Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Hanımlar Rehberi
    Hanımlar Rehberi - Fihrist
    • HANIMLAR REHBERİ
    • kadınlar taifesi ile bir muhaveredir
      • BİRİNCİ NÜKTE
      • İKİNCİ NÜKTE
      • ÜÇÜNCÜ NÜKTE
    • Mahremdir
    • Genç nurcu kızlara ait mektuba ek
    • Gayet ehemmiyetli bir hakikata gayet kısa bir işaret
    • İhtiyarlar Risalesinden@Hanımlar Reh
      • BİRİNCİ RİCA
      • İKİNCİ RİCA
      • ÜÇÜNCÜ RİCA
      • DÖRDÜNCÜ RİCA
      • BEŞİNCİ RİCA
      • ALTINCI RİCA
      • YEDİNCİ RİCA
    • Yirmidördüncü Lem'a
      • Birinci Hikmet
      • İkinci Hikmet
      • Üçüncü Hikmet
      • Dördüncü Hikmet
    • Yedinci Mektub
    • Münazarat namındaki risalenin bir parçasıdır
    • Otuzikinci Söz'ün Üçüncü Mevkıfından
      • MÜHİM BİR SUAL
      • BİRİNCİ NÜKTE
      • İKİNCİ NÜKTE
      • ÜÇÜNCÜ NÜKTE
      • DÖRDÜNCÜ NÜKTE
      • MUKADDİME
      • BİRİNCİ İŞARET
      • İKİNCİ İŞARET
      • ÜÇÜNCÜ İŞARET
      • DÖRDÜNCÜ İŞARET
      • BEŞİNCİ İŞARET
      • ALTINCI İŞARET
      • YEDİNCİ İŞARET
      • SEKİZİNCİ İŞARET
      • DOKUZUNCU İŞARET
    • Onyedinci Mektub
    • Çocuk Ta'ziyenamesi
    • Emirdağı'nın manidar bir hatırası
    • Onyedinci Lem'anın bir parçasıdır
    • ONİKİNCİ NOTA
    • Nurcuların Kasidesi
    Hanımlar Rehberi - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Hanımlar Rehberi - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    Hem dünyayı; âhiretin mezraası ve esma-i İlahiyenin âyinesi ve Cenab-ı Hakk'ın mektubatı ve muvakkat bir misafirhanesi cihetinde sevmek, -nefs-i emmare karışmamak şartıyla- Cenab-ı Hakk'a ait olur.

    Elhasıl: Dünyayı ve ondaki mahlukatı mana-yı harfiyle sev. Mana-yı ismiyle sevme. "Ne kadar güzel yapılmış" de. "Ne kadar güzeldir" deme. Ve kalbin bâtınına, başka muhabbetlerin girmesine meydan verme. Çünki bâtın-ı kalb, âyine-i Samed'dir ve ona mahsustur.

    اَللّٰهُمَّ ارْزُقْنَا حُبَّكَ وَ حُبَّ مَا يُقَرِّبُنَا اِلَيْكَ

    de.

    İşte bütün ta'dad ettiğimiz muhabbetler, eğer bu suretle olsa, hem elemsiz bir lezzet verir, hem bir cihette zevalsiz bir visaldir. Hem muhabbet-i İlahiyeyi ziyadeleştirir. Hem meşru bir muhabbettir. Hem ayn-ı lezzet bir şükürdür. Hem ayn-ı muhabbet bir fikirdir.

    Meselâ: Nasılki bir padişah-ı âlî,

    {Haşiye: Bir zaman iki aşiret reisi, bir padişahın huzuruna girmişler, yazılan aynı vaziyette bulunmuşlar.}

    sana bir elmayı ihsan etse, o elmaya iki

     /  
    167
    Kitap Ekle