Şualar - Fihrist
- ŞUÂLAR
- İkinci Şua
- Üçüncü Şua
- Dördüncü Şua
- Altıncı Şua
- Yedinci Şua
- Mukaddeme
- Âyet-ül Kübra
- 1.Mertebe@Bu âyet-i
- 2.Mertebe@Sonra, dünya
- 3.Mertebe@Sonra o seyahat
- 4.Mertebe@Sonra o mütefekkir
- 5.Mertebe@Sonra dağlar
- 6.Mertebe@Sonra, o yolcu
- 7.Mertebe@Sonra, seyahat
- 8.Mertebe@Sonra o mütefekkir
- 9.Mertebe@Sonra imanın
- 10.Mertebe@Sonra, imanın
- 11.Mertebe@Sonra kema
- 12-13.Mertebe@Sonra, pür
- 14-15.Mertebe@Sonra âlem
- 16.Mertebe@Sonra o dünya
- 17.Mertebe@Sonra, bu
- 18.Mertebe@Sonra, bir
- 19.Mertebe@Sonra, dünyaya
- İkinci Bâb
- Dokuzuncu Şua
- Onbirinci Şua
- Onikinci Şua
- Onüçüncü Şua
- Ondördüncü Şua
- İfademin Kısacık Bir Tetimmesi
- Afyon Müddeiumumîsi ve Mahkeme Reisi ve A'zâlarına
- Afyon Mahkemesinin bizi ittiham etmesine karşı itiraznamenin tetimmesidir
- Afyon hükûmet ve mahkemesine ve zabıtasına daha birkaç nokta maruzatım var
- Ankara'nın altı makamatına ve Afyon Ağır Ceza Mahkemesine verilen müdafaanın itirazname tetimmesi ve lâhikasıdır
- İddianamede benim hakkımda dört esas var
- İddianamede sebeb-i ittiham İkinci Mes'ele
- Afyon Mahkemesine iddianameye karşı verilen itirazname tetimmesinin bir zeylidir
- Heyet-i Vekile'ye gönderilmiş bir istidadır. Heyet-i Vekile'ye gayet ehemmiyetli bir ricam var
- Ehl-i vukufun insaflı hocalarından üç sualim var
- Hata-Savab Cedvelinin Zeylidir
- Temyiz Mahkemesi Riyasetine
- Risale-i Nur'un hakkaniyetine bir nümune
- Adem-i müracaatımın sebeblerinden sekizincisi
- Gençlik Rehberi'nin küçük bir haşiyesi
- Başta müdür olarak hapsin heyet-i idaresine sureten ehemmiyetsiz, fakat bence çok ehemmiyetli bir maruzatım var.
- Müjdeli ve tabiri çıkmış latif bir rü'ya
- Başbakanlığa, Adliye Bakanlığına, Dâhiliye Bakanlığına
- İkinci kısım tefsir ise
- Bedîüzzaman'ın akıllara hayret veren bir seciyesi
- Mustafa Sungur'un Temyiz Layihasıdır
- Beşinci Şua
- Birinci Nokta
- İkinci Nokta
- Üçüncü Nokta
- Dördüncü Nokta
- Beşinci Nokta
- Beşinci Şua'ın İkinci Makamı ve Mes'eleleri
- Birinci Mes'ele
- İkinci Mes'ele
- Üçüncü Mes'ele
- Dördüncü Mes'ele
- Beşinci Mes'ele
- Altıncı Mes'ele
- Yedinci Mes'ele
- Sekizinci Mes'ele
- Dokuzuncu Mes'ele
- Onuncu Mes'ele
- Onbirinci Mes'ele
- Onikinci Mes'ele
- Onüçüncü Mes'ele
- Ondördüncü Mes'ele
- Onbeşinci Mes'ele
- Onaltıncı Mes'ele
- Onyedinci Mes'ele
- Onsekizinci Mes'ele
- Ondokuzuncu Mes'ele
- Yirminci Mes'ele
- bir tetimme olarak üç küçük mes'eledir.
- Onbeşinci Şua
- Birinci Şua
- Birinci Sual
- İkinci Sual
- Birincisi
- Resail-in Nur'a işaret eden İkinci Âyet
- Üçüncü Âyet-i Meşhure
- Dördüncü Âyet-i Meşhure
- Beşinci Âyet
- Altıncı Âyet
- Yedinci Âyet
- Sekizinci Âyet
- Dokuzuncu Âyet
- Onuncu Âyet
- Onbirinci Âyet
- Onikinci Âyet
- Onüçüncü Âyet
- Ondördüncü Âyet
- Onbeşinci Âyet
- Onaltıncı Âyet
- Onyedinci Âyet
- Onsekizinci Âyet
- Ondokuzuncu Âyet
- Yirminci Âyet
- Yirmibirinci Âyet veya Âyetler
- Yirmiikinci Âyet ve Âyetler
- Yirmiüçüncü Âyet
- Yirmidördüncü Âyet ve Âyetler
- Yirmibeşinci Âyet
- Yirmialtıncı Âyet
- Yirmiyedinci Âyet
- Yirmisekizinci Âyet
- Yirmidokuzuncu Âyet
- Yirmidokuzuncu Âyetin sehvine dair tafsilât
- Sekizinci Şua
- İÇİNDEKİLER
Şualar - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Şualar - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
bu defa bu hâdiseye sebebiyet veren risale Kastamonu'da sekiz sene zarfında bir veya iki defa bir tek nüsha birisi bana getirdi. Aynı günde kaybettirdik. Şimdi siz onu zor ile teşhir ediyorsunuz ve iştihar da etti.
Malûmdur ki; bir mektubda kusur olsa, yalnız o kusurlu kelimeler sansür edilir, mütebâkisine izin verilir. Eskişehir Mahkemesinde dört ay tedkikat neticesinde, yüz Nur Risalelerinde medar-ı tenkid yalnız onbeş kelime bulmaları ve şimdi dörtyüz sahifeli Zülfikar'ın yalnız iki sahifesinde irsiyet ve tesettür âyetlerinin otuz sene evvel yazılmış tefsiri bulunması ve şimdiki kanun-u medenîye uygun gelmemesi kat'î isbat eder ki; onun hedefi dünya değil, herkes ona muhtaçtır. O dörtyüz sahifelik herkese menfaatli Zülfikar, iki sahife için müsadere edilmez. O iki sahife çıkarılsın, o mecmuamız bize iade edilsin ve onun iadesi hakkımızdır.
Eğer dinsizliği bir nevi siyaset zannedip, bu hâdisede bazıların dedikleri gibi derseniz: "Bu risalelerin ile medeniyetimizi, keyfimizi bozuyorsun."
Ben de derim:
"Dinsiz bir millet yaşayamaz" dünyaca bir umumî düsturdur ve bilhâssa küfr-ü mutlak olsa Cehennem'den daha ziyade elîm bir azabı dünyada dahi verdiğini, Risale-i Nur'dan Gençlik Rehberi gayet kat'î bir surette isbat etmiş. O risale ise, şimdi resmen tab'edildi. Bir müslüman el'iyazü billah, eğer irtidad etse, küfr-ü mutlaka düşer; bir derece yaşatan küfr-ü meşkukta kalmaz. Ecnebi dinsizleri gibi de olmaz. Ve lezzet-i hayat noktasında, mazi ve müstakbeli olmayan hayvandan yüz derece aşağı düşer. Çünki geçmiş ve gelecek mevcudatın ölümleri ve ebedî müfarakatları, onun dalaleti cihetiyle, onun kalbine mütemadiyen hadsiz firakları ve elemleri yağdırıyor. Eğer iman gelse kalbe girse, birden o hadsiz dostlar diriliyorlar. "Biz ölmemişiz, mahvolmamışız" lisan-ı halleriyle diyerek, o cehennemî halet, cennet lezzetine çevrilir. Madem hakikat budur, size ihtar ediyorum: Kur'ana dayanan Risale-i Nur ile mübareze etmeyiniz. O mağlub olmaz, bu memlekete yazık olur. {(Haşiye): Dört defa mübareze zamanında gelen dehşetli zelzeleler, "Yazık olur" hükmünü isbat ettiler.} O başka yere gider, yine tenvir eder. Hem eğer başımdaki saçlarım
Malûmdur ki; bir mektubda kusur olsa, yalnız o kusurlu kelimeler sansür edilir, mütebâkisine izin verilir. Eskişehir Mahkemesinde dört ay tedkikat neticesinde, yüz Nur Risalelerinde medar-ı tenkid yalnız onbeş kelime bulmaları ve şimdi dörtyüz sahifeli Zülfikar'ın yalnız iki sahifesinde irsiyet ve tesettür âyetlerinin otuz sene evvel yazılmış tefsiri bulunması ve şimdiki kanun-u medenîye uygun gelmemesi kat'î isbat eder ki; onun hedefi dünya değil, herkes ona muhtaçtır. O dörtyüz sahifelik herkese menfaatli Zülfikar, iki sahife için müsadere edilmez. O iki sahife çıkarılsın, o mecmuamız bize iade edilsin ve onun iadesi hakkımızdır.
Eğer dinsizliği bir nevi siyaset zannedip, bu hâdisede bazıların dedikleri gibi derseniz: "Bu risalelerin ile medeniyetimizi, keyfimizi bozuyorsun."
Ben de derim:
"Dinsiz bir millet yaşayamaz" dünyaca bir umumî düsturdur ve bilhâssa küfr-ü mutlak olsa Cehennem'den daha ziyade elîm bir azabı dünyada dahi verdiğini, Risale-i Nur'dan Gençlik Rehberi gayet kat'î bir surette isbat etmiş. O risale ise, şimdi resmen tab'edildi. Bir müslüman el'iyazü billah, eğer irtidad etse, küfr-ü mutlaka düşer; bir derece yaşatan küfr-ü meşkukta kalmaz. Ecnebi dinsizleri gibi de olmaz. Ve lezzet-i hayat noktasında, mazi ve müstakbeli olmayan hayvandan yüz derece aşağı düşer. Çünki geçmiş ve gelecek mevcudatın ölümleri ve ebedî müfarakatları, onun dalaleti cihetiyle, onun kalbine mütemadiyen hadsiz firakları ve elemleri yağdırıyor. Eğer iman gelse kalbe girse, birden o hadsiz dostlar diriliyorlar. "Biz ölmemişiz, mahvolmamışız" lisan-ı halleriyle diyerek, o cehennemî halet, cennet lezzetine çevrilir. Madem hakikat budur, size ihtar ediyorum: Kur'ana dayanan Risale-i Nur ile mübareze etmeyiniz. O mağlub olmaz, bu memlekete yazık olur. {(Haşiye): Dört defa mübareze zamanında gelen dehşetli zelzeleler, "Yazık olur" hükmünü isbat ettiler.} O başka yere gider, yine tenvir eder. Hem eğer başımdaki saçlarım
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi