Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Nur Çeşmesi
    Nur Çeşmesi - Fihrist
    • NUR ÇEŞMESİ
    • Tamirci Atom Bombasından Bir Nümune
    • Altıncı Mes'ele
    • Yedinci Mes'ele
    • Sekizinci Mes'elenin Bir Hülâsası
    • Münacat Risalesi
    • Onbirinci Hüccet-i İmaniye
    • Yirmiikinci Söz'ün Birinci Makamı
    • Tabiat Risalesi
      • Mukaddime
      • AMMA BİRİNCİ YOL Kİ
        • BİRİNCİSİ
        • İKİNCİ MUHAL
        • ÜÇÜNCÜ MUHAL
      • AMMA İKİNCİ MES'ELE"
        • BİRİNCİSİ
        • İKİNCİ MUHAL
        • ÜÇÜNCÜ MUHAL
      • ÜÇÜNCÜ KELİME"
        • BİRİNCİSİ
        • İKİNCİ MUHAL
        • ÜÇÜNCÜ MUHAL
    • Otuzikinci Söz'ün Birinci Mevkıfı
    • Pencereler Risalesi'nden
    • Otuzuncu Lem'anın Beşinci Nüktesi'nden
    • Yirmiikinci Söz'ün İkinci Makamı'ndan
    • bir inkâra kırk sene evvel verdiği kat'î cevab
      • İkinci Mes'ele-i Mühimme'dir
    • Büyük Cihad Gazetesinin 20.6.1952 tarih 67 no.lu nüshasında neşredilmiştir.
    • Urfa kahramancıklarının oranın savcılarını susturan müdafaalarıdır
    • Bir Zeyl
    • Zeyl
    Nur Çeşmesi - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Nur Çeşmesi - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    bu hal vücuda gelemez. Çünki tohumlar ise nutfeler ve yumurtalar gibi, maddeleri birdir. Yani müvellid-ül mâ, müvellid-ül humuza, karbon, azotun intizamsız, şekilsiz, hamur gibi halitasından ibaret olmakla beraber, hava, su, hararet, ziya dahi, herbiri basit ve şuursuz ve herşeye karşı sel gibi bir tarzda gittiğinden, o hadsiz çiçeklerin teşkilâtları ayrı ayrı ve gayet muntazam ve san'atlı olarak o topraktan çıkması, bilbedahe ve bizzarure iktiza ediyor ki; o kâsede bulunan toprakta, manen Avrupa kadar, manevî ve küçük mikyasta matbaaları ve fabrikaları bulundursun. Tâ ki, bu kadar hayatdar kumaşları ve binler ayrı ayrı nakışlı mensucatları dokuyabilsin.

    İşte tabiiyyunların fikr-i küfrîleri, ne derece daire-i akıldan hariç saptığını kıyas et. Ve tabiatı mûcid zanneden insan suretindeki ahmak sarhoşlar "mütefennin ve akıllıyız" diye dava ettikleri akıl ve fenden ne kadar uzak düştüklerini ve mümteni' ve hiçbir cihetle mümkün olmayan bir hurafeyi kendilerine meslek ittihaz ettiklerini gör, gül ve tükür!

    Eğer desen:

    Mevcudat, tabiata isnad edilse böyle acib muhaller olur, imtina' derecesinde müşkilât olur; acaba Zât-ı Ehad u Samed'e verildiği vakit, o müşkilât nasıl kalkıyor? Ve o suubetli

     /  
    244
    Kitap Ekle