Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
  • Ekle
  • Hakikat Nurları
    Hakikat Nurları - Fihrist
    • HAKİKAT NURLARI
    • Sekizinci Mektub
    • Üçüncü Lem'a
      • BİRİNCİ NÜKTE
      • İKİNCİ NÜKTE
      • ÜÇÜNCÜ NÜKTE
    • Dördüncü Lem'a
      • BİRİNCİ NÜKTE
      • İKİNCİ NÜKTE
      • ÜÇÜNCÜ NÜKTE
    • Yirminci Mektub
      • BİRİNCİ KELİME
      • İKİNCİ KELİME
      • ÜÇÜNCÜ KELİME
      • DÖRDÜNCÜ KELİME
      • BEŞİNCİ KELİME
      • ALTINCI KELİME
      • YEDİNCİ KELİME
      • SEKİZİNCİ KELİME
      • DOKUZUNCU KELİME
      • ONUNCU KELİME
      • ONBİRİNCİ KELİME
    • Beşinci Mektub
    • Telvihat-ı Tis'a
      • BİRİNCİ TELVİH
      • İKİNCİ TELVİH
      • ÜÇÜNCÜ TELVİH
      • DÖRDÜNCÜ TELVİH
      • BEŞİNCİ TELVİH
      • ALTINCI TELVİH
        • Birinci Nokta
        • İkinci Nokta
        • Üçüncü Nokta
      • YEDİNCİ TELVİH
        • Birinci Nükte
        • İkinci Nükte
        • Üçüncü Nükte
      • SEKİZİNCİ TELVİH
      • DOKUZUNCU TELVİH
      • Zeyl
        • Birinci Hatve
        • İkinci Hatve
        • Üçüncü Hatve
        • Dördüncü Hatve
    • Onbeşinci Mektub
      • BİRİNCİ MAKAM
      • İKİNCİ MAKAM
    • Onsekizinci Mektub
      • BİRİNCİ MES'ELE-İ MÜHİMME
      • İKİNCİ MES'ELE-İ MÜHİMME
      • ÜÇÜNCÜ MES'ELE
    • Dördüncü Mes'ele
    • Dokuzuncu Mes'ele
    • Onuncu Mes'ele
    • Yirmisekizinci Mektub'dan Üçüncü Mes'ele olan Üçüncü Risale
      • Birinci Nokta
      • İkinci Nokta
      • Üçüncü Nokta
      • Dördüncü Nokta
      • Beşinci Nokta
    • Sahabeler Risalesinin âhirindeki ehemmiyetli dört sual - cevab
    • BİR DÜSTUR
    Hakikat Nurları - İşaretler

    Henüz işaret eklenmedi

    Hakikat Nurları - Notlar

    Henüz not eklenmedi

    • Ara
    • Sayfaya git
    • Lügat göster/gizle
    • Kitap ekle
    • Kaydır
    • Fihrist
    • Geçmiş
    • Paylaş
    • Gece-Gündüz modu
    • Tefekkür aç/kapat
    • İşaretlerim
    • Notlarım
    • Toplama sistemi
    • Görüntülü sohbetler
    • Soru-cevaplar
    • Tarih dönüşümü
    • Yardım
    • Ayarlar
    Nasılki uluhiyetinde ve saltanatında şeriki yoktur; "Allah" bir olur, müteaddid olamaz. Öyle de; rububiyetinde ve icraatında ve icadatında dahi şeriki yoktur. Bazan olur ki; sultan bir olur, saltanatında şeriki olmaz.. fakat icraatında, onun memurları onun şeriki sayılırlar ve onun huzuruna herkesin girmesine mani olurlar. "Bize de müracaat et" derler. Fakat Ezel, Ebed Sultanı olan Cenab-ı Hak, saltanatında şeriki olmadığı gibi; icraat-ı rububiyetinde dahi muinlere, şeriklere muhtaç değildir. Emr u iradesi, havl ü kuvveti olmazsa hiçbir şey, hiçbir şey'e müdahale edemez. Doğrudan doğruya herkes ona müracaat edebilir. Şeriki ve muini olmadığından, o müracaatçı adama "Yasaktır, onun huzuruna giremezsin" denilmez.

    İşte şu kelime, ruh-u beşer için şöyle bir müjde verir ki: İmanı elde eden ruh-u beşer; manisiz, müdahalesiz, hailsiz, mümanaatsız, her halinde, her arzusunda, her anda, her yerde o ezel ve ebed ve hazain-i rahmet mâliki ve defain-i saadet sahibi olan Cemil-i Zülcelal, Kadîr-i Zülkemal'in huzuruna girip, hacatını arzedebilir. Ve rahmetini bulup, kudretine istinad ederek, kemal-i ferah ve süruru kazanabilir.

     /  
    163
    Kitap Ekle