Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Otuzüç Pencere
    Otuzüç Pencere - Fihrist
    • OTUZÜÇ PENCERE
    • Birinci Pencere
    • İkinci Pencere
    • Üçüncü Pencere
    • Dördüncü Pencere
    • Beşinci Pencere
    • Altıncı Pencere
    • Yedinci Pencere
    • Sekizinci Pencere
    • Dokuzuncu Pencere
    • Onuncu Pencere
    • Onbirinci Pencere
    • Onikinci Pencere
    • Onüçüncü Pencere
    • Ondördüncü Pencere
    • Onbeşinci Pencere
    • Onaltıncı Pencere
    • Onyedinci Pencere
    • Onsekizinci Pencere
    • Ondokuzuncu Pencere
    • Yirminci Pencere
    • Yirmibirinci Pencere
    • Yirmiikinci Pencere
    • Yirmiüçüncü Pencere
    • Yirmidördüncü Pencere
    • Yirmibeşinci Pencere
    • Yirmialtıncı Pencere
    • Yirmiyedinci Pencere
    • Yirmisekizinci Pencere
    • Yirmidokuzuncu Pencere
    • Otuzuncu Pencere
    • Otuzbirinci Pencere
      • BİRİNCİ NOKTA
      • İKİNCİ NOKTA
      • ÜÇÜNCÜ NOKTA
    • Otuzikinci Pencere
    • Otuzüçüncü Pencere
    Otuzüç Pencere - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Otuzüç Pencere - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    bir vazifesi ve hizmeti vardır. Zerre miktar şaşırsa, sıhhat ve idare-i beden bozulur. Kan damarlarına, his ve hareket a'sablarına, hattâ bedenin heyet-i umumiyesinde birer mahsus vazifesi, hikmetli birer vaziyeti vardır. Binlerle imkânat içinde, bir Sâni'-i Hakîm'in hikmetiyle o muayyen vaziyet verilmiştir.

    Öyle de: Bu kâinattaki mevcudat, herbiri kendi zâtı ile, sıfâtı ile çok imkânat yolları içinde has bir vücudu ve hikmetli bir sureti ve faideli sıfatları, nasıl bir Vâcib-ül Vücud'a şehadet ederler. Öyle de: Mürekkebata girdikleri vakit, herbir mürekkebde daha başka bir lisanla yine Sâni'ini ilân eder. Gitgide, tâ en büyük mürekkebe kadar nisbeti, vazifesi, hizmeti itibariyle Sâni'-i Hakîm'in vücub-u vücuduna ve ihtiyarına ve iradesine şehadet eder. Çünki bir şeyi, bütün mürekkebata hikmetli münasebetleri muhafaza suretinde yerleştiren, bütün o mürekkebatın Hâlıkı olabilir. Demek bir tek şey, binler lisanlarla ona şehadet eder hükmündedir. İşte kâinatın mevcudatı kadar değil, belki mevcudatın sıfât ve mürekkebatı adedince imkânat noktasından da Vâcib-ül Vücud'un vücuduna karşı şehadetler geliyor.

    İşte ey gafil! Kâinatı dolduran bu şehadetleri, bu sadâları işitmemek.. ne derece sağır ve akılsız olmak lâzım geliyor? Haydi sen söyle...

     /  
    77
    Kitap Ekle