Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Otuzüç Pencere
    Otuzüç Pencere - Fihrist
    • OTUZÜÇ PENCERE
    • Birinci Pencere
    • İkinci Pencere
    • Üçüncü Pencere
    • Dördüncü Pencere
    • Beşinci Pencere
    • Altıncı Pencere
    • Yedinci Pencere
    • Sekizinci Pencere
    • Dokuzuncu Pencere
    • Onuncu Pencere
    • Onbirinci Pencere
    • Onikinci Pencere
    • Onüçüncü Pencere
    • Ondördüncü Pencere
    • Onbeşinci Pencere
    • Onaltıncı Pencere
    • Onyedinci Pencere
    • Onsekizinci Pencere
    • Ondokuzuncu Pencere
    • Yirminci Pencere
    • Yirmibirinci Pencere
    • Yirmiikinci Pencere
    • Yirmiüçüncü Pencere
    • Yirmidördüncü Pencere
    • Yirmibeşinci Pencere
    • Yirmialtıncı Pencere
    • Yirmiyedinci Pencere
    • Yirmisekizinci Pencere
    • Yirmidokuzuncu Pencere
    • Otuzuncu Pencere
    • Otuzbirinci Pencere
      • BİRİNCİ NOKTA
      • İKİNCİ NOKTA
      • ÜÇÜNCÜ NOKTA
    • Otuzikinci Pencere
    • Otuzüçüncü Pencere
    Otuzüç Pencere - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Otuzüç Pencere - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    çayları, deniz ve ırmakları, dağ ve tepeleri, ayrı ayrı mahluklarına ve ibadına lâyık birer mesken ve vesait-i nakliye yapmış. Sonra yüzbinler ecnas-ı nebatat ve enva'-ı hayvanatıyla kemal-i hikmet ve intizam ile doldurup hayat vererek şenlendirmek, vakit be-vakit muntazaman mevt ile terhis ederek boşaltıp yine muntazaman "Ba'sü ba'de-l mevt" suretinde doldurmak; bir Kadîr-i Zülcelal'in ve bir Hakîm-i Zülkemal'in vücub-u vücuduna ve vahdetine yüzbinler lisanlarla şehadet ederler.

    Elhasıl: Yüzü, acaib-i san'ata bir meşher ve garaib-i mahlukata bir mahşer ve kafile-i mevcudata bir memer ve sufûf-u ibadına bir mescid ve makarr olan zemin; bütün kâinatın kalbi hükmünde olduğundan, kâinat kadar nur-u vahdaniyeti gösterir.

    İşte ey coğrafyacı efendi! Bu zemin kafası yüzbin ağız, herbirinde yüzbin lisan ile Allah'ı tanıttırsa ve sen Onu tanımazsan, başını tabiat bataklığına soksan, derece-i kabahatını düşün. Ne derece dehşetli bir cezaya seni müstehak eder, bil, ayıl ve başını bataklıktan çıkar.

    اٰمَنْتُ بِاللّٰهِ الَّذ۪ى بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ

    de.

     /  
    77
    Kitap Ekle