Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Meyve Risalesi
    Meyve Risalesi - Fihrist
    • MEYVE RİSALESİ
    • Birincisi
    • İkinci Mes'elenin Hülâsası
    • Üçüncü Mes'ele
    • Dördüncü Mes'ele
    • Beşinci Mes'ele
    • Altıncı Mes'ele
    • Yedinci Mes'ele
    • Sekizinci Mes'elenin Bir Hülâsası
      • Birincisi
      • İkinci meyvesi ve hayat-ı şahsiyeye bakan bir faidesi
      • Hayat-ı şahsiyeye ait üçüncü bir faidesi
      • Dördüncü bir faidesi ki, insanın hayat-ı içtimaiyesine bakıyor
      • Birinci Nükte
      • İkinci Nükte
    • Dokuzuncu Mes'ele
      • Birinci Nokta
      • İkinci Nokta
      • Üçüncü Nokta
    • Onuncu Mes'ele
      • Emirdağı Çiçeği
      • Ehemmiyetli Bir Sual
      • İkinci Bir Sual
      • Bu Onuncu Mes'eleye bir hâtime olarak iki haşiyedir
        • Birincisi
        • İkinci Haşiye
      • Birinci kısım neticeleri,
      • İkinci kısım hikmetleri ise
      • Onuncu Mes'ele münasebetiyle Hüsrev'in üstadına yazdığı mektub
    • Onbirinci Mes'ele
    • Hâtime
    • Hüsrev'in "Meyve'nin Onbirinci Mes'elesi" münasebetiyle yazdığı mektub
    • Isparta'daki umum Risale-i Nur talebeleri namına
    Meyve Risalesi - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Meyve Risalesi - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    izhar eder. Bazan iki kelimede meselâ

    رَبُّ الْعَالَم۪ينَ

    ve

    رَبُّكَ

    de,

    رَبُّكَ

    tabiriyle ehadiyeti ve

    رَبُّ الْعَالَم۪ينَ

    ile vâhidiyeti bildirir. Ehadiyet içinde vâhidiyeti ifade eder. Hattâ bir cümlede; bir zerreyi bir gözbebeğinde gördüğü ve yerleştirdiği gibi, Güneş'i dahi aynı âyetle, aynı çekiçle göğün gözbebeğinde yerleştirir ve göğe bir göz yapar. Meselâ:

    خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَ الْاَرْضَ

    âyetinden sonra

    يُولِجُ الَّيْلَ فِى النَّهَارِ وَ يُولِجُ النَّهَارَ فِى الَّيْلِ

    âyetinin akabinde

    وَ هُوَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

    der. "Zemin ve göklerin haşmet-i hilkatinde kalbin dahi hatıratını bilir, idare eder." der, tarzında bir beyanat cihetiyle o sade ve ümmiyet mertebesini ve avamın fehmini nazara alan o basit ve cüz'î muhavere, o tarz ile ulvî ve cazibedar ve umumî ve irşadkâr bir mükâlemeye döner.

    Ehemmiyetli Bir Sual:

    "Bazan bir hakikat, sathî nazarlara görünmediğinden ve bazı makamlarda cüz'î ve âdi bir hâdiseden yüksek

     /  
    169
    Kitap Ekle