Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Otuzüç Pencere
    Otuzüç Pencere - Fihrist
    • OTUZÜÇ PENCERE
    • Birinci Pencere
    • İkinci Pencere
    • Üçüncü Pencere
    • Dördüncü Pencere
    • Beşinci Pencere
    • Altıncı Pencere
    • Yedinci Pencere
    • Sekizinci Pencere
    • Dokuzuncu Pencere
    • Onuncu Pencere
    • Onbirinci Pencere
    • Onikinci Pencere
    • Onüçüncü Pencere
    • Ondördüncü Pencere
    • Onbeşinci Pencere
    • Onaltıncı Pencere
    • Onyedinci Pencere
    • Onsekizinci Pencere
    • Ondokuzuncu Pencere
    • Yirminci Pencere
    • Yirmibirinci Pencere
    • Yirmiikinci Pencere
    • Yirmiüçüncü Pencere
    • Yirmidördüncü Pencere
    • Yirmibeşinci Pencere
    • Yirmialtıncı Pencere
    • Yirmiyedinci Pencere
    • Yirmisekizinci Pencere
    • Yirmidokuzuncu Pencere
    • Otuzuncu Pencere
    • Otuzbirinci Pencere
      • BİRİNCİ NOKTA
      • İKİNCİ NOKTA
      • ÜÇÜNCÜ NOKTA
    • Otuzikinci Pencere
    • Otuzüçüncü Pencere
    Otuzüç Pencere - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Otuzüç Pencere - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    ve nihayetsiz za'fında, hadsiz a'dasına karşı bir nokta-i istinad aramakla, vicdan daima Vâcib-ül Vücud'a bakar. Hem nihayetsiz fakrında, nihayetsiz hacatı içinde, nihayetsiz maksadlara karşı bir nokta-i istimdad aramağa mecbur olduğundan, vicdan daima o noktadan bir Ganiyy-i Rahîm'in dergâhına dayanır, dua ile el açar. Demek her vicdanda şu nokta-i istinad ve nokta-i istimdad cihetinde iki küçük pencere, Kadîr-i Rahîm'in bârigâh-ı rahmetine açılır, her vakit onunla bakabilir.

    İkinci Vecih âyinedarlık ise: İnsana verilen nümuneler nev'inden cüz'î ilim, kudret, basar, sem', mâlikiyet, hâkimiyet gibi cüz'iyat ile kâinat Mâlikinin ilmine ve kudretine, basarına, sem'ine, hâkimiyet-i rububiyetine âyinedarlık eder. Onları anlar, bildirir. Meselâ: Ben nasıl bu evi yaptım ve yapmasını biliyorum ve görüyorum ve onun mâlikiyim ve idare ediyorum. Öyle de şu koca kâinat sarayının bir ustası var. O usta onu bilir, görür, yapar, idare eder ve hâkeza...

    Üçüncü Vecih âyinedarlık ise: İnsan, üstünde nakışları görünen esma-i İlahiyeye âyinedarlık eder. Otuzikinci Söz'ün Üçüncü Mevkıfının başında bir nebze izah edilen insanın mahiyet-i câmiasında nakışları zahir olan yetmişten ziyade esma vardır. Meselâ: Yaradılışından Sâni', Hâlık ismini

     /  
    77
    Kitap Ekle