Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Hutbe-i Şamiye
    Hutbe-i Şamiye - Fihrist
    • HUTBE-İ ŞAMİYE
    • Arabî Hutbe-i Şamiye'nin Mukaddimesidir
    • Arabî Hutbe-i Şamiye Eserinin Tercümesi
      • BİRİNCİ KELİME
      • İKİNCİ KELİME
      • ÜÇÜNCÜ KELİME
      • DÖRDÜNCÜ KELİME
      • BEŞİNCİ KELİME
      • ALTINCI KELİME
    • Arabî Hutbe-i Şamiye'nin Zeyli'nin kısa bir tercümesi
    • HUTBE-İ ŞAMİYE'NİN ZEYLİNİN ZEYLİ
    • Yaşasın Şeriat-ı Garra
    • Yaşasın Şeriat-ı Ahmedî (A.S.M.)
    • İhtar-ı Mahsus
    • Hakikat
    • Sadâ-yı Hakikat
    • Redd-ül Evham
    • HUTBE-İ ŞAMİYE'NİN BİRİNCİ ZEYLİNİN ZEYLİNDEN SON PARÇADIR
      • Asakire Hitab
      • Cem'iyetlere İhtar-ı Mühim
    • Hakikat Çekirdekleri
    • Hutbe-i Şamiye'nin İkinci Zeyli'nin İkinci Kısmı
    • Sure-i İhlas'ın Bir Remzi
    • Gıybetin derece-i şenaatı
    Hutbe-i Şamiye - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Hutbe-i Şamiye - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    ise, Sâni'-i Zülcelal'in kudretine iftira etmektir.

    Küfür, bütün enva'ıyla kizbdir, yalancılıktır. İman sıdktır, doğruluktur. Bu sırra binaen kizb ve sıdkın ortasında hadsiz bir mesafe var; şark ve garb kadar birbirinden uzak olmak lâzım geliyor. Nar ve nur gibi birbirine girmemek lâzım. Halbuki gaddar siyaset ve zalim propaganda birbirini karıştırmış, beşerin kemalâtını da karıştırmış.

    {Haşiye: Ey kardeşlerim! Kırkbeş sene evvel Eski Said'in bu dersinden anlaşılıyor ki; o Said siyasetle, içtimaiyat-ı İslâmiye ile ziyade alâkadardır. Fakat sakın zannetmeyiniz ki; o, dini siyasete âlet veya vesile yapmak mesleğinde gitmiş. Hâşâ belki o bütün kuvvetiyle siyaseti dine âlet ediyormuş. Ve derdi ki: "Dinin bir hakikatını bin siyasete tercih ederim." Evet o zamanda kırk-elli sene evvel hissetmiş ki, bazı münafık zındıkların siyaseti dinsizliğe âlet etmeğe teşebbüs niyetlerine ve fikirlerine mukabil, o da bütün kuvvetiyle siyaseti İslâmiyetin hakaikına bir hizmetkâr, bir âlet yapmağa çalışmış.

    Fakat o zamandan yirmi sene sonra gördü ki: O gizli münafık zındıkların garblılaşmak bahanesiyle, siyaseti dinsizliğe âlet yapmalarına mukabil, bir kısım dindar ehl-i siyaset dini siyaset-i İslâmiyeye âlet etmeğe çalışmışlardı. İslâmiyet güneşi yerdeki ışıklara âlet ve tâbi olamaz. Ve âlet yapmak İslâmiyetin kıymetini tenzil etmektir, büyük bir cinayettir. Hattâ Eski Said o çeşit siyaset tarafgirliğinden gördü ki:

    Bir sâlih âlim kendi fikr-i siyasîsine muvafık bir münafığı hararetle sena etti ve siyasetine muhalif bir sâlih hocayı tenkid ve tefsik etti.

    Eski Said ona dedi: "Bir şeytan senin fikrine yardım etse, rahmet okutacaksın. Senin fikr-i siyasiyene muhalif bir melek olsa, lanet edeceksin." Bunun için Eski Said:

    اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ وَ السِّيَاسَةِ

    dedi. Ve otuzbeş seneden beri siyaseti terk etti.

    Said Nursî }


     /  
    158
    Kitap Ekle