Nur'un İlk Kapısı - Fihrist
- NUR'UN İLK KAPISI
- Mukaddime
- Birinci Ders
- İkinci Ders
- Üçüncü Ders
- Dördüncü Ders
- Beşinci Ders
- Altıncı Ders
- Yedinci Ders
- Sekizinci Ders
- Dokuzuncu Ders
- Onuncu Ders
- Onbirinci Ders
- Onikinci Ders
- Onüçüncü Ders
- Ondördüncü Ders
- Ehl-i Dalaletin Sahife-i Zulmaniyesini Tasvir Eden Levhadır
- Ehl-i Hidayetin Sahife-i Nuraniyesini Tasvir Eden Levhadır
- Maraz-ı vesveseye mübtela olanlara derstir
- Onüçüncü Lem'anın Onikinci İşaretinden Dördüncü Sual
- Onüçüncü Lem'anın Onüçüncü İşaretinin Üçüncü Noktasından
- Nur'un bir kahramanı Mehmed Kaya'nın Risale-i Nur hakkında bir takrizidir
- Ankara Üniversitesi'nde Okunan Bir Konferanstır
- Ecnebi Feylesofların Kur'an'ı tasdiklerine dair şehadetleri
- Prens Bismarck (Bismark)'ın Beyanatı
- En temiz ve en doğru din Müslümanlıktır
- Zamanlar geçtikçe, Kur'anın ulvî sırları inkişaf ediyor
Nur'un İlk Kapısı - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Nur'un İlk Kapısı - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
hattâ taamın zerratı, hüceyrat-ı bedenin tegaddisi için kemal-i intizam ile koşmaları bir Rabb-i Kerim'in emriyle bir vazife-i muavenet ve teavün ve uhuvvet olduğunu ve kavînin zaîfe müsahhariyeti olduğunu kör olmayan görür.
Amma düstur-u cidal ise; bir kısım hayvanat-ı zalimenin sû'-i istimallerinden neş'et eden bir düstur-u cüz'î-yi gayr-ı fıtrîdir. Meselâ: Âkil-ül lahm canavarların vazifeleri, sıhhiye neferleri gibi hayvanatın cenazelerini toplamak; berr ve bahrin yüzünü temizlemektir. Onların sağ olan hayvanları yemeleri, sû'-i istimaldir, gayr-ı meşru'dur. Cezasını çekeceklerdir. Bu düsturun çürüklüğünü gördün. Şimdi, her zîhayat nefsine mâliktir diye olan düsturun mahiyetini gör:
Zîhayat içinde en eşref ve ihtiyarca en geniş olan insandır. Halbuki insanın ef'al-i ihtiyariyesi içinde en hafifi ve en zahiri, söz söylemesi ve yemek ve içmesi ve düşünmesidir. Halbuki insanın bunlarda dest-i ihtiyarının müdahalesi ne kadar az olduğu azıcık düşünmekle anlaşılır. Halbuki mahlukatın en eşrefi olan insanın eli, tasarruf-u hakikîden bu derece bağlı olsa; başka hayvanat ve cemadat, sırf birer
Amma düstur-u cidal ise; bir kısım hayvanat-ı zalimenin sû'-i istimallerinden neş'et eden bir düstur-u cüz'î-yi gayr-ı fıtrîdir. Meselâ: Âkil-ül lahm canavarların vazifeleri, sıhhiye neferleri gibi hayvanatın cenazelerini toplamak; berr ve bahrin yüzünü temizlemektir. Onların sağ olan hayvanları yemeleri, sû'-i istimaldir, gayr-ı meşru'dur. Cezasını çekeceklerdir. Bu düsturun çürüklüğünü gördün. Şimdi, her zîhayat nefsine mâliktir diye olan düsturun mahiyetini gör:
Zîhayat içinde en eşref ve ihtiyarca en geniş olan insandır. Halbuki insanın ef'al-i ihtiyariyesi içinde en hafifi ve en zahiri, söz söylemesi ve yemek ve içmesi ve düşünmesidir. Halbuki insanın bunlarda dest-i ihtiyarının müdahalesi ne kadar az olduğu azıcık düşünmekle anlaşılır. Halbuki mahlukatın en eşrefi olan insanın eli, tasarruf-u hakikîden bu derece bağlı olsa; başka hayvanat ve cemadat, sırf birer
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi