Şafiî İlmihali - Fihrist
- BÜYÜK ŞAFİİ İLMİHALİ
- ÖNSÖZ
- BİRİNCİ BÖLÜM - AKÂİD
- DİN
- İSLÂM
- İMAN
- A - ALLAH'A İMÂN
- ALLAH'I BİLMEK EN BÜYÜK SAÂDETTİR
- ALLAH'I BİLMEK İÇİN EN GÜZEL VASITA AKILDIR
- ALLAH'IN SIFATLARI
- SIFAT-I SÜBÜTİYYE VEYA SIFAT-I MAÂNİ
- B - MELEKLERE İMAN
- MELEKLERİN GÖREVLERİ
- C - KİTAPLARA İMAN
- D- PEYGAMBERLERE İMAN
- E - AHİRET GÜNÜNE İMAN
- ALLAH İNSAN'I BOŞUNA YARATMAMIŞTIR
- KIYAMET ALAMETLERİ
- KABİR SUAL'İ
- KIYAMETTE HESAB
- HAVUZ
- SIRAT, CENNET VE CEHENNEM
- ŞEFÂAT
- F - KADER'E İMAN
- İKİNCİ BÖLÜM - İBADET VE ÖNCÜLERİ
- TAHARET
- SU İKİ KISIMDIR
- SUYUN NEVİLERİ
- KUYU BAHSİ
- HELÂ VE İSTİNCA
- HELÂNIN VACİPLERİ
- HELÂNIN SÜNNETLERİ
- HELÂNIN MEKRUHLARI
- HELÂNIN HARAMLARI
- İSTİNCA
- TEMİZLEME VASITALARI
- ABDEST
- ABDESTİN ŞARTLARI
- ABDESTİN FARZLARI
- ÖZÜRLÜNÜN NAMAZI EDA ETMESİNİN ŞARTLARI
- ABDESTİN SÜNNETLERİ
- ABDESTİN MEKRUHLARI
- MEST ÜZERİNE MESH ETMEK
- MESHİN ŞARTLARI
- MESHİN FARZI
- MESHİN MÜDDETİ
- MESHİ BOZAN ŞEYLER
- ABDESTİ BOZAN ŞEYLER
- GUSÜL
- GÜSLÜ GEREKTİREN MÜŞTEREK HALLER
- GUSLÜN FARZLARI
- CÜNÜB İKEN HARAM OLAN ŞEYLER
- NAFİLE GUSÜL
- TEYEMMÜM
- TEYEMMÜMÜN ŞARTLARI
- TEYEMMÜMÜN FARZLARI
- TEYEMMÜMÜN SÜNNETLERİ
- TEYEMMÜMÜN KEYFİYETİ
- TEYEMMÜMÜ BOZAN ŞEYLER
- SARGININ HÜKMÜ
- NECASET VE İZALESİ
- NECİS OLAN BİR ŞEYLE TEDAVİ
- ÖLMÜŞ HAYVANIN YÜNÜ VE KILI
- FARE İLE İLGİLİ BAZI KONULAR
- AFVEDİLEN NECASETLER
- MADDESİ NECİS OLAN ÜÇ ŞEY TAHİR OLUR
- HAYIZ, İSTİHAZE VE NİFAS
- NİFAS
- NAMAZ
- EZAN
- MÜEZZİN OLABİLMENİN ŞARTLARI
- EZANIN ŞARTLARI
- EZANIN SÜNNETLERİ
- KAMET
- KERAHAT VAKİTLERİ
- NAMAZIN VÜCUB ŞARTLARI
- NAMAZIN SIHHAT ŞARTLARI
- NAMAZIN RÜKÜNLERİ
- PARMAKLARLA VE TESBİH İLE ZİKİR
- SARIK
- NAMAZIN KEYFİYETİ
- NAMAZI BOZAN ŞEYLER
- NAMAZIN ADAB VE MEKRUHLARI
- NAMAZIN ADAB VE MEKRUHLARI
- NAMAZIN BAŞLICA ADABI ŞUNLARDIR
- CAMİ ADÂBI
- NAMAZIN MEKRUHLARI
