İman ve Küfür Müv. - Fihrist
- İman ve Küfür
- Bu asırda ikinci dehşetli hal
- Birinci Söz
- İkinci Söz
- Üçüncü Söz
- Dördüncü Söz
- Beşinci Söz
- Altıncı Söz
- Yedinci Söz
- Sekizinci Söz
- Onikinci Söz
- Onüçüncü Sözün İkinci Makamı
- Onyedinci Söz
- Yirmiüçüncü Söz
- Yirmidördüncü Söz'den
- Yirmibeşinci Söz'den İkinci Cilve@İkinci Cilve
- Meyve Risalesinden 10.meselenin hatimesi iki haşiye@Onuncu mes'elenin
- Yirmialtıncı Söz'den
- Otuzuncu Söz'den Birinci Maksad@Birinci Maksad
- Otuzikinci Söz'den İkinci Nokta'nın İkinci Mebhası@İkinci Nokta
- Birinci Lem'a
- Onyedinci Lem'adan Beşinci Nota@Beşinci Nota
- Yirmidördüncü Lem'a
- Birinci Mektub'un Dördüncü Suali
- Dokuzuncu Mektub'dan
- Yirmidokuzuncu Mektub'dan Beşinci Risale olan Beşinci Kısım@Beşinci Risale
- Gençlik Rehberi'nden
- Birden ihtar edilen bir mes'ele-i mühimme
- Meyve Risalesi'nden
- Elhüccetüzzehra'nın İkinci Makamı
- Yirmidokuzuncu Lem'adan İkinci Bâb@İkinci Bâb
- Lemaat'tan
İman ve Küfür Müv. - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
İman ve Küfür Müv. - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
yoluyla nâil olmuştur. Ve keza, rahm-ı maderden dünyaya gelen çocuk, mahud tünelde çektiği sıkıcı, ezici zahmet neticesinde dünya saadetine nâil oluyor.
Arka Cihet:
Yani geride gelenlere felsefe nazarıyla bakılırsa; "Yahu bunlar nereden nereye gidiyorlar ve ne için dünya memleketine gelmişlerdir?" diye edilen suale bir cevab alınamadığından -tabiî- hayret ve tereddüd azabı içinde kalınır.
Fakat nur-u iman gözlüğüyle bakarsa, insanların kâinat sergisinde teşhir edilen garib acib kudretin mu'cizelerini görmek ve mütalaa etmek için Sultan-ı Ezelî tarafından gönderilmiş mütalaacı olduklarını anlar. Ve bunlar o mu'cizelerin derece-i kıymet ve azametine ve Sultan-ı Ezelî'nin azametine derece-i delaletlerine kesb-i vukuf ettikleri nisbetinde derece ve numara aldıktan sonra yine Sultan-ı Ezelî'nin memleketine dönüp gideceklerini anlar. Ve bu anlayış nimetini kendisine îras eden iman nimetine "Elhamdülillah" diyecektir.
İhtar: Mezkûr zulmetleri izale eden iman nimetine "Elhamdülillah" diye edilen hamd dahi bir nimet olduğundan, ona da bir hamd lâzımdır. Bu ikinci hamda da üçüncü bir hamd, üçüncüye de dördüncü bir hamd lâzımdır.
وَهَلُمَّ جَرًّا
Demek bir hamd-i vâhidden doğan hamdlerden ibaret gayr-ı mütenahî bir silsile-i hamdiye husule geliyor.
İkinci Nokta:
Cihat-ı sitteyi tenvir eden iman nimetine de Elhamdülillah demesi lâzımdır. Çünki, iman cihat-ı sittenin zulümatını izale etmekle def'-ul bela kabîlinden büyük bir nimet sayıldığı gibi -tabiî- o cihat-ı sitteyi tenvir ettiği cihetle de celb-ül menafi' kabîlinden ikinci
Arka Cihet:
Yani geride gelenlere felsefe nazarıyla bakılırsa; "Yahu bunlar nereden nereye gidiyorlar ve ne için dünya memleketine gelmişlerdir?" diye edilen suale bir cevab alınamadığından -tabiî- hayret ve tereddüd azabı içinde kalınır.
Fakat nur-u iman gözlüğüyle bakarsa, insanların kâinat sergisinde teşhir edilen garib acib kudretin mu'cizelerini görmek ve mütalaa etmek için Sultan-ı Ezelî tarafından gönderilmiş mütalaacı olduklarını anlar. Ve bunlar o mu'cizelerin derece-i kıymet ve azametine ve Sultan-ı Ezelî'nin azametine derece-i delaletlerine kesb-i vukuf ettikleri nisbetinde derece ve numara aldıktan sonra yine Sultan-ı Ezelî'nin memleketine dönüp gideceklerini anlar. Ve bu anlayış nimetini kendisine îras eden iman nimetine "Elhamdülillah" diyecektir.
İhtar: Mezkûr zulmetleri izale eden iman nimetine "Elhamdülillah" diye edilen hamd dahi bir nimet olduğundan, ona da bir hamd lâzımdır. Bu ikinci hamda da üçüncü bir hamd, üçüncüye de dördüncü bir hamd lâzımdır.
وَهَلُمَّ جَرًّا
Demek bir hamd-i vâhidden doğan hamdlerden ibaret gayr-ı mütenahî bir silsile-i hamdiye husule geliyor.
İkinci Nokta:
Cihat-ı sitteyi tenvir eden iman nimetine de Elhamdülillah demesi lâzımdır. Çünki, iman cihat-ı sittenin zulümatını izale etmekle def'-ul bela kabîlinden büyük bir nimet sayıldığı gibi -tabiî- o cihat-ı sitteyi tenvir ettiği cihetle de celb-ül menafi' kabîlinden ikinci
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi