Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Haşir Risalesi
Haşir Risalesi - Fihrist
  • HAŞİR RİSALESİ
  • Haşir Bahsi
  • Birinci Suret
  • İkinci Suret
  • Üçüncü Suret
  • Dördüncü Suret
  • Beşinci Suret
  • Altıncı Suret
  • Yedinci Suret
  • Sekizinci Suret
  • Dokuzuncu Suret
  • Onuncu Suret
  • Onbirinci Suret
  • Onikinci Suret
  • Mukaddime
  • BİRİNCİ İŞARET
  • İKİNCİ İŞARET
  • ÜÇÜNCÜ İŞARET
  • DÖRDÜNCÜ İŞARET
    • Birinci Hakikat
    • İkinci Hakikat
    • Üçüncü Hakikat
    • Dördüncü Hakikat
    • Beşinci Hakikat
    • Altıncı Hakikat
    • Yedinci Hakikat
    • Sekizinci Hakikat
    • Dokuzuncu Hakikat
    • Onuncu Hakikat
    • Onbirinci Hakikat
    • Onikinci Hakikat
    • Hâtime
  • ONUNCU SÖZ'ÜN MÜHİM BİR ZEYLİ
    • BİRİNCİ NOKTA
    • İKİNCİ NOKTA
  • Zeylin İkinci Parçası
  • Zeylin Üçüncü Parçası
  • Zeylin Dördüncü Parçası
  • Zeylin Beşinci Parçası
Haşir Risalesi - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Haşir Risalesi - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
Belki vücudda kısa bir zaman toplanıp, matlub bir vaziyet alıp; tâ suretleri alınsın, timsalleri tutulsun, manaları bilinsin, neticeleri zabtedilsin. Meselâ, ehl-i ebed için daimî manzaralar nescedilsin. Hem âlem-i bekada başka gayelere medar olsun.

Eşya beka için yaratıldığını, fena için olmadığını; belki sureten fena ise de tamam-ı vazife ve terhis olduğu bununla anlaşılıyor ki: Fâni bir şey bir cihetle fenaya gider, çok cihetlerle bâki kalır. Meselâ kudret kelimelerinden olan şu çiçeğe bak ki; kısa bir zamanda o çiçek tebessüm edip bize bakar, der-akab fena perdesinde saklanır. Fakat senin ağzından çıkan kelime gibi o gider, fakat binler misallerini kulaklara tevdi' eder. Dinleyen akıllar adedince, manalarını akıllarda ibka eder. Çünki vazifesi olan ifade-i mana bittikten sonra kendisi gider, fakat onu gören her şeyin hâfızasında zahirî suretini ve herbir tohumunda manevî mahiyetini bırakıp öyle gidiyor. Güya her hâfıza ile her tohum; hıfz-ı zîneti için birer fotoğraf ve devam-ı bekası için birer menzildirler. En basit

 /  
153
Kitap Ekle