      • Birincisi
      • İkincisi
      • Üçüncüsü
      • Dördüncüsü
      • Beşincisi
    • Altıncı şart,
    • Zaman ihtiyarlandıkça Kur'an gençleşiyor, rumuzu tavazzuh ediyor.
    • Türkçesi
    • Nefisperestlerin nazar-ı dikkatine
    • Lezzetperestlerin nazar-ı dikkatine
    • Evlenmeli
    • Zulmet-i münevvere
    • İhya-yı din, ihya-yı millettir.
    • Hayat-ı din, nur-u hayattır.
Sünuhat Tüluhat İşârat - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Sünuhat Tüluhat İşârat - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
C- İslâmiyetin ahkâmı iki kısımdır:

Birisi:

Şeriat ona müessistir. Bu ise, hüsn-ü hakikî ve hayr-ı mahzdır.

Birisi dahi:

Şeriat muaddildir. Yani, gayet vahşi ve gaddar bir suretten çıkarıp, ehven-üş şer ve muaddel ve tabiat-ı beşere tatbiki mümkün ve tamamen hüsn-ü hakikiyeye geçebilmek için zaman ve zeminden alınmış bir surete ifrağ etmiştir. Çünki birden tabiat-ı beşerde umumen hükümferma olan bir emri birden ref'etmek, tabiat-ı beşeri birden kalbetmek iktiza eder.

Binaenaleyh şeriat vâzı-ı esaret değildir. Belki en vahşi bir suretten, böyle tamamen hürriyete yol açacak ve geçebilecek bir surete indirmiştir, ta'dil etmiştir.

Hem de dörde

{(*): Erkek galiben yüz yaşına kadar telkîh eder. Karı, yarı vakti hayz olduğu halde elliye kadar telakkuh eder.}

kadar taaddüd-ü zevcat, tabiata, akla, hikmete muvafakatıyla beraber şeriat bir taneden dörde çıkarmamış, belki sekizden, dokuzdan dörde indirmiştir. Bahusus taaddüde öyle şerait koymuştur ki,


 /  
120
Kitap Ekle