Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
İçtihad Risalesi
İçtihad Risalesi - Fihrist
  • İÇTİHAD RİSALESİ
  • Yirmiyedinci Söz
    • Birincisi
    • İkincisi
    • Üçüncüsü
    • Dördüncüsü
    • Beşincisi
    • Altıncısı
    • Hâtime
    • Sahabeler hakkındadır
      • Birinci Hikmet
      • İkinci Sebeb
      • Üçüncü Sebeb
        • Birinci Vecih
        • İkinci Vecih
        • Üçüncü Vecih
      • Sual
  • Yirmialtıncı Mektub
  • Yirmidokuzuncu Mektub'un Birinci Kısmı
    • Birincisi
    • İkinci Nükte
    • Üçüncü Nükte
    • Dördüncü Nükte
    • Beşinci Nükte
    • Altıncı Nükte
    • Yedinci Nükte
    • Sekizinci Nükte
    • Dokuzuncu Nükte
  • İşarat-ı Seb'a
    • Birinci İşaret
    • İkinci İşaret
    • Üçüncü İşaret
    • Dördüncü İşaret
    • Yedinci İşaret yani Üçüncü Sual
İçtihad Risalesi - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

İçtihad Risalesi - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
marifetullahta ileri gider. Sahabelerin dünyası ise, işte o iki yüzdedir. Dünyayı âhiret mezraası görüp, ekip biçmişler. Mevcudatı, esma-i İlahiyenin âyinesi görüp, müştakane temaşa edip bakmışlar. Fena-i dünya ise, fâni yüzüdür ki, insanın hevesatına bakar.

Üçüncü Sual:

Tarîkatlar, hakikatların yollarıdır. Tarîkatların içerisinde en meşhur ve en yüksek ve cadde-i kübra iddia olunan tarîk-ı Nakşbendî hakkında, o tarîkatın kahramanlarından ve imamlarından bazıları esasını böyle tarif etmişler. Demişler ki:

دَرْ طَر۪يقِ نَقْشِبَنْد۪ى لَازِمْ اٰمَدْ چَارْ تَرْكْ

تَرْكِ دُنْيَا تَرْكِ عُقْبٰى تَرْكِ هَسْت۪ى تَرْكِ تَرْكْ

Yani, tarîk-ı Nakşîde dört şeyi bırakmak lâzım. Hem dünyayı, hem nefis hesabına âhireti dahi maksud-u hakikî yapmamak, hem vücudunu unutmak, hem ucbe, fahre girmemek için bu terkleri düşünmemektir. Demek hakikî marifetullah ve kemalât-ı insaniye terk-i masiva ile olur?

Elcevab:

Eğer insan yalnız bir kalbden ibaret olsaydı; bütün masivayı terk, hattâ esma ve sıfâtı dahi bırakmak, yalnız Cenab-ı Hakk'ın zâtına


 /  
80
Kitap Ekle