Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Meyve Risalesi
    Meyve Risalesi - Fihrist
    • MEYVE RİSALESİ
    • Birincisi
    • İkinci Mes'elenin Hülâsası
    • Üçüncü Mes'ele
    • Dördüncü Mes'ele
    • Beşinci Mes'ele
    • Altıncı Mes'ele
    • Yedinci Mes'ele
    • Sekizinci Mes'elenin Bir Hülâsası
      • Birincisi
      • İkinci meyvesi ve hayat-ı şahsiyeye bakan bir faidesi
      • Hayat-ı şahsiyeye ait üçüncü bir faidesi
      • Dördüncü bir faidesi ki, insanın hayat-ı içtimaiyesine bakıyor
      • Birinci Nükte
      • İkinci Nükte
    • Dokuzuncu Mes'ele
      • Birinci Nokta
      • İkinci Nokta
      • Üçüncü Nokta
    • Onuncu Mes'ele
      • Emirdağı Çiçeği
      • Ehemmiyetli Bir Sual
      • İkinci Bir Sual
      • Bu Onuncu Mes'eleye bir hâtime olarak iki haşiyedir
        • Birincisi
        • İkinci Haşiye
      • Birinci kısım neticeleri,
      • İkinci kısım hikmetleri ise
      • Onuncu Mes'ele münasebetiyle Hüsrev'in üstadına yazdığı mektub
    • Onbirinci Mes'ele
    • Hâtime
    • Hüsrev'in "Meyve'nin Onbirinci Mes'elesi" münasebetiyle yazdığı mektub
    • Isparta'daki umum Risale-i Nur talebeleri namına
    Meyve Risalesi - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Meyve Risalesi - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    madum ve karanlıklı ve ölü ve dehşetli bir vahşetgâhtır. Ve oradan gelen ve başını vücuda çıkaran ve zaman-ı hazıra uğrayan bîçarelerin başları, ecel celladının satırıyla kesilip hiçliğe atıldığından, mütemadiyen akıl alâkadarlığıyla senin imansız başına hadsiz elîm endişeler yağdırıyor. Senin sefihane cüz'î lezzetini zîr ü zeber eder. Eğer dalaleti ve sefaheti bırakıp iman-ı tahkikî ve istikamet dairesine girsen iman nuruyla göreceksin ki; o geçmiş zaman-ı mazi madum ve herşeyi çürüten bir mezaristan değil, belki mevcud ve istikbale inkılab eden nurani bir âlem ve bâki ruhların istikbaldeki saadet saraylarına girmelerine bir intizar salonu görünmesi haysiyetiyle değil elem, belki imanın kuvvetine göre Cennet'in bir nevi manevî lezzetini dünyada dahi tattırdığı gibi; gelecek istikbal zamanı, değil vahşetgâh ve karanlık, belki iman gözüyle görünür ki; saadet-i ebediye saraylarında hadsiz rahmeti ve keremi bulunan ve her bahar ve yazı birer sofra yapan ve nimetlerle dolduran bir Rahman-ı Rahîm-i Zülcelali Ve'l-ikram'ın ziyafetleri kurulmuş ve ihsanlarının sergileri açılmış, oraya sevkiyat var diye iman sinemasıyla müşahede ettiğinden, derecesine göre bâki âlemin

     /  
    169
    Kitap Ekle