Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Haşir Risalesi
Haşir Risalesi - Fihrist
  • HAŞİR RİSALESİ
  • Haşir Bahsi
  • Birinci Suret
  • İkinci Suret
  • Üçüncü Suret
  • Dördüncü Suret
  • Beşinci Suret
  • Altıncı Suret
  • Yedinci Suret
  • Sekizinci Suret
  • Dokuzuncu Suret
  • Onuncu Suret
  • Onbirinci Suret
  • Onikinci Suret
  • Mukaddime
  • BİRİNCİ İŞARET
  • İKİNCİ İŞARET
  • ÜÇÜNCÜ İŞARET
  • DÖRDÜNCÜ İŞARET
    • Birinci Hakikat
    • İkinci Hakikat
    • Üçüncü Hakikat
    • Dördüncü Hakikat
    • Beşinci Hakikat
    • Altıncı Hakikat
    • Yedinci Hakikat
    • Sekizinci Hakikat
    • Dokuzuncu Hakikat
    • Onuncu Hakikat
    • Onbirinci Hakikat
    • Onikinci Hakikat
    • Hâtime
  • ONUNCU SÖZ'ÜN MÜHİM BİR ZEYLİ
    • BİRİNCİ NOKTA
    • İKİNCİ NOKTA
  • Zeylin İkinci Parçası
  • Zeylin Üçüncü Parçası
  • Zeylin Dördüncü Parçası
  • Zeylin Beşinci Parçası
Haşir Risalesi - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Haşir Risalesi - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
istirhamkârane ile yalvarıyor ki: Güya bütün mevcudata, semavata, arşa işittirip vecde getirip duasına: "Âmîn, Allahümme âmîn" dedirtiyor.

{(Haşiye): Evet şu âlemin mutasarrıfı, bütün tasarrufatı bilmüşahede şuurane, alîmane, hakîmane olduğu halde; hiçbir cihetle mümkün değildir ki; o mutasarrıf, kendi masnuatı içinde en mümtaz bir ferdin harekâtına şuuru ve ıttılaı bulunmasın. Hem hiçbir cihetle mümkün değildir ki; o Mutasarrıf-ı Alîm, o ferd-i mümtazın harekâtına ve daavâtına (dualarına) ıttılaı bulunduğu halde ona karşı lâkayd kalsın, ehemmiyet vermesin. Hem hiçbir cihetle mümkün değildir ki; o Mutasarrıf-ı Kadîr-i Rahîm; onun dualarına lâkayd kalmadığı halde, o duaları kabul etmesin. Evet Zât-ı Ahmediye'nin (A.S.M.) nuruyla âlemin şekli değişti. İnsan ve bütün kâinatın mahiyet-i hakikiyeleri o nur, o ziya ile inkişaf etti ve göründü ki: Şu kâinatın mevcudatı; esma-i İlahiyeyi okutan birer mektubat-ı Samedaniye, birer muvazzaf memur ve bekaya mazhar kıymettar ve manidar birer mevcuddurlar. Eğer o nur olmasa idi, mevcudat fena-yı mutlaka mahkûm ve kıymetsiz, manasız, faidesiz, abes, karmakarışık, tesadüf oyuncağı bir zulmet-i evham içinde kalırdı. İşte şu sırdandır ki: İnsanlar Zât-ı Ahmediye'nin (A.S.M.) duasına âmîn dedikleri gibi, arş ve ferş ve seradan süreyyaya kadar bütün mevcudat onun nuruyla iftihar edip, alâkadarlık gösteriyorlar. Zâten ubudiyet-i Ahmediyenin (A.S.M.) ruhu, duadır. Belki kâinatın harekâtı ve hidematı, bir nevi duadır. Meselâ: Bir çekirdeğin hareketi; Hâlıkından, bir ağaç olmasına bir nevi duadır.}


 /  
153
Kitap Ekle