Mesnevi-i Nuriye - Fihrist
- MESNEVİ-İ NURİYE
- İtizar
- mukaddemesi
- Lem'alar
- Reşhalar
- Lâsiyyemalar
- Katre
- Katre'nin Zeyli
- Hubab
- Zeyl-ül Hubab
- Habbe
- Zeyl-ül Habbe
- Zeyl-üz Zeyl
- Zühre
- Zerre
- Şemme
- Onuncu Risale
- ONDÖRDÜNCÜ REŞHA
- Şu'le
- Şu'le'nin Zeyli
- Nokta
- TENVİR
- MÜNDERECAT HAKKINDA
- Fihrist
Mesnevi-i Nuriye - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Mesnevi-i Nuriye - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
Her şeyin içyüzü elinde bulunan Sâni' münezzehtir. Bütün mahlukata merci' olan Sâni' münezzehtir.
Arkadaş! Her bir mevcudun üstünde, Sâni'-i Ehad u Samed'in bir sikkesi, bir hâtemi olup, o mevcudun Sâni'-i Ehad u Samed'in mülkü ve eser-i san'atı olduğuna şehadet ediyorlar. Evet gayr-ı mütenahî ehadiyet sikkelerinden ve Samediyet hâtemlerinden, yalnız bahar mevsiminde sahife-i arza darbedilen sikkeye bak ki; şu zikredilecek müteselsil fıkralar, cümleler o sikkeyi güneş gibi gösteriyorlar ve izhar ediyorlar.
Evet sahife-i arzda pek garib, hakîmane bir icad görünüyor. Bu görünen icadın gösterdiği kuvvet ve faaliyeti görmek istersen şu gelen fıkralara dikkat et:
1- O icad fiili, pek azîm ve geniş bir sehavet-i mutlakadan geliyor.
2- Bir sühulet-i mutlaka ile bir kuvvet-i mutlakadan çıkıyor.
3- Mutlak bir intizamla, sür'at-i mutlakada meydana geliyor.
4- Mevzun ve mizanlı olarak bir vüs'at-i mutlakada bulunuyor.
5- Güzel bir eser-i san'at olmakla beraber, mutlak bir ucuzlukta görünüyor.
6- Taalluk ettiği şeyler pek karışık olmakla beraber, büyük bir imtiyaz-ı mutlak ve adem-i iltibas ile yapılıyor.
7- Mahall-i taalluku gayr-ı mütenahî olmakla beraber, eserlerinde çirkinlik görünmez, ahsen şekilde husule gelir.
8- Efrad ve enva' arasında, bu'd-u mutlak ile beraber, tevafuk-u mutlak var.
Arkadaş! Bu fıkraların her birisi tek başına da o sikkeyi izhar etmeye kâfidir. Bakınız, en hârika bir sehavetle en hârika bir hüsn-ü san'at, muhit bir kudretin hâssasıdır. Ve intizamla beraber hârika bir sühulet hiçbir şeyden âciz olmayan muhit bir ilim sahibine mahsustur. Tartılmış gibi gayet mizanlı olmakla beraber, mu'cizane bir sür'at-i mutlaka, her şeyi emrine ve kudretine teshir eden zâta mahsustur. Nevilerin pek dağınık bulunmasından, pek geniş bir tasarruf ile hârika bir hüsn-ü san'at ilim ve kudretiyle her şeyin yanında
Arkadaş! Her bir mevcudun üstünde, Sâni'-i Ehad u Samed'in bir sikkesi, bir hâtemi olup, o mevcudun Sâni'-i Ehad u Samed'in mülkü ve eser-i san'atı olduğuna şehadet ediyorlar. Evet gayr-ı mütenahî ehadiyet sikkelerinden ve Samediyet hâtemlerinden, yalnız bahar mevsiminde sahife-i arza darbedilen sikkeye bak ki; şu zikredilecek müteselsil fıkralar, cümleler o sikkeyi güneş gibi gösteriyorlar ve izhar ediyorlar.
Evet sahife-i arzda pek garib, hakîmane bir icad görünüyor. Bu görünen icadın gösterdiği kuvvet ve faaliyeti görmek istersen şu gelen fıkralara dikkat et:
1- O icad fiili, pek azîm ve geniş bir sehavet-i mutlakadan geliyor.
2- Bir sühulet-i mutlaka ile bir kuvvet-i mutlakadan çıkıyor.
3- Mutlak bir intizamla, sür'at-i mutlakada meydana geliyor.
4- Mevzun ve mizanlı olarak bir vüs'at-i mutlakada bulunuyor.
5- Güzel bir eser-i san'at olmakla beraber, mutlak bir ucuzlukta görünüyor.
6- Taalluk ettiği şeyler pek karışık olmakla beraber, büyük bir imtiyaz-ı mutlak ve adem-i iltibas ile yapılıyor.
7- Mahall-i taalluku gayr-ı mütenahî olmakla beraber, eserlerinde çirkinlik görünmez, ahsen şekilde husule gelir.
8- Efrad ve enva' arasında, bu'd-u mutlak ile beraber, tevafuk-u mutlak var.
Arkadaş! Bu fıkraların her birisi tek başına da o sikkeyi izhar etmeye kâfidir. Bakınız, en hârika bir sehavetle en hârika bir hüsn-ü san'at, muhit bir kudretin hâssasıdır. Ve intizamla beraber hârika bir sühulet hiçbir şeyden âciz olmayan muhit bir ilim sahibine mahsustur. Tartılmış gibi gayet mizanlı olmakla beraber, mu'cizane bir sür'at-i mutlaka, her şeyi emrine ve kudretine teshir eden zâta mahsustur. Nevilerin pek dağınık bulunmasından, pek geniş bir tasarruf ile hârika bir hüsn-ü san'at ilim ve kudretiyle her şeyin yanında
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi