Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Sünuhat Tüluhat İşârat
    Sünuhat Tüluhat İşârat - Fihrist
    • Sünuhat
    • Sünuhat
      • İfade-i meram
      • Şehid kendini hayy bilir.
      • BİRİNCİ CÜMLE
      • İKİNCİ CÜMLE
      • Kur'anın Hâkimiyet-i Mutlakası
      • RÜ'YADA BİR HİTABE
      • RÜ'YANIN ZEYLİ
      • BİRKAÇ VECİZELER
      • Bundan yedi sene evvel bir risaleme yazdığım bir zeyldir
        • Birinci Sebeb
        • İkinci Sebeb
    • Tulûat
      • İFADE
      • Elhasıl
      • Zulmün şedid bir nev'i
      • Müstehak bir ceza
      • İkinci derecede sebeb
      • Hadsî bir hakikat
    • İşarat
      • İFADE
        • Birincisi
        • İkincisi
        • Üçüncüsü
        • Dördüncüsü
        • Beşincisi
      • Altıncı şart,
      • Zaman ihtiyarlandıkça Kur'an gençleşiyor, rumuzu tavazzuh ediyor.
      • Türkçesi
      • Nefisperestlerin nazar-ı dikkatine
      • Lezzetperestlerin nazar-ı dikkatine
      • Evlenmeli
      • Zulmet-i münevvere
      • İhya-yı din, ihya-yı millettir.
      • Hayat-ı din, nur-u hayattır.
    Sünuhat Tüluhat İşârat - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Sünuhat Tüluhat İşârat - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    Herkes, istediği ve haline münasib gördüğü meyveyi koparır.

    Bu makamda size bir temsil: Meselâ: Sizden yorulmuş yolcu bir adam, yalnız bir saat tenezzüh etmek üzere, gayet müzeyyen ve müzehher bir bahçeye girse (nekaisten müberra olmak, cinan-ı Cennet'in mahsusatından ve her kemale bir noksanı karıştırmak, şu âlem-i kevn ü fesadın mukteziyatından olmakla) şu bahçenin müteferrik köşelerinde bazı pis ve murdar şeyler bulunduğu için, inhiraf-ı mizac sevki ve emri ile, yalnız o taaffünatı taharri ve o murdar şeylere idame-i nazar eder. Güya onda yalnız o var. Hülyanın hükmüyle fena hayal tevessü' ederek, o bostanı bir selhhane ve mezbele suretinde gösterdiğinden midesi bulanır ve istifrağ eder, kemal-i nefretle kaçar.

    Acaba, beşerin lezzet-i hayatını gussedar eden böyle bir hayale, hikmet ve maslahat rûy-i rıza gösterebilecek midir?

    Güzel gören, güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.

     /  
    120
    Kitap Ekle