Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Otuzüç Pencere
    Otuzüç Pencere - Fihrist
    • OTUZÜÇ PENCERE
    • Birinci Pencere
    • İkinci Pencere
    • Üçüncü Pencere
    • Dördüncü Pencere
    • Beşinci Pencere
    • Altıncı Pencere
    • Yedinci Pencere
    • Sekizinci Pencere
    • Dokuzuncu Pencere
    • Onuncu Pencere
    • Onbirinci Pencere
    • Onikinci Pencere
    • Onüçüncü Pencere
    • Ondördüncü Pencere
    • Onbeşinci Pencere
    • Onaltıncı Pencere
    • Onyedinci Pencere
    • Onsekizinci Pencere
    • Ondokuzuncu Pencere
    • Yirminci Pencere
    • Yirmibirinci Pencere
    • Yirmiikinci Pencere
    • Yirmiüçüncü Pencere
    • Yirmidördüncü Pencere
    • Yirmibeşinci Pencere
    • Yirmialtıncı Pencere
    • Yirmiyedinci Pencere
    • Yirmisekizinci Pencere
    • Yirmidokuzuncu Pencere
    • Otuzuncu Pencere
    • Otuzbirinci Pencere
      • BİRİNCİ NOKTA
      • İKİNCİ NOKTA
      • ÜÇÜNCÜ NOKTA
    • Otuzikinci Pencere
    • Otuzüçüncü Pencere
    Otuzüç Pencere - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Otuzüç Pencere - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    tezyinat, esbabı azledip Müsebbib-ül Esbab olan Vâcib-ül Vücud'a işaret ederek,

    وَ اِلَيْهِ يُرْجَعُ الْاَمْرُ كُلُّهُ

    sırrınca: Ona teslim-i umûr eder. Öyle de: Müsebbebata takılan neticeler, gayeler, faideler; bilbedahe perde-i esbab arkasında bir Rabb-ı Kerim'in, bir Hakîm-i Rahîm'in işleri olduğunu gösterir. Çünki şuursuz esbab, elbette bir gayeyi düşünüp çalışmaz. Halbuki görüyoruz: Vücuda gelen her mahluk, bir gaye değil, belki çok gayeleri, çok faideleri, çok hikmetleri takib ederek vücuda geliyor. Demek bir Rabb-ı Hakîm ve Kerim, o şeyleri yapıp gönderiyor. O faideleri onlara gaye-i vücud yapıyor. Meselâ, yağmur geliyor. Yağmuru zahiren intac eden esbab; hayvanatı düşünüp, onlara acıyıp merhamet etmekten ne kadar uzak olduğu malûmdur. Demek hayvanatı halkeden ve rızıklarını taahhüd eden bir Hâlık-ı Rahîm'in hikmetiyle imdada gönderiliyor. Hattâ yağmura "rahmet" deniliyor. Çünki çok âsâr-ı rahmet ve faideleri tazammun ettiğinden, güya yağmur şeklinde rahmet tecessüm etmiş, takattur etmiş, katre katre geliyor.

    Hem bütün mahlukatın yüzüne tebessüm eden bütün zînetli nebatat ve hayvanattaki tezyinat ve gösterişler, bilbedahe perde-i gayb arkasında bu

     /  
    77
    Kitap Ekle