İşârât-ül İ'caz - Fihrist
İşârât-ül İ'caz - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
İşârât-ül İ'caz - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
4- İnsanların derece-i gafletlerine işarettir.
Muzafun ileyhsiz zikredildiğinden umumî bir tevessümü ifade eden
اَىُّ
kelimesi; hitabın umum kâinata şamil olup, yalnız farz-ı kifaye suretiyle haml-i emanete ve ibadete insanların tahsis edilmiş olduklarına işarettir. Öyle ise ibadette insanların kusurları, umum kâinata tecavüzdür.
Sonra
اَىُّ
kelimesinde bir icmal ve bir ibham vardır, çünki izafesiz zikredilmiştir. Onun o ibham ve icmali,
نَاس
kelimesiyle izale ve tafsil edildiğinden, aralarında bir icmal ve tafsil cezaleti meydana gelmiştir.
هَا
:
اَىُّ
nün muzafun ileyhine ivaz olmakla beraber,
يَا
edatıyla çağırılanları tenbih içindir.
نَاس
aslında nisyandan alınmış bir ism-i fâildir, vasfiyet-i asliyesi mülahazasıyla insanlara bir itaba işarettir. Yani: Ey İnsanlar! Ne için misak-ı ezelîyi unuttunuz... Fakat bir cihetten de insanlara bir mazeret yolunu gösteriyor. Yani: Sizin o misakı terketmeniz amden değil, belki sehiv ve nisyandan ileri gelmiştir.
اُعْبُدُوا
nidaya cevabdır. Mü'min, kâfir, münafık olan geçen tabakalar nida ile çağırıldıklarından;
اُعْبُدُوا
emri devam, itaat, ihlas, tevhid gibi her tabakaya münasib bir manayı ifade eder.
رَبَّكُمْ
: Rab ünvanı
اُعْبُدُوا
ile teklif edilen ibadete bir illet ve bir sebebe işarettir. Yani: Sizin terbiyeniz Rabbinizin elinde olduğundan, daima ona muhtaçsınız. Ve terbiyenize lâzım olan bütün levazımatı veren odur. Onun o nimetlerine şükür lâzımdır. Şükür ise ancak ibadettir.
اَلَّذ۪ى خَلَقَكُمْ:اَلَّذ۪ى
Esma-i mübhemeden olduğu için, merci' ve
Muzafun ileyhsiz zikredildiğinden umumî bir tevessümü ifade eden
اَىُّ
kelimesi; hitabın umum kâinata şamil olup, yalnız farz-ı kifaye suretiyle haml-i emanete ve ibadete insanların tahsis edilmiş olduklarına işarettir. Öyle ise ibadette insanların kusurları, umum kâinata tecavüzdür.
Sonra
اَىُّ
kelimesinde bir icmal ve bir ibham vardır, çünki izafesiz zikredilmiştir. Onun o ibham ve icmali,
نَاس
kelimesiyle izale ve tafsil edildiğinden, aralarında bir icmal ve tafsil cezaleti meydana gelmiştir.
هَا
:
اَىُّ
nün muzafun ileyhine ivaz olmakla beraber,
يَا
edatıyla çağırılanları tenbih içindir.
نَاس
aslında nisyandan alınmış bir ism-i fâildir, vasfiyet-i asliyesi mülahazasıyla insanlara bir itaba işarettir. Yani: Ey İnsanlar! Ne için misak-ı ezelîyi unuttunuz... Fakat bir cihetten de insanlara bir mazeret yolunu gösteriyor. Yani: Sizin o misakı terketmeniz amden değil, belki sehiv ve nisyandan ileri gelmiştir.
اُعْبُدُوا
nidaya cevabdır. Mü'min, kâfir, münafık olan geçen tabakalar nida ile çağırıldıklarından;
اُعْبُدُوا
emri devam, itaat, ihlas, tevhid gibi her tabakaya münasib bir manayı ifade eder.
رَبَّكُمْ
: Rab ünvanı
اُعْبُدُوا
ile teklif edilen ibadete bir illet ve bir sebebe işarettir. Yani: Sizin terbiyeniz Rabbinizin elinde olduğundan, daima ona muhtaçsınız. Ve terbiyenize lâzım olan bütün levazımatı veren odur. Onun o nimetlerine şükür lâzımdır. Şükür ise ancak ibadettir.
اَلَّذ۪ى خَلَقَكُمْ:اَلَّذ۪ى
Esma-i mübhemeden olduğu için, merci' ve
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi