Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Meyve Risalesi
    Meyve Risalesi - Fihrist
    • MEYVE RİSALESİ
    • Birincisi
    • İkinci Mes'elenin Hülâsası
    • Üçüncü Mes'ele
    • Dördüncü Mes'ele
    • Beşinci Mes'ele
    • Altıncı Mes'ele
    • Yedinci Mes'ele
    • Sekizinci Mes'elenin Bir Hülâsası
      • Birincisi
      • İkinci meyvesi ve hayat-ı şahsiyeye bakan bir faidesi
      • Hayat-ı şahsiyeye ait üçüncü bir faidesi
      • Dördüncü bir faidesi ki, insanın hayat-ı içtimaiyesine bakıyor
      • Birinci Nükte
      • İkinci Nükte
    • Dokuzuncu Mes'ele
      • Birinci Nokta
      • İkinci Nokta
      • Üçüncü Nokta
    • Onuncu Mes'ele
      • Emirdağı Çiçeği
      • Ehemmiyetli Bir Sual
      • İkinci Bir Sual
      • Bu Onuncu Mes'eleye bir hâtime olarak iki haşiyedir
        • Birincisi
        • İkinci Haşiye
      • Birinci kısım neticeleri,
      • İkinci kısım hikmetleri ise
      • Onuncu Mes'ele münasebetiyle Hüsrev'in üstadına yazdığı mektub
    • Onbirinci Mes'ele
    • Hâtime
    • Hüsrev'in "Meyve'nin Onbirinci Mes'elesi" münasebetiyle yazdığı mektub
    • Isparta'daki umum Risale-i Nur talebeleri namına
    Meyve Risalesi - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Meyve Risalesi - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    gibi, gelecek zamanın elli sene sonraki istikbal hâdisatını gösteren bir sinema bulunsa, ehl-i dalalet ve sefahetin elli-altmış sene sonraki vaziyetleri onlara gösterilse idi, şimdiki güldüklerine ve gayr-ı meşru' keyiflerine nefretler ve teellümlerle ağlayacaklardı.

    Ben o Eskişehir hapishanesindeki müşahede ile meşgul iken sefahet ve dalaleti tervic eden bir şahs-ı manevî, insî bir şeytan gibi karşıma dikildi ve dedi: "Biz hayatın herbir çeşit lezzetini ve keyiflerini tatmak ve tattırmak istiyoruz, bize karışma."

    Ben de cevaben dedim: Madem lezzet ve zevk için ölümü hatıra getirmeyip dalalet ve sefahete atılıyorsun, kat'iyyen bil ki: Senin dalaletin hükmüyle bütün geçmiş zaman-ı mazi ölmüş ve madumdur ve içinde cenazeleri çürümüş bir vahşetli mezaristandır. İnsaniyet alâkadarlığıyla ve dalalet yoluyla senin başına ve varsa ve ölmemiş ise kalbine, o hadsiz firaklardan ve o nihayetsiz dostlarının ebedî ölümlerinden gelen elemler, senin şimdiki sarhoşça, pek kısa bir zamandaki cüz'î lezzetini imha ettiği gibi; gelecek istikbal zamanı dahi itikadsızlığın cihetiyle yine

     /  
    169
    Kitap Ekle