Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Meyve Risalesi
    Meyve Risalesi - Fihrist
    • MEYVE RİSALESİ
    • Birincisi
    • İkinci Mes'elenin Hülâsası
    • Üçüncü Mes'ele
    • Dördüncü Mes'ele
    • Beşinci Mes'ele
    • Altıncı Mes'ele
    • Yedinci Mes'ele
    • Sekizinci Mes'elenin Bir Hülâsası
      • Birincisi
      • İkinci meyvesi ve hayat-ı şahsiyeye bakan bir faidesi
      • Hayat-ı şahsiyeye ait üçüncü bir faidesi
      • Dördüncü bir faidesi ki, insanın hayat-ı içtimaiyesine bakıyor
      • Birinci Nükte
      • İkinci Nükte
    • Dokuzuncu Mes'ele
      • Birinci Nokta
      • İkinci Nokta
      • Üçüncü Nokta
    • Onuncu Mes'ele
      • Emirdağı Çiçeği
      • Ehemmiyetli Bir Sual
      • İkinci Bir Sual
      • Bu Onuncu Mes'eleye bir hâtime olarak iki haşiyedir
        • Birincisi
        • İkinci Haşiye
      • Birinci kısım neticeleri,
      • İkinci kısım hikmetleri ise
      • Onuncu Mes'ele münasebetiyle Hüsrev'in üstadına yazdığı mektub
    • Onbirinci Mes'ele
    • Hâtime
    • Hüsrev'in "Meyve'nin Onbirinci Mes'elesi" münasebetiyle yazdığı mektub
    • Isparta'daki umum Risale-i Nur talebeleri namına
    Meyve Risalesi - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Meyve Risalesi - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    sühuletinde ve mizanlı zînetinde ve zemin sahifesinde üçyüz bin haşr u neşrin nümune ve misallerini gösteren üçyüz bin kitab hükmündeki nebatat ve hayvanat taifelerini (onda) yazar, beraber ve birbiri içinde şaşırmayarak, karışık iken karıştırmayarak, birbirine benzemekle beraber iltibassız, sehivsiz, hatasız, mükemmel, muntazam, manidar yazan bir kalem-i kudret, bu azameti içinde hadsiz bir rahmet, nihayetsiz bir hikmet ile işlediği gibi; koca kâinatı bir hanesi misillü insana müsahhar ve müzeyyen ve tefriş etmek ve o insanı halife-i zemin ederek ve dağ ve gök ve yer tahammülünden çekindikleri emanet-i kübrayı ona vermesi ve sair zîhayatlara bir derece zabitlik mertebesiyle mükerrem etmesi ve hitabat-ı Sübhaniyesine ve sohbetine müşerref eylemesi ile fevkalâde bir makam verdiği ve bütün semavî fermanlarda ona saadet-i ebediyeyi ve beka-i uhreviyeyi kat'î va'd u ahdettiği halde, elbette ve hiçbir şübhe olmaz ki: Bahar kadar kudretine kolay gelen dâr-ı saadeti o mükerrem ve müşerref insanlar için açacak ve yapacak ve haşir ve kıyameti getirecek diye Muhyî ve Mümit ve Hayy ve Kayyum ve Kadîr ve Alîm isimleri, Hâlıkımızdan sormamıza cevab veriyorlar.

     /  
    169
    Kitap Ekle