Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Hizmet Rehberi
    Hizmet Rehberi - Fihrist
    • Hizmet Rehberi
    • MUKADDİME
    • Mektublar@#11
    • Üstad Bedîüzzaman'ın vefatından önce vermiş olduğu son desrtir
    • Nur Talebelerinin mektubu@#238
    • Avrupa Nur Talebelerinin mektubu@Pek muhterem
    Hizmet Rehberi - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Hizmet Rehberi - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    büyük günahları serbest işleyip istiğfar etmemek ve aldırmamak, o imandan hissesi olmadığına delildir. Her ne ise...

    Evlâdlarım, ehemmiyetli bir hâdise size bu uzun mes'eleyi kısaca beyan etmeye sebeb oldu. Şimdilik sizlere Risale-i Nur'un ehemmiyetli şakirdleri nazarıyla bakıyorum. Mustafa Oruç çok tali'lidir ki, kendi sisteminde ve ruhunda ve ciddiyetinde, az bir zamanda sizleri buldu. Bir iken on Mustafa oldu. (Emirdağ Lâhikası (I) 202)

    * * *


    Aziz kardeşim!

    Senin birinci sualin ki:

    Sahabeler nazar-ı velayetle müfsidleri neden keşfedemediler? Tâ Hulefa-yı Raşidîn'in üçünün şehadetini netice verdi. Halbuki küçük Sahabelere, büyük velilerden daha büyük deniliyor?

    Elcevab:

    Bunda iki makam var.

    BİRİNCİ MAKAM:

    Dakik bir sırr-ı velayetin beyanıyla sual halledilir. Şöyle ki:

    Sahabelerin velayeti, velayet-i kübra denilen, veraset-i nübüvvetten gelen, berzah tarîkına uğramayarak, doğrudan doğruya zahirden hakikata geçip, akrebiyet-i İlahiyenin inkişafına bakan bir velayettir ki, o

     /  
    245
    Kitap Ekle