İşârât-ül İ'caz - Fihrist
İşârât-ül İ'caz - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
İşârât-ül İ'caz - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
istihya mahalli, "darb" olurdu. Halbuki istihyanın mahalli, "baûda"dır.
مَثَلاً
: Bundan murad, temsilin hâsiyeti olan aklî bir şeyi, hissî bir şeyle ve aslı olmayan mevhum birşeyi muhakkak ve mevcud olan bir şeyle ve gaib olan birşeyi, hazır bir şeyle tasvir etmektir.
مَثَلاً
deki tenkirden anlaşılır ki, burada medar-ı nazar, bizzât meselin zâtıdır, sıfatları değildir. Sıfatları ise makamın iktizasına veya mümessel-i lehin haline havale edilmiştir.
مَا
tamimi ifade ettiğinden, kaidenin umumî olduğuna işarettir ki, cevab yalnız onların itiraz ettikleri şeye münhasır kalmasın.
بَعُوضَةً
: Pek çok küçük ve hakir şeyler ve hayvanlar bulunduğu halde baûdanın tahsisi, ind-el bülega temsil için istimali çok olduğuna binaendir.
فَمَا فَوْقَهَا
Yani: Kıymet ve belâgatça baûdanın (sinek) mâfevki veya küçüklükte baûdanın madûnu veyahud hem kıymette hem küçüklükte baûdanın madûnu olan şeyler. Fakat
مَا فَوْقَهَا
tabiri, küçük şeyin belâgatça daha garib, hilkatçe daha acib olduğuna işarettir.
فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْ وَ اَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَيَقُولُونَ مَاذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلاً
Bu cümlenin evvelki cümleden teferru' ve teşa'ub ettiğini ifade eden
ف
, bu cümleyi her iki şıkkıyla intac eden zımnî ve gizli bir delile
مَثَلاً
: Bundan murad, temsilin hâsiyeti olan aklî bir şeyi, hissî bir şeyle ve aslı olmayan mevhum birşeyi muhakkak ve mevcud olan bir şeyle ve gaib olan birşeyi, hazır bir şeyle tasvir etmektir.
مَثَلاً
deki tenkirden anlaşılır ki, burada medar-ı nazar, bizzât meselin zâtıdır, sıfatları değildir. Sıfatları ise makamın iktizasına veya mümessel-i lehin haline havale edilmiştir.
مَا
tamimi ifade ettiğinden, kaidenin umumî olduğuna işarettir ki, cevab yalnız onların itiraz ettikleri şeye münhasır kalmasın.
بَعُوضَةً
: Pek çok küçük ve hakir şeyler ve hayvanlar bulunduğu halde baûdanın tahsisi, ind-el bülega temsil için istimali çok olduğuna binaendir.
فَمَا فَوْقَهَا
Yani: Kıymet ve belâgatça baûdanın (sinek) mâfevki veya küçüklükte baûdanın madûnu veyahud hem kıymette hem küçüklükte baûdanın madûnu olan şeyler. Fakat
مَا فَوْقَهَا
tabiri, küçük şeyin belâgatça daha garib, hilkatçe daha acib olduğuna işarettir.
فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْ وَ اَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَيَقُولُونَ مَاذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلاً
Bu cümlenin evvelki cümleden teferru' ve teşa'ub ettiğini ifade eden
ف
, bu cümleyi her iki şıkkıyla intac eden zımnî ve gizli bir delile
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi