Hutbe-i Şamiye - Fihrist
- HUTBE-İ ŞAMİYE
- Arabî Hutbe-i Şamiye'nin Mukaddimesidir
- Arabî Hutbe-i Şamiye Eserinin Tercümesi
- Arabî Hutbe-i Şamiye'nin Zeyli'nin kısa bir tercümesi
- HUTBE-İ ŞAMİYE'NİN ZEYLİNİN ZEYLİ
- Yaşasın Şeriat-ı Garra
- Yaşasın Şeriat-ı Ahmedî (A.S.M.)
- İhtar-ı Mahsus
- Hakikat
- Sadâ-yı Hakikat
- Redd-ül Evham
- HUTBE-İ ŞAMİYE'NİN BİRİNCİ ZEYLİNİN ZEYLİNDEN SON PARÇADIR
- Hakikat Çekirdekleri
- Hutbe-i Şamiye'nin İkinci Zeyli'nin İkinci Kısmı
- Sure-i İhlas'ın Bir Remzi
- Gıybetin derece-i şenaatı
Hutbe-i Şamiye - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Hutbe-i Şamiye - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
Sual:
Sen imzanı bazan Bedîüzzaman yazıyorsun. Lakab medhi îma eder?
Cevab:
Medih için değildir. Kusurlarımı, sened-i özrümü, mazeretimi bu ünvan ile ibraz ediyorum. Zira bedî', garib demektir. Benim ahlâkım suretim gibi ve üslûb-u beyanım elbisem gibi garibdir, muhaliftir. Görenekle revaçta olan muhakemat ve esalîbi, benim üslûb ve muhakematımla mikyas ve mihenk itibar yapmamayı bu ünvanın lisan-ı haliyle rica ediyorum. Hem de muradım bedî', acib demektir.
اِلَىَّ لَعَمْر۪ى قَصْدُ كُلِّ عَج۪يبَةٍ ٭ كَاَنّ۪ى عَج۪يبٌ ف۪ى عُيُونِ الْعَجَائِبِ
mâsadak oldum. Bir misali budur: Bir senedir İstanbul'a geldim, yüz senenin inkılabatını gördüm.
وَالسَّلَامُ عَلٰى مَنِ اتَّبَعَ الْهُدٰى
Cemi' mü'minlerin lisanıyla insanların adedi kadar deriz: Yaşasın Şeriat-ı Ahmedî!.. (Aleyhissalâtü Vesselâm).
Bedîüzzaman
Said Nursî
Sen imzanı bazan Bedîüzzaman yazıyorsun. Lakab medhi îma eder?
Cevab:
Medih için değildir. Kusurlarımı, sened-i özrümü, mazeretimi bu ünvan ile ibraz ediyorum. Zira bedî', garib demektir. Benim ahlâkım suretim gibi ve üslûb-u beyanım elbisem gibi garibdir, muhaliftir. Görenekle revaçta olan muhakemat ve esalîbi, benim üslûb ve muhakematımla mikyas ve mihenk itibar yapmamayı bu ünvanın lisan-ı haliyle rica ediyorum. Hem de muradım bedî', acib demektir.
اِلَىَّ لَعَمْر۪ى قَصْدُ كُلِّ عَج۪يبَةٍ ٭ كَاَنّ۪ى عَج۪يبٌ ف۪ى عُيُونِ الْعَجَائِبِ
mâsadak oldum. Bir misali budur: Bir senedir İstanbul'a geldim, yüz senenin inkılabatını gördüm.
وَالسَّلَامُ عَلٰى مَنِ اتَّبَعَ الْهُدٰى
Cemi' mü'minlerin lisanıyla insanların adedi kadar deriz: Yaşasın Şeriat-ı Ahmedî!.. (Aleyhissalâtü Vesselâm).
Bedîüzzaman
Said Nursî
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi