Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Haşir Risalesi
    Haşir Risalesi - Fihrist
    • HAŞİR RİSALESİ
    • Haşir Bahsi
    • Birinci Suret
    • İkinci Suret
    • Üçüncü Suret
    • Dördüncü Suret
    • Beşinci Suret
    • Altıncı Suret
    • Yedinci Suret
    • Sekizinci Suret
    • Dokuzuncu Suret
    • Onuncu Suret
    • Onbirinci Suret
    • Onikinci Suret
    • Mukaddime
    • BİRİNCİ İŞARET
    • İKİNCİ İŞARET
    • ÜÇÜNCÜ İŞARET
    • DÖRDÜNCÜ İŞARET
      • Birinci Hakikat
      • İkinci Hakikat
      • Üçüncü Hakikat
      • Dördüncü Hakikat
      • Beşinci Hakikat
      • Altıncı Hakikat
      • Yedinci Hakikat
      • Sekizinci Hakikat
      • Dokuzuncu Hakikat
      • Onuncu Hakikat
      • Onbirinci Hakikat
      • Onikinci Hakikat
      • Hâtime
    • ONUNCU SÖZ'ÜN MÜHİM BİR ZEYLİ
      • BİRİNCİ NOKTA
      • İKİNCİ NOKTA
    • Zeylin İkinci Parçası
    • Zeylin Üçüncü Parçası
    • Zeylin Dördüncü Parçası
    • Zeylin Beşinci Parçası
    Haşir Risalesi - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Haşir Risalesi - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    Altıncı Suret:

    İşte gel bak, bu muhteşem şimendiferler, tayyareler, techizatlar, depolar, sergiler, icraatlar gösteriyorlar ki, perde arkasında pek muhteşem bir saltanat vardır,

    {(Haşiye): Meselâ: Nasıl şu zamanda manevra meydanında harb usûlünde, "Silâh al, süngü tak." emriyle koca bir ordu baştan başa dikenli bir meşegâha benzediği gibi; her bir bayram gününde resm-i geçit için: "Formalarınızı takıp, nişanlarınızı asınız." emrine karşı ordugâh, seraser rengârenk çiçek açmış müzeyyen bir bahçeyi temsil ettiği misillü; öyle de rûy-i zemin meydanında, Sultan-ı Ezelî'nin nihayetsiz enva'-ı cünudundan melek ve cinn ve ins ve hayvanlar gibi şuursuz nebatat taifesi dahi, hıfz-ı hayat cihadında Emr-i

    كُنْ فَيَكُونُ

    ile: "Müdafaa için silâhlarınızı ve cihazatınızı takınız." emr-i İlahîyi aldıkları vakit, zemin baştan aşağıya bütün ondaki dikenli ağaçlar ve nebatlar süngücüklerini taktıkları zaman, aynen süngülerini takmış muhteşem bir ordugâha benziyor. Hem baharın herbir günü, herbir haftası, birer taife-i nebatatın birer bayramı hükmünde olduğu için, herbir taifesi dahi kendi Sultanının o taifeye ihsan ettiği güzel hediyeleri teşhir için ona taktığı murassa' nişanları birer resm-i geçit tarzında o Sultan-ı Ezelî'nin nazar-ı şuhud ve işhadına arzettiğinden ve öyle bir vaziyet gösterdiğinden, bütün nebatat ve eşcar güya "San'at-ı Rabbaniye murassaatını ve çiçek ve meyve denilen fıtrat-ı İlahiyenin nişanlarını takınız, çiçekler açınız." emr-i Rabbaniyeyi dinliyorlar ki, rûy-i zemin dahi gayet muhteşem bir bayram gününde, şahane resm-i geçitte, sırmalı formaları ve murassa' nişanları parlayan bir ordugâhı temsil ediyor. İşte şu derece hikmetli ve intizamlı teçhizat ve tezyinat; elbette nihayetsiz kadîr bir sultanın, nihayet derecede hakîm bir hâkimin emriyle olduğunu kör olmayanlara gösterir.}


    hükmediyor. Böyle bir saltanat, kendisine lâyık bir raiyet ister. Halbuki görüyorsun, bütün raiyet bu misafirhanede toplanmışlar. Misafirhane ise her gün dolar, boşanır. Hem bütün raiyet manevra için bu meydan-ı imtihanda bulunuyorlar. Meydan ise, her saat tebdil ediliyor. Hem bütün raiyet, padişahın kıymetdar ihsanatının nümunelerini ve hârika san'atlarının antikalarını sergilerde temaşa etmek

     /  
    153
    Kitap Ekle