Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Nur Çeşmesi
Nur Çeşmesi - Fihrist
  • NUR ÇEŞMESİ
  • Tamirci Atom Bombasından Bir Nümune
  • Altıncı Mes'ele
  • Yedinci Mes'ele
  • Sekizinci Mes'elenin Bir Hülâsası
  • Münacat Risalesi
  • Onbirinci Hüccet-i İmaniye
  • Yirmiikinci Söz'ün Birinci Makamı
  • Tabiat Risalesi
    • Mukaddime
    • AMMA BİRİNCİ YOL Kİ
      • BİRİNCİSİ
      • İKİNCİ MUHAL
      • ÜÇÜNCÜ MUHAL
    • AMMA İKİNCİ MES'ELE"
      • BİRİNCİSİ
      • İKİNCİ MUHAL
      • ÜÇÜNCÜ MUHAL
    • ÜÇÜNCÜ KELİME"
      • BİRİNCİSİ
      • İKİNCİ MUHAL
      • ÜÇÜNCÜ MUHAL
  • Otuzikinci Söz'ün Birinci Mevkıfı
  • Pencereler Risalesi'nden
  • Otuzuncu Lem'anın Beşinci Nüktesi'nden
  • Yirmiikinci Söz'ün İkinci Makamı'ndan
  • bir inkâra kırk sene evvel verdiği kat'î cevab
    • İkinci Mes'ele-i Mühimme'dir
  • Büyük Cihad Gazetesinin 20.6.1952 tarih 67 no.lu nüshasında neşredilmiştir.
  • Urfa kahramancıklarının oranın savcılarını susturan müdafaalarıdır
  • Bir Zeyl
  • Zeyl
Nur Çeşmesi - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Nur Çeşmesi - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
bir mescidi olan şu kâinata; mahz-ı vahşet olan, inkârlı fikr-i tabiatı taşıyan bir münkir giriyor. O Sultan-ı Ezelî'nin hikmetinden gelen nizamat-ı kâinatın manevî kanunlarını, birer maddî madde tasavvur ederek ve saltanat-ı rububiyetin kavanin-i itibariyesi ve o Mabud-u Ezelî'nin şeriat-ı fıtriye-i kübrasının, manevî ve yalnız vücud-u ilmîsi bulunan ahkâmlarını ve düsturlarını birer mevcud-u haricî ve maddî birer madde tahayyül ederek, kudret-i İlahiyenin yerine, o ilim ve kelâmdan gelen ve yalnız vücud-u ilmîsi bulunan o kanunları ikame etmek ve ellerine icad vermek, sonra da onlara "tabiat" namını takmak ve yalnız bir cilve-i kudret-i Rabbaniye olan kuvveti, kudret ve müstakil bir kadîr telakki etmek; misaldeki vahşiden bin defa aşağı bir vahşettir!..

Elhasıl:

Tabiiyyunların, mevhum ve hakikatsız tabiat dedikleri şey, olsa olsa ve hakikat-ı hariciye sahibi ise; ancak bir san'at olabilir, Sâni' olamaz. Bir nakıştır, Nakkaş olamaz. Ahkâmdır, hâkim olamaz. Bir şeriat-ı fıtriyedir, Şâri' olamaz. Mahluk bir perde-i izzettir, Hâlık olamaz. Münfail bir fıtrattır, Fâtır bir fâil olamaz. Kanundur, kudret değildir; kadir olamaz. Mistardır, masdar olamaz.


 /  
244
Kitap Ekle