Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Nur Çeşmesi
    Nur Çeşmesi - Fihrist
    • NUR ÇEŞMESİ
    • Tamirci Atom Bombasından Bir Nümune
    • Altıncı Mes'ele
    • Yedinci Mes'ele
    • Sekizinci Mes'elenin Bir Hülâsası
    • Münacat Risalesi
    • Onbirinci Hüccet-i İmaniye
    • Yirmiikinci Söz'ün Birinci Makamı
    • Tabiat Risalesi
      • Mukaddime
      • AMMA BİRİNCİ YOL Kİ
        • BİRİNCİSİ
        • İKİNCİ MUHAL
        • ÜÇÜNCÜ MUHAL
      • AMMA İKİNCİ MES'ELE"
        • BİRİNCİSİ
        • İKİNCİ MUHAL
        • ÜÇÜNCÜ MUHAL
      • ÜÇÜNCÜ KELİME"
        • BİRİNCİSİ
        • İKİNCİ MUHAL
        • ÜÇÜNCÜ MUHAL
    • Otuzikinci Söz'ün Birinci Mevkıfı
    • Pencereler Risalesi'nden
    • Otuzuncu Lem'anın Beşinci Nüktesi'nden
    • Yirmiikinci Söz'ün İkinci Makamı'ndan
    • bir inkâra kırk sene evvel verdiği kat'î cevab
      • İkinci Mes'ele-i Mühimme'dir
    • Büyük Cihad Gazetesinin 20.6.1952 tarih 67 no.lu nüshasında neşredilmiştir.
    • Urfa kahramancıklarının oranın savcılarını susturan müdafaalarıdır
    • Bir Zeyl
    • Zeyl
    Nur Çeşmesi - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Nur Çeşmesi - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    Dokuzuncu Bürhan

    Gel, ey muhakemesiz arkadaş! Sen şu sarayın sahibini tanımıyorsun ve tanımak da istemiyorsun. Çünki istib'ad ediyorsun. Onun acib san'atlarını ve hâlâtını, akla sığıştıramadığından inkâra sapıyorsun. Halbuki asıl istib'ad, asıl müşkilât ve hakikî suubetler ve dehşetli külfetler, onu tanımamaktadır. Çünki onu tanısak, bütün bu saray, bu âlem bir tek şey gibi kolay gelir, rahat olur; bu ortadaki ucuzluk ve mebzuliyete medar olur. Eğer tanımazsak ve o olmazsa, o vakit herbir şey, bütün bu saray kadar müşkilâtlı olur. Çünki herşey, bu saray kadar san'atlıdır. O vakit ne ucuzluk ve ne de mebzuliyet kalır. Belki bu gördüğümüz şeylerin birisi, değil elimize, hiç kimsenin eline geçmezdi. Sen, yalnız şu ipe takılan tatlı konserve kutusuna bak.

    {Haşiye-16: Konserve kutusu; kudret konserveleri olan kavun, karpuz, nar, süt kutusu hindistan cevizi gibi rahmet hediyelerine işarettir.}

    Eğer onun gizli matbaha-i mu'ciznümasından çıkmasa idi, şimdi kırk para ile aldığımız halde, yüz liraya alamazdık.

    Evet bütün istib'ad, müşkilât, suubet, helâket belki muhaliyet, onu tanımamaktadır. Çünki nasıl

     /  
    244
    Kitap Ekle