Nur'un İlk Kapısı - Fihrist
- NUR'UN İLK KAPISI
- Mukaddime
- Birinci Ders
- İkinci Ders
- Üçüncü Ders
- Dördüncü Ders
- Beşinci Ders
- Altıncı Ders
- Yedinci Ders
- Sekizinci Ders
- Dokuzuncu Ders
- Onuncu Ders
- Onbirinci Ders
- Onikinci Ders
- Onüçüncü Ders
- Ondördüncü Ders
- Ehl-i Dalaletin Sahife-i Zulmaniyesini Tasvir Eden Levhadır
- Ehl-i Hidayetin Sahife-i Nuraniyesini Tasvir Eden Levhadır
- Maraz-ı vesveseye mübtela olanlara derstir
- Onüçüncü Lem'anın Onikinci İşaretinden Dördüncü Sual
- Onüçüncü Lem'anın Onüçüncü İşaretinin Üçüncü Noktasından
- Nur'un bir kahramanı Mehmed Kaya'nın Risale-i Nur hakkında bir takrizidir
- Ankara Üniversitesi'nde Okunan Bir Konferanstır
- Ecnebi Feylesofların Kur'an'ı tasdiklerine dair şehadetleri
- Prens Bismarck (Bismark)'ın Beyanatı
- En temiz ve en doğru din Müslümanlıktır
- Zamanlar geçtikçe, Kur'anın ulvî sırları inkişaf ediyor
Nur'un İlk Kapısı - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Nur'un İlk Kapısı - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
ki; yüzde doksandokuz a'zam-ün nef' ihtimali o yolda vardır. Acaba ne için bunu terk, onu tercih ederler? Sırf tenbellik için, yalnız sureten cüz'î bir hıffet-i zahirî için. Halbuki külliyetli bir sıkleti çekerler.
İşte misali anladın. Hakikatı şudur ki: Misafir, sensin. İstanbul, âlem-i âhiret ve berzahtır. Sağ yol tarîk-i Kur'andır ki; imandan sonra, salâta yani namaza emreder. Sol yol, tarîk-i ehl-i fısk ve tuğyandır. Ehl-i şuhud dediğimiz ehl-i hibre, enbiya ve evliyadır. Çünki hakikî veli, zevk-i şuhudî sahibidir. Âmînin itikad ettiği gaybî şeyleri bazan veli, aynı şeyi gözüyle veyahut kalb ile görüyor. Silâh ve zâd ise, iman-ı billahtan neş'et eden tevekkül ve itimaddır ki; bütün mehalik ve hacata karşı bir nokta-i istinad ve bir nokta-i istimdaddır.
Evet bir Kadîr-i Hafîz-i Alîm'e ve bir Ganiyy-i Kerim-i Rahîm'e tevekkül etmekte öyle bir nokta-i istinad ve bir nokta-i istimdad bulunuyor ki; o noktalar, kelime-i tevhidin zımnında münderic.. o da namazda mündemic.. o da ubudiyetin içinde.. o da teklifin zımnındadır.
Demek ubudiyeti iltizam eden, derecesine göre tenezzül ve tezellülden kurtulur. Herşeye
İşte misali anladın. Hakikatı şudur ki: Misafir, sensin. İstanbul, âlem-i âhiret ve berzahtır. Sağ yol tarîk-i Kur'andır ki; imandan sonra, salâta yani namaza emreder. Sol yol, tarîk-i ehl-i fısk ve tuğyandır. Ehl-i şuhud dediğimiz ehl-i hibre, enbiya ve evliyadır. Çünki hakikî veli, zevk-i şuhudî sahibidir. Âmînin itikad ettiği gaybî şeyleri bazan veli, aynı şeyi gözüyle veyahut kalb ile görüyor. Silâh ve zâd ise, iman-ı billahtan neş'et eden tevekkül ve itimaddır ki; bütün mehalik ve hacata karşı bir nokta-i istinad ve bir nokta-i istimdaddır.
Evet bir Kadîr-i Hafîz-i Alîm'e ve bir Ganiyy-i Kerim-i Rahîm'e tevekkül etmekte öyle bir nokta-i istinad ve bir nokta-i istimdad bulunuyor ki; o noktalar, kelime-i tevhidin zımnında münderic.. o da namazda mündemic.. o da ubudiyetin içinde.. o da teklifin zımnındadır.
Demek ubudiyeti iltizam eden, derecesine göre tenezzül ve tezellülden kurtulur. Herşeye
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi