Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Meyve Risalesi
    Meyve Risalesi - Fihrist
    • MEYVE RİSALESİ
    • Birincisi
    • İkinci Mes'elenin Hülâsası
    • Üçüncü Mes'ele
    • Dördüncü Mes'ele
    • Beşinci Mes'ele
    • Altıncı Mes'ele
    • Yedinci Mes'ele
    • Sekizinci Mes'elenin Bir Hülâsası
      • Birincisi
      • İkinci meyvesi ve hayat-ı şahsiyeye bakan bir faidesi
      • Hayat-ı şahsiyeye ait üçüncü bir faidesi
      • Dördüncü bir faidesi ki, insanın hayat-ı içtimaiyesine bakıyor
      • Birinci Nükte
      • İkinci Nükte
    • Dokuzuncu Mes'ele
      • Birinci Nokta
      • İkinci Nokta
      • Üçüncü Nokta
    • Onuncu Mes'ele
      • Emirdağı Çiçeği
      • Ehemmiyetli Bir Sual
      • İkinci Bir Sual
      • Bu Onuncu Mes'eleye bir hâtime olarak iki haşiyedir
        • Birincisi
        • İkinci Haşiye
      • Birinci kısım neticeleri,
      • İkinci kısım hikmetleri ise
      • Onuncu Mes'ele münasebetiyle Hüsrev'in üstadına yazdığı mektub
    • Onbirinci Mes'ele
    • Hâtime
    • Hüsrev'in "Meyve'nin Onbirinci Mes'elesi" münasebetiyle yazdığı mektub
    • Isparta'daki umum Risale-i Nur talebeleri namına
    Meyve Risalesi - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Meyve Risalesi - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    rububiyet-i mutlaka mertebesinde bir saltanat-ı sermediyenin, o saltanata iman ile intisab ve taat ile fermanlarına teslim olanlara mükâfatı ve o izzetli saltanatı küfür ve isyanla inkâr edenlere de mücazatı; o rahmet ve cemale, o izzet ve celale lâyık bir tarzda olacak diye "Rabb-ül Âlemîn" ve "Sultan-üd Deyyan" isimleri cevab veriyorlar.

    Hem madem güneş gibi, gündüz gibi, zemin yüzünde bir umumî rahmet ve ihatalı bir şefkat ve kerem gözümüzle görüyoruz. Meselâ o rahmet, her baharda umum ağaçları ve meyveli nebatları Cennet hurileri gibi giydirip, süslendirip, ellerine her çeşit meyveleri verip bizlere uzatıp "Haydi alınız, yeyiniz" dediği gibi; bir zehirli sineğin eliyle bizlere şifalı, tatlı balı yedirdiği ve elsiz bir böceğin eliyle en yumuşak ipeği bizlere giydirdiği gibi, bir avuç kadar küçücük çekirdeklerde, tohumcuklarda binler batman taamları bizim için saklayan ve ihtiyat zahîresi olarak o küçücük depolarda yerleştiren bir rahmet, bir şefkat, elbette hiç şübhe olamaz ki; bu derece nazeninane beslediği bu sevimli ve minnetdarları ve perestişkârları olan mü'min insanları i'dam etmez. Belki onları daha parlak rahmetlere mazhar etmek için, hayat-ı dünyeviye vazifesinden terhis

     /  
    169
    Kitap Ekle