Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Sünuhat Tüluhat İşârat
Sünuhat Tüluhat İşârat - Fihrist
  • Sünuhat
  • Sünuhat
    • İfade-i meram
    • Şehid kendini hayy bilir.
    • BİRİNCİ CÜMLE
    • İKİNCİ CÜMLE
    • Kur'anın Hâkimiyet-i Mutlakası
    • RÜ'YADA BİR HİTABE
    • RÜ'YANIN ZEYLİ
    • BİRKAÇ VECİZELER
    • Bundan yedi sene evvel bir risaleme yazdığım bir zeyldir
      • Birinci Sebeb
      • İkinci Sebeb
  • Tulûat
    • İFADE
    • Elhasıl
    • Zulmün şedid bir nev'i
    • Müstehak bir ceza
    • İkinci derecede sebeb
    • Hadsî bir hakikat
  • İşarat
    • İFADE
      • Birincisi
      • İkincisi
      • Üçüncüsü
      • Dördüncüsü
      • Beşincisi
    • Altıncı şart,
    • Zaman ihtiyarlandıkça Kur'an gençleşiyor, rumuzu tavazzuh ediyor.
    • Türkçesi
    • Nefisperestlerin nazar-ı dikkatine
    • Lezzetperestlerin nazar-ı dikkatine
    • Evlenmeli
    • Zulmet-i münevvere
    • İhya-yı din, ihya-yı millettir.
    • Hayat-ı din, nur-u hayattır.
Sünuhat Tüluhat İşârat - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Sünuhat Tüluhat İşârat - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
intizamsız olsun, yine Meşihat bir şûraya, lâakal Kadıaskerler gibi mühim şahsiyetlere istinad ederdi. Şimdi iş besatetten çıkmış, taklid ve ittiba gevşemiş olduğu halde, bir şahıs nasıl kifayet eder?

Zaman gösterdi ki, hilafeti temsil eden şu Meşihat-ı İslâmiye, yalnız İstanbul ve Osmanlılara mahsus değildir. Umum İslâma şâmil bir müessese-i celiledir. Bu sönük vaziyetle, değil koca âlem-i İslâmın, belki yalnız İstanbul'un irşadına da kâfi gelmiyor. Öyle ise, bu mevki öyle bir vaziyete getirilmelidir ki, âlem-i İslâm ona itimad edebilsin. Hem menba', hem ma'kes vaziyetini alsın. Âlem-i İslâma karşı vazife-i diniyesini hakkıyla îfa edebilsin.

Eski zamanda değiliz. Eskiden hâkim bir şahs-ı vâhid idi. O hâkimin müftüsü de, onun gibi münferid bir şahıs olabilirdi. Onun fikrini tashih ve ta'dil ederdi. Şimdi ise, zaman cemaat zamanıdır. Hâkim, ruh-u cemaatten çıkmış az mütehassis, sağırca, metin bir şahs-ı manevîdir ki, şûralar o ruhu temsil eder.

 /  
120
Kitap Ekle