Mektubat - Fihrist
- MEKTUBAT
- Birinci Mektub
- İkinci Mektub
- Üçüncü Mektub
- Dördüncü Mektub
- Beşinci Mektub
- Altıncı Mektub
- Yedinci Mektub
- Sekizinci Mektub
- Dokuzuncu Mektub
- Onuncu Mektub
- Onbirinci Mektub
- Onikinci Mektub
- Onüçüncü Mektub
- Ondördüncü Mektub
- Onbeşinci Mektub
- Onaltıncı Mektub
- Onyedinci Mektub
- Onsekizinci Mektub
- Ondokuzuncu Mektub
- Mu'cizat-ı Ahmediye (A.S.M.)
- BİRİNCİ NÜKTELİ İŞARET
- İKİNCİ NÜKTELİ İŞARET
- ÜÇÜNCÜ NÜKTELİ İŞARET
- DÖRDÜNCÜ NÜKTELİ İŞARET
- BEŞİNCİ NÜKTELİ İŞARET
- ALTINCI NÜKTELİ İŞARET
- YEDİNCİ NÜKTELİ İŞARET
- SEKİZİNCİ İŞARET
- DOKUZUNCU İŞARET
- ONUNCU İŞARET
- ONBİRİNCİ İŞARET
- ONİKİNCİ İŞARET
- ONÜÇÜNCÜ İŞARET
- ONDÖRDÜNCÜ İŞARET
- ONBEŞİNCİ İŞARET
- ONALTINCI İŞARET
- ONYEDİNCİ İŞARET
- ONSEKİZİNCİ İŞARET
- ONDOKUZUNCU NÜKTELİ İŞARET
- Bir İkram-ı İlahî ve Bir Eser-i İnayet-i Rabbaniye
- Mu'cizat-ı Ahmediye'nin Birinci Zeyli
- Yirminci Mektub
- Yirmibirinci Mektub
- Yirmiikinci Mektub
- Yirmiüçüncü Mektub
- Yirmidördüncü Mektub
- Yirmibeşinci Mektub
- Yirmialtıncı Mektub
- Yirmiyedinci Mektub
- Yirmisekizinci Mektub
- Yirmidokuzuncu Mektub
- Birinci Kısım@Yirmidokuzuncu
- İkinci Risale olan İkinci Kısım
- Üçüncü Risale olan Üçüncü Kısım
- Beşinci Risale olan Beşinci Kısım
- Altıncı Risale olan Altıncı Kısım
- Altıncı Risale olan Altıncı Kısmın Zeyli
- Yedinci Kısım
- Sekizinci Kısım olan Rumuzat-ı Semaniye
- Dokuzuncu Kısım
- Zeyl
- Birinci Hatvede
- İkinci Hatvede
- Üçüncü Hatvede
- Dördüncü Hatvede
- Hâtime
- Elhasıl
- Otuzuncu Mektub
- Otuzbirinci Mektub
- Otuzikinci Mektub
- Otuzüçüncü Mektub
- İşarat-ı Gaybiye hakkında bir takriz
- Hakikat Çekirdekleri
- Fihriste-i Mektubat
- Hakikat Işıkları
Mektubat - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Mektubat - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
öyle geldi ki, mecbur oldular: "Aman dua et, kesilsin." Dua etti, birden kesildi.
İkinci Misal:
Tevatüre yakın meşhurdur ki: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, sahabe ve imana gelenler daha kırka vâsıl olmadan ve gizli ibadet etmekte iken dua etti:
اَللّٰهُمَّ اَعِزَّ اْلاِسْلَامَ بِعُمَرِ ابْنِ الْخَطَّابِ اَوْ بِعَمْرِو ابْنِ الْهِشَامِ
Bir-iki gün sonra, Hazret-i Ömer İbn-il Hattab imana geldi ve İslâmiyeti ilân ve i'zaz etmeye vesile oldu. "Faruk" ünvan-ı âlîsini aldı.
Üçüncü Misal:
Bazı sahabe-i güzine, ayrı ayrı maksadlar için dua etmiş. Duası öyle parlak bir surette kabul olmuş ki, o keramet-i duaiye, mu'cize derecesine çıkmış. Ezcümle, başta Buharî ve Müslim haber veriyorlar ki: İbn-i Abbas'a şöyle dua etmiş:
اَللّٰهُمَّ فَقِّهْهُ فِى الدّ۪ينِ وَعَلِّمْهُ التَّاْو۪يلَ
Duası öyle makbul olmuş ki; İbn-i Abbas, Tercüman-ül Kur'an ünvan-ı zîşanını ve Habr-ül Ümme, yani allâme-i ümmet rütbe-i âlîsini kazanmış. Hattâ çok genç iken, Hazret-i Ömer, onu ülema ve kudema-yı sahabe meclisine alıyordu.
Hem başta İmam-ı Buharî, ehl-i kütüb-ü sahiha haber veriyorlar ki: Enes'in vâlidesi, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'a niyaz etmiş ki: "Senin hâdimin olan Enes'in evlâd ve malı hakkında bereket ile dua et." O da dua etmiş:
اَللّٰهُمَّ اَكْثِرْ مَالَهُ وَوَلَدَهُ وَبَارِكْ لَهُ ف۪ى مَا اَعْطَيْتَهُ
demiş. Hazret-i Enes âhir ömründe kasem ile ilân ediyor ki: "Ben kendi elimle yüz evlâdımı defnetmişim. Benim malım ve servetim itibariyle de, hiçbirisi benim gibi mes'ud yaşamamış. Benim malımı görüyorsunuz ki pek çoktur. Bunlar, bütün dua-yı Nebeviyenin bereketindendir."
Hem başta İmam-ı Beyhakî, ehl-i hadîs haber veriyorlar ki: Aşere-i Mübeşşere'den Abdurrahman Bin Avf'a, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm kesret-i mal ve bereketle dua etmiş. O duanın bereketiyle o kadar servet kazanmış ki, bir defa yedi yüz deveyi yükleriyle beraber "fîsebilillah" tasadduk etmiş. İşte dua-yı Nebeviyenin bereketine bakınız, "Bârekâllah" deyiniz.
Hem İmam-ı Buharî başta olarak râviler naklediyorlar ki: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Urve İbn-i Ebî Ca'de'ye ticarette kâr ve kazanç için bereketle dua etmiş. Urve diyor ki: Ben bazı Kûfe çarşısında
İkinci Misal:
Tevatüre yakın meşhurdur ki: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, sahabe ve imana gelenler daha kırka vâsıl olmadan ve gizli ibadet etmekte iken dua etti:
اَللّٰهُمَّ اَعِزَّ اْلاِسْلَامَ بِعُمَرِ ابْنِ الْخَطَّابِ اَوْ بِعَمْرِو ابْنِ الْهِشَامِ
Bir-iki gün sonra, Hazret-i Ömer İbn-il Hattab imana geldi ve İslâmiyeti ilân ve i'zaz etmeye vesile oldu. "Faruk" ünvan-ı âlîsini aldı.
Üçüncü Misal:
Bazı sahabe-i güzine, ayrı ayrı maksadlar için dua etmiş. Duası öyle parlak bir surette kabul olmuş ki, o keramet-i duaiye, mu'cize derecesine çıkmış. Ezcümle, başta Buharî ve Müslim haber veriyorlar ki: İbn-i Abbas'a şöyle dua etmiş:
اَللّٰهُمَّ فَقِّهْهُ فِى الدّ۪ينِ وَعَلِّمْهُ التَّاْو۪يلَ
Duası öyle makbul olmuş ki; İbn-i Abbas, Tercüman-ül Kur'an ünvan-ı zîşanını ve Habr-ül Ümme, yani allâme-i ümmet rütbe-i âlîsini kazanmış. Hattâ çok genç iken, Hazret-i Ömer, onu ülema ve kudema-yı sahabe meclisine alıyordu.
Hem başta İmam-ı Buharî, ehl-i kütüb-ü sahiha haber veriyorlar ki: Enes'in vâlidesi, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'a niyaz etmiş ki: "Senin hâdimin olan Enes'in evlâd ve malı hakkında bereket ile dua et." O da dua etmiş:
اَللّٰهُمَّ اَكْثِرْ مَالَهُ وَوَلَدَهُ وَبَارِكْ لَهُ ف۪ى مَا اَعْطَيْتَهُ
demiş. Hazret-i Enes âhir ömründe kasem ile ilân ediyor ki: "Ben kendi elimle yüz evlâdımı defnetmişim. Benim malım ve servetim itibariyle de, hiçbirisi benim gibi mes'ud yaşamamış. Benim malımı görüyorsunuz ki pek çoktur. Bunlar, bütün dua-yı Nebeviyenin bereketindendir."
Hem başta İmam-ı Beyhakî, ehl-i hadîs haber veriyorlar ki: Aşere-i Mübeşşere'den Abdurrahman Bin Avf'a, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm kesret-i mal ve bereketle dua etmiş. O duanın bereketiyle o kadar servet kazanmış ki, bir defa yedi yüz deveyi yükleriyle beraber "fîsebilillah" tasadduk etmiş. İşte dua-yı Nebeviyenin bereketine bakınız, "Bârekâllah" deyiniz.
Hem İmam-ı Buharî başta olarak râviler naklediyorlar ki: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Urve İbn-i Ebî Ca'de'ye ticarette kâr ve kazanç için bereketle dua etmiş. Urve diyor ki: Ben bazı Kûfe çarşısında
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi