Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Hakikat Nurları
Hakikat Nurları - Fihrist
  • HAKİKAT NURLARI
  • Sekizinci Mektub
  • Üçüncü Lem'a
    • BİRİNCİ NÜKTE
    • İKİNCİ NÜKTE
    • ÜÇÜNCÜ NÜKTE
  • Dördüncü Lem'a
    • BİRİNCİ NÜKTE
    • İKİNCİ NÜKTE
    • ÜÇÜNCÜ NÜKTE
  • Yirminci Mektub
    • BİRİNCİ KELİME
    • İKİNCİ KELİME
    • ÜÇÜNCÜ KELİME
    • DÖRDÜNCÜ KELİME
    • BEŞİNCİ KELİME
    • ALTINCI KELİME
    • YEDİNCİ KELİME
    • SEKİZİNCİ KELİME
    • DOKUZUNCU KELİME
    • ONUNCU KELİME
    • ONBİRİNCİ KELİME
  • Beşinci Mektub
  • Telvihat-ı Tis'a
    • BİRİNCİ TELVİH
    • İKİNCİ TELVİH
    • ÜÇÜNCÜ TELVİH
    • DÖRDÜNCÜ TELVİH
    • BEŞİNCİ TELVİH
    • ALTINCI TELVİH
      • Birinci Nokta
      • İkinci Nokta
      • Üçüncü Nokta
    • YEDİNCİ TELVİH
      • Birinci Nükte
      • İkinci Nükte
      • Üçüncü Nükte
    • SEKİZİNCİ TELVİH
    • DOKUZUNCU TELVİH
    • Zeyl
      • Birinci Hatve
      • İkinci Hatve
      • Üçüncü Hatve
      • Dördüncü Hatve
  • Onbeşinci Mektub
    • BİRİNCİ MAKAM
    • İKİNCİ MAKAM
  • Onsekizinci Mektub
    • BİRİNCİ MES'ELE-İ MÜHİMME
    • İKİNCİ MES'ELE-İ MÜHİMME
    • ÜÇÜNCÜ MES'ELE
  • Dördüncü Mes'ele
  • Dokuzuncu Mes'ele
  • Onuncu Mes'ele
  • Yirmisekizinci Mektub'dan Üçüncü Mes'ele olan Üçüncü Risale
    • Birinci Nokta
    • İkinci Nokta
    • Üçüncü Nokta
    • Dördüncü Nokta
    • