Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Sünuhat Tüluhat İşârat
    Sünuhat Tüluhat İşârat - Fihrist
    • Sünuhat
    • Sünuhat
      • İfade-i meram
      • Şehid kendini hayy bilir.
      • BİRİNCİ CÜMLE
      • İKİNCİ CÜMLE
      • Kur'anın Hâkimiyet-i Mutlakası
      • RÜ'YADA BİR HİTABE
      • RÜ'YANIN ZEYLİ
      • BİRKAÇ VECİZELER
      • Bundan yedi sene evvel bir risaleme yazdığım bir zeyldir
        • Birinci Sebeb
        • İkinci Sebeb
    • Tulûat
      • İFADE
      • Elhasıl
      • Zulmün şedid bir nev'i
      • Müstehak bir ceza
      • İkinci derecede sebeb
      • Hadsî bir hakikat
    • İşarat
      • İFADE
        • Birincisi
        • İkincisi
        • Üçüncüsü
        • Dördüncüsü
        • Beşincisi
      • Altıncı şart,
      • Zaman ihtiyarlandıkça Kur'an gençleşiyor, rumuzu tavazzuh ediyor.
      • Türkçesi
      • Nefisperestlerin nazar-ı dikkatine
      • Lezzetperestlerin nazar-ı dikkatine
      • Evlenmeli
      • Zulmet-i münevvere
      • İhya-yı din, ihya-yı millettir.
      • Hayat-ı din, nur-u hayattır.
    Sünuhat Tüluhat İşârat - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Sünuhat Tüluhat İşârat - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    Meselâ: İnsanlarda (veli), cum'ada (dakika-i icabe), ramazanda (leyle-i kadir), esma-ül hüsnada (ism-i a'zam), ömürde (ecel) meçhul kaldıkça, sair efrad dahi kıymetdar kalır, ehemmiyet verilir.

    Taayyün ettikçe, sairleri rağbetten düşer. Yirmi sene mübhem bir ömür, nihayeti muayyen bin seneye müreccahtır. Zira vehim, ebediyete ihtimal verdiğinden mübhemde nefsi kandırır. Muayyende ise, yarısı geçtikten sonra darağacına tedricen takarrüb gibidir.

    TENBİH:

    Bazı âyât ve ehadîs vardır ki; mutlakadır, külliye telakki edilmiş. Hem öyleler vardır ki; münteşire-i muvakkatadır, daime zannedilmiş. Hem mukayyede var, âmm hesab edilmiş.

    Meselâ: Demiş bu şey küfürdür. Yani o sıfat imandan neş'et etmemiş, o sıfat kâfiredir. O haysiyet ile o zât küfür etti denilir. Fakat mevsufu ise imandan neş'et ettikleri gibi ve imanın tereşşuhatına da hâize olan başka masume evsafa mâlik olduğundan, o zât kâfirdir denilmez. İllâ ki, o sıfat küfürden neş'et ettiği yakînen biline. Zira başka sebebden de

     /  
    120
    Kitap Ekle