İşârât-ül İ'caz - Fihrist
İşârât-ül İ'caz - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
İşârât-ül İ'caz - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
bilmek, ikinci bir hayatın olacağına da zihni ikna' ve icbar eder. Hal böyle iken, cahil telakki ettiğin o kâfirler, âlimler sırasına dâhildirler.
كُنْتُمْ
deki hitabdan, onların âlem-i zerratta dahi bir nevi vücud ve taayyünleri olduğu anlaşılıyor. Yoksa o zerrat, tesadüf ile rastgele muayyen cisimleri teşkil edemez.
اَمْوَاتًا
tabiri,
لَمْ يَكُنْ شَيْئًا مَذْكُورًا
nin mealine îmadır.
فَاَحْيَاكُمْ
: Bu
ف
takib ve ittisali ifade eder. Yani, mâkabliyle mâba'dinin arasında mesafe olmayacaktır. Halbuki burada, mevt ile hayat arasında uzun bir mesafe vardır. Evet fakat bu
ف
, Sâni'i isbat eden delillerin menşeine işarettir ki; o zerratın hiçbir vasıta ve esbab olmaksızın cemadiyetten hayvaniyete def'aten intikal etmesi, zihni Sâni'i ikrar etmeye mecbur eder. Ve keza o zerrat, mevat halinde iken vaziyetleri sabit olmadığından, şe'nleri ve iktizaları, fasılasız takibdir.
S-
اَحْيَاكُمْ
ün yerine ne için
صِرْتُمْ اَحْيَٓاءً
denilmemiştir?
C-
اَحْيَاكُمْ
, hayatın Cenab-ı Hak tarafından i'ta edildiğine sarahaten delalet eder.
صِرْتُمْ اَحْيَٓاءً
de o delalet yoktur. Yalnız "Hayat sahibi oldunuz" manasına delalet eder.
ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ
: Bunun yerine
تَمُوتُونَ
zikredilmemesi; mevtin, kaderin takdiriyle, kudretin büyük bir tasarrufu olduğuna işarettir. Evet ömr-ü tabiîsini bitirip sonra ölenler pek azdır. Kısm-ı a'zamı, ömr-ü tabiîsi esnasında ölürler. Demek mevt, tabiî bir netice değildir; ancak cesedin inhilaliyle dağılmasından ibarettir, yoksa ruhun fenasıyla değildir. Mevt ile cesed dağılır, ruh bâki kalır.
ثُمَّ يُحْي۪يكُمْ
: Mâkabliyle mâba'di arasında bu'd-u mesafeyi ifade eden
ثُمَّ
, imate ile ikinci ihya arasında kocaman âlem-i berzahın fâsıla olduğuna işarettir.
كُنْتُمْ
deki hitabdan, onların âlem-i zerratta dahi bir nevi vücud ve taayyünleri olduğu anlaşılıyor. Yoksa o zerrat, tesadüf ile rastgele muayyen cisimleri teşkil edemez.
اَمْوَاتًا
tabiri,
لَمْ يَكُنْ شَيْئًا مَذْكُورًا
nin mealine îmadır.
فَاَحْيَاكُمْ
: Bu
ف
takib ve ittisali ifade eder. Yani, mâkabliyle mâba'dinin arasında mesafe olmayacaktır. Halbuki burada, mevt ile hayat arasında uzun bir mesafe vardır. Evet fakat bu
ف
, Sâni'i isbat eden delillerin menşeine işarettir ki; o zerratın hiçbir vasıta ve esbab olmaksızın cemadiyetten hayvaniyete def'aten intikal etmesi, zihni Sâni'i ikrar etmeye mecbur eder. Ve keza o zerrat, mevat halinde iken vaziyetleri sabit olmadığından, şe'nleri ve iktizaları, fasılasız takibdir.
S-
اَحْيَاكُمْ
ün yerine ne için
صِرْتُمْ اَحْيَٓاءً
denilmemiştir?
C-
اَحْيَاكُمْ
, hayatın Cenab-ı Hak tarafından i'ta edildiğine sarahaten delalet eder.
صِرْتُمْ اَحْيَٓاءً
de o delalet yoktur. Yalnız "Hayat sahibi oldunuz" manasına delalet eder.
ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ
: Bunun yerine
تَمُوتُونَ
zikredilmemesi; mevtin, kaderin takdiriyle, kudretin büyük bir tasarrufu olduğuna işarettir. Evet ömr-ü tabiîsini bitirip sonra ölenler pek azdır. Kısm-ı a'zamı, ömr-ü tabiîsi esnasında ölürler. Demek mevt, tabiî bir netice değildir; ancak cesedin inhilaliyle dağılmasından ibarettir, yoksa ruhun fenasıyla değildir. Mevt ile cesed dağılır, ruh bâki kalır.
ثُمَّ يُحْي۪يكُمْ
: Mâkabliyle mâba'di arasında bu'd-u mesafeyi ifade eden
ثُمَّ
, imate ile ikinci ihya arasında kocaman âlem-i berzahın fâsıla olduğuna işarettir.
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi