Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Mirac ve Şakk-ı Kamer
    Mirac ve Şakk-ı Kamer - Fihrist
    • Mİ'RAC VE ŞAKK-I KAMER RİSALELERİ
    • Otuzbirinci Söz
      • BİRİNCİ ESAS
      • İKİNCİ ESAS
      • ÜÇÜNCÜ ESAS
      • DÖRDÜNCÜ ESAS
    • Yirmidördüncü Mektub'un İkinci Zeyli
      • BİRİNCİ NÜKTE
      • İKİNCİ NÜKTE
      • ÜÇÜNCÜ NÜKTE
      • DÖRDÜNCÜ NÜKTE
      • BEŞİNCİ NÜKTE
      • Hâtime
    • "Şakk-ı Kamer" mu'cizesine dairdir
      • BİRİNCİ NOKTA
      • İKİNCİ NOKTA
      • ÜÇÜNCÜ NOKTA
      • DÖRDÜNCÜ NOKTA
      • BEŞİNCİ NOKTA
    • Otuzbirinci Pencere
    Mirac ve Şakk-ı Kamer - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Mirac ve Şakk-ı Kamer - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    ilmiyle, -sureten olduğu gibi manen de kumandan ise- bizzât zâtıyla o neferin yanında bulunur, görür. Şu hakikat Onaltıncı Söz'de gayet kat'î bir surette isbat edildiğinden, ona iktifaen burada kısa kesiyoruz.

    Yine hatıra gelir ki: Sen kalbinden dersin: "Ben semavatı inkâr ediyorum, melaikelere inanmıyorum. Semavatta birinin gezmesine, melaikelerle görüşmesine nasıl inanayım?"

    Evet, senin gibi aklı gözüne inmiş ve gözüne perde çekilmiş adamlara söz anlatmak ve bir şey göstermek, elbette müşkildir. Fakat hak o kadar parlaktır ki, körler de görebildiği için biz de deriz ki: Feza-yı ulvî, bilittifak "esîr" ile doludur. Ziya, elektrik, hararet gibi sair seyyalat-ı latife, o fezayı dolduran bir maddenin vücuduna delalet eder. Meyveler ağacını, çiçekler çimenlerini, sünbüller tarlalarını, balıklar denizini bilbedahe gösterdiği gibi; şu yıldızlar dahi bizzarure menşe'lerini, tarlasını, denizini, çimengâhının vücudunu, aklın gözüne sokuyorlar. Madem âlem-i ulvîde muhtelif teşkilât var. Muhtelif vaziyetlerde muhtelif ahkâmlar

     /  
    95
    Kitap Ekle