- SECDE-İ SEHİV
- SEHİV SECDESİNİN DÖRT SEBEBİ VARDIR
- SECDE'İ TİLÂVET VE ŞÜKÜR
- SECDE-İ ŞÜKÜR
- İMAMET VE CEMAAT
- İMAM OLMANIN ŞARTLARI
- İMAMA UYABİLME ŞARTLARI
- CUMA NAMAZI
- CUMA NAMAZININ SIHHAT ŞARTLARI
- HUTBENİN RÜKÜNLERİ
- HUTBENİN ŞARTLARI
- HUTBENİN SÜNNETLERİ
- CUMA NAMAZININ EDASI
- NAFİLE NAMAZI
- VİTİR NAMAZI
- TERAVİH NAMAZI
- BAYRAM NAMAZI
- KÜSUF VE HUSUF NAMAZLARI
- YAĞMUR NAMAZI
- MİSAFİR NAMAZI
- SEFERİ NAMAZI KILMANIN ŞARTLARI
- CEM'İ TAKDİM VE TE'HİR
- HASTA OLAN KİMSENİN NAMAZI
- KORKU NAMAZI
- NAMAZ KILMAYANIN HÜKMÜ
- GEÇMİŞ NAMAZIN EDASI
- KEFARET
- CENAZE NAMAZI VE ONUNLA İLGİLİ HÜKÜMLER
- 1) YIKAMAK.
- 2) KEFENLEMEK
- 3) CENAZE NAMAZINI KILMAK
- CENAZE NAMAZININ RÜKÜNLERİ
- 4) ÖLÜYÜ DEFNETMEK
- ŞEHİD'İN HÜKMÜ
- TAZİYE
- KABİR ZİYARETİ
- KABİR ZİYARETİNİN ADABI
- ELBİSE, KAP VE BENZERİ ŞEYLER
- ZEKÂT
- EHLİ HAYVANLARIN ZEKÂTI
- DEVELERİN NİSABI
- SIĞIRIN NİSABI
- ŞAT'IN NİSABI
- TOPRAK MAHSULLERİNİN ZEKÂTI
- TOPRAK MAHSULLERİN NİSAB MİKTARI
- ALTIN VE GÜMÜŞÜN ZEKÂTI
- MADEN, ASARİ ATİKA VE TİCARET MALLARININ ZEKÂTI
- ASARİ ATİKA
- TİCARET MALLARI
- FITIR ZEKÂTI
- FITIR ZEKÂTININ FARZ OLUŞUNUN HİKMETİ
- ZEKÂTIN EDASI
- ZEKAT-I MUACCELE
- ZEKÂT'IN VERİLECEĞİ YERLER
- ORUÇ
- HAC
- HACCIN FARZİYETİ
- HAC YOLCULUĞUNUN ADABI
- HACCIN HİKMETLERİ
- HACCIN FARZ OLMASININ ŞARTLARI
- HACCIN EDASININ ŞARTLARI
- HACCIN SAHİH OLMASININ ŞART VE RÜKÜNLERİ
- İHRAMLA İLGİLİ BİR KAÇ MESELE
- İHRAMIN ZAMANI VE MEKÂNI
- İHRAMIN ŞARTLARI
- İHRAMIN VACİBLERİ
- İHRAMIN SÜNNETLERİ
- İHRAMIN YASAKLARI
- FEVASIK-I HAMSE
- HAREMDEKİ BİTKİ VE AĞAÇ
- ARAFATTA VAKFE
- VAKFE ZAMANI
- ARAFATTAKİ VAKFENİN MİKTARI
- VAKFENİN SÜNNETLERİ
- C-TEVAFÜL İFADA
- TEVAFÜL-İFADA'NIN ŞARTLARI
- TAVAFIN SÜNNETLERİ
- KA'BEYİ TA'ZİM
- SA'Y
- SA'YIN SAHİH OLMASININ ŞARTLARI
- SA'YIN SÜNNETLERİ
- TRAŞ OLMAK VEYA SAÇ KISALTMAK
- TRAŞ ZAMANI VE MEKÂNI
- TRAŞIN HÜKMÜ
- HACCIN VACİBLERİ
- MÜZDELİFE
- MÜZDELİFEDEKİ VAKFENİN ZAMANI
- MÜZDELİFENİN SÜNNETLERİ
- MİNA
- TAŞ ATMANIN ŞARTLARI
- TAŞ ATMANIN SÜNNETLERİ
- TAŞ ATMANIN ZAMANI
- TAVAFÜL-VEDA
- TAVAFÜL-VEDÂ'IN ZAMANI
- HACCIN SÜNNETLERİ
- UMRE
- UMRENİN FARZLARI
- UMRE İÇİN İHRAMIN ZAMANI
- UMRE İÇİN MİKAT YERİ
- HACCIN NEVİLERİ
- HAC VE UMRENİN KEYFİYETİ
- HACCI İFRAD'IN KEYFİYETİ
- BİRİNCİ ŞAVTIN DUASI
- İKİNCİ ŞAVTIN DUASI
- ÜÇÜNCÜ ŞAVTIN DUASI
- DÖRDÜNCÜ ŞAVTIN DUASI
- BEŞİNCİ ŞAVTIN DUASI
- ALTINCI ŞAVTIN DUASI
- YEDİNCİ ŞAVTIN DUASI
- SAFA İLE MERVE ARASINDA ŞU DUANIN OKUNMASI GÜZELDİR.
- ARAFAT SAHASINDA OKUNACAK SEÇME DUA
- HACCI TEMETTÛ'UN KEYFİYETİ
- HACCI KIRAN'IN KEYFİYETİ
- TAVAFÜL VEDA
- CİNAYET
- BİRİNCİ MEBHAS
- İKİNCİ MEBHAS AV VE ONUNLA İLGİLİ MESELELER
- ÜÇÜNCÜ MEBHAS CİNSİ MUKARENET VE ÖNCÜLERİ
- CİNSİ MUKARENETİN ÖNCÜLERİ
- DÖRDÜNCÜ MEBHAS VACİBİ TERK
- İHSAR VE FEVAT
- "FEVAT"
- HEDY
- HEDY'İN ŞARTLARI
- HEDY'İN ŞARTLARI
- HEDY'İN KESİLME ZAMANI
- HEDY'İN KESİLME YERİ
- HACC-I BEDEL
- HACC-I BEDELİN ŞARTLARI
- RESÛLÜ EKREM (S.A.V.) EFENDİMİZİ ZİYARET
- CENNETÜL-BAKİ'İN ZİYARETİ
- UHUD ŞEHİDLERİNİ ZİYARET
- ÜÇÜNCÜ BÖLÜM - MUAMELÂT
- VEKÂLET
- HAVALE
- ARİYET
- İKRAR
- ŞÜF'A
- MUSAKAT, MUHABERE VE MUZARAÂ
- İCARE
- CE'ALET
- İHYA-ÜL MEVAT
- ŞİRKET
- KİRAZ (MÜDAREBE)
- GASP
- VAKIF
- HİBE
- LUKATA
- VASİYET
- EMANET
- FERÂİZ
- VARİS OLMANIN DÖRT SEBEBİ VARDIR
- İRS'E MANİ HALLER
- ERKEKLERDEN ON SINIF VARİSTİR
- KADINLARDAN DA YEDİ SINIF VARİSTİR
- KUR'AN-I KERİM'DE BELİRTİLMİŞ PAYLAR
- DEDE
- ANNE
- NİNE
- ANNE BİR KARDEŞ
- ASABE
- HACB
- MİRAS MESELESİNE AİT HESAPLAR
- AVLİYE VE REDDİYE
- MESELELERİN TASHİHİ
- MÜNASAHA
- FEY' VE GANİMET
- NİKÂH
- NİKÂH'IN RÜKÜNLERİ
- KARI KOCA OLMAĞA NAMZET OLANLARIN BİRBİRİNE DENK OLMALARI
- MEHİR
- MEHRİ MİSİL NE DEMEKTİR
- NİKÂHI FESH ETMEK
- KADINLARIN HARAM VE HELAL OLANLARI
- VELİME
- YEMEĞİN ADABI
- MEVLÛT
- KARI KOCANIN İRTİDADLARI
- RADÂ (Emzirme)
- KAN VERME VE SATMANIN HÜKMÜ
- KARI İLE KOCANIN KARŞILIKLI HAKLARI
- HUL'
- TALÂK
- TALÂKIN RÜKÜNLERİ
- SÜNNİ VE BİD'İ TALÂK
- TALÂKI BİR ŞEYE TA'LİK ETMEK
- TALÂK-I RİC'İ VE TALÂK-I BAİN
- İDDET
- ZEVCE VE AKRABALAR'IN NAFAKALARI
- İLA
- İFTİRA VE LİÂN
- ZİHAR
- ZİHARIN KEFFARETİ
- HİZANE
- KATİL VE YARALAMA
- GAYRI MÜSLİMLERİN DURUMU VE CİZYE
- DÂR-I İSLÂM İLE DAR-I HARB
- ZİNA VE KAZF
- HIRSIZLIK VE CEZASI
- İÇKİ İÇMENİN CEZASI
- HİLAFET VE ONA KARŞI GELMEK
- RİDDET
- FARZ'I AYN VE FARZ'I KİFAYE
- BOĞAZLAMAK
- AVLANMAK
- ETİ YENİLİP YENİLMEYEN HAYVANLAR
- KURBAN
- UDHİYE (KURBAN)
- KURBAN KESMENİN ŞARTLARI
- AKİKA
- NEZİR (ADAK)
- YEMİN
- DAVA VE ŞAHİTLİK
- MALİ İTLAF
- TRAFİK KAZALARI
- İMAM ŞAFİİ
- İMAM ŞAFİİ (Muhammed bin İdris)
- Mezhebi
Şafiî İlmihali - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Şafiî İlmihali - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
Hem yağmur hem motorla sulanıyorsa ekin ve meyvenin neşvü nemasına göre hesaplanıp zekâtı ona göre verilir. Meselâ, dört defa sulamağa muhtaç olur, iki defa yağmurla, iki defa motorla sulanıyorsa on beşte bir, üç defa yağmurla bir defa motorla sulanırsa onikibuçukta bir, zekât olarak çıkarılır.
Ekinin bir kısmı yağmur, bir kısmı motorla sulanırsa vacib olan miktarı her ne kadar bir değilse de nisabın dolması için birbirine eklenir.
Ekinin habbeleri sertleşmeye başladığı zaman zekâtı vacib olur. Sertleşmeden önce ot halinde iken onu hayvanlara yedirmek caiz olduğu gibi, satmak ve hibe etmek de caizdir, zekâta da tabi değildir. Fakat bir kısmı veya hepsi sertleştikten sonra malikine zekât vacib olur. Artık onda tasarruf edemez. Biçip habbelerini tasfiye ettikten ve zekâtını ayırdıktan sonra tasarruf hakkına sahib olur. Bir kimse bir bağ satın alır, iki üç gün sonra üzüm olgunlaşırsa zekâtı kendisine vacib olur.
Meyvenin de olgunlaşmağa başladığı zaman zekâtı vacib olur. Meyvenin olgunlaşması, (renkli olsun) kırmızılaşması veya sararmasıyla belli olur. Ekin, habbeleri sertleşmeye, meyve, olgunlaşmağa başladığı zaman zekât vacib olur demekten maksat, hemen zekâtı çıkarmak icab eder demek değildir. Belki bundan maksat, ekin olsun meyve olsun hepsi veya bir kısmı olgunlaştıktan sonra artık sahibi onda tasarruf edemez. Ne satabilir, ne de sadaka olarak verebilir, ne de ondan yiyebilir. Hal böyle iken üzüm sahibi üzümünden, hurma sahibi hurmasından yiyemez. Çünkü bu mal artık müşterektir, içinde onda fakirlerin hakkı vardır. Bunun için hurma olsun, üzüm olsun, olgunlaşmağa başladığı zaman, hurma ve üzüm hakkında bilgi sahibi, hür ve erkek olmak üzere iki kişiye bağını veya bahçesini gösterip mahsulun ne kadar olacağını takdir ettirir. Sonra bu bağda ve bahçede bulunan fakirlerin şu kadar hissesini zimmetimde kabullendim diyerek zimmetine geçirir. Sonra mahsulü hem satabilir, hem yiyebilir, hem de teberrû edebilir.
İbni Hacer, "Tühfet El-Muhtaç" adlı kitabında diyor ki: "Gerçekte bu çok zordur. Halk hesaplayıp takdirini yapmadan bağ ve bahçelerinden yediği için, takdir etmeden ondan yemesini caiz gören Hanbeli mezhebini bu hususta taklit etmekte beis yoktur."
Ekinin bir kısmı yağmur, bir kısmı motorla sulanırsa vacib olan miktarı her ne kadar bir değilse de nisabın dolması için birbirine eklenir.
Ekinin habbeleri sertleşmeye başladığı zaman zekâtı vacib olur. Sertleşmeden önce ot halinde iken onu hayvanlara yedirmek caiz olduğu gibi, satmak ve hibe etmek de caizdir, zekâta da tabi değildir. Fakat bir kısmı veya hepsi sertleştikten sonra malikine zekât vacib olur. Artık onda tasarruf edemez. Biçip habbelerini tasfiye ettikten ve zekâtını ayırdıktan sonra tasarruf hakkına sahib olur. Bir kimse bir bağ satın alır, iki üç gün sonra üzüm olgunlaşırsa zekâtı kendisine vacib olur.
Meyvenin de olgunlaşmağa başladığı zaman zekâtı vacib olur. Meyvenin olgunlaşması, (renkli olsun) kırmızılaşması veya sararmasıyla belli olur. Ekin, habbeleri sertleşmeye, meyve, olgunlaşmağa başladığı zaman zekât vacib olur demekten maksat, hemen zekâtı çıkarmak icab eder demek değildir. Belki bundan maksat, ekin olsun meyve olsun hepsi veya bir kısmı olgunlaştıktan sonra artık sahibi onda tasarruf edemez. Ne satabilir, ne de sadaka olarak verebilir, ne de ondan yiyebilir. Hal böyle iken üzüm sahibi üzümünden, hurma sahibi hurmasından yiyemez. Çünkü bu mal artık müşterektir, içinde onda fakirlerin hakkı vardır. Bunun için hurma olsun, üzüm olsun, olgunlaşmağa başladığı zaman, hurma ve üzüm hakkında bilgi sahibi, hür ve erkek olmak üzere iki kişiye bağını veya bahçesini gösterip mahsulun ne kadar olacağını takdir ettirir. Sonra bu bağda ve bahçede bulunan fakirlerin şu kadar hissesini zimmetimde kabullendim diyerek zimmetine geçirir. Sonra mahsulü hem satabilir, hem yiyebilir, hem de teberrû edebilir.
İbni Hacer, "Tühfet El-Muhtaç" adlı kitabında diyor ki: "Gerçekte bu çok zordur. Halk hesaplayıp takdirini yapmadan bağ ve bahçelerinden yediği için, takdir etmeden ondan yemesini caiz gören Hanbeli mezhebini bu hususta taklit etmekte beis yoktur."
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi