Hutbe-i Şamiye - Fihrist
- HUTBE-İ ŞAMİYE
- Arabî Hutbe-i Şamiye'nin Mukaddimesidir
- Arabî Hutbe-i Şamiye Eserinin Tercümesi
- Arabî Hutbe-i Şamiye'nin Zeyli'nin kısa bir tercümesi
- HUTBE-İ ŞAMİYE'NİN ZEYLİNİN ZEYLİ
- Yaşasın Şeriat-ı Garra
- Yaşasın Şeriat-ı Ahmedî (A.S.M.)
- İhtar-ı Mahsus
- Hakikat
- Sadâ-yı Hakikat
- Redd-ül Evham
- HUTBE-İ ŞAMİYE'NİN BİRİNCİ ZEYLİNİN ZEYLİNDEN SON PARÇADIR
- Hakikat Çekirdekleri
- Hutbe-i Şamiye'nin İkinci Zeyli'nin İkinci Kısmı
- Sure-i İhlas'ın Bir Remzi
- Gıybetin derece-i şenaatı
Hutbe-i Şamiye - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Hutbe-i Şamiye - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
Hâlık-ı Arz ve Semavat'ın Kadîr, Alîm, Rab, Allah ve Rabb-üs Semavati ve-l Arz ve Müsahhir-üş Şemsi ve-l Kamer isimleri rahmet, azamet, rububiyet burçlarında güneş gibi tulû' ettiler. O karanlıklı, vahşetli, dehşetli âlemi öyle ışıklandırdılar ki; o halette, benim imanlı gözüme küre-i arz gayet muntazam, müsahhar, mükemmel, hoş, emniyetli, herkesin erzakı içinde bir seyahat gemisi ve tenezzüh ve keyif ve ticaret için müheyya edilmiş ve zîruhları güneşin etrafında, memleket-i Rabbaniyede gezdirmek ve yaz ve bahar ve güzün mahsulâtını rızık isteyenlere getirmek için bir gemi, bir tayyare, bir şimendifer hükmünde gördüm. Küre-i arzın zerratı adedince "Elhamdülillahi alâ nimet-il iman" dedim.
İşte buna kıyasen Risale-i Nur'da pekçok müvazenelerle ehl-i sefahet ve dalalet, dünyada dahi bir manevî cehennem içinde azab çektiklerini ve ehl-i iman ve salahat, dünyada dahi bir manevî cennet içinde, İslâmiyet ve insaniyet midesiyle ve imanın tecelliyatıyla ve cilveleriyle, manevî cennet lezzetleri tadabilirler. Belki derece-i imanlarına göre istifade edebilirler.
İşte buna kıyasen Risale-i Nur'da pekçok müvazenelerle ehl-i sefahet ve dalalet, dünyada dahi bir manevî cehennem içinde azab çektiklerini ve ehl-i iman ve salahat, dünyada dahi bir manevî cennet içinde, İslâmiyet ve insaniyet midesiyle ve imanın tecelliyatıyla ve cilveleriyle, manevî cennet lezzetleri tadabilirler. Belki derece-i imanlarına göre istifade edebilirler.
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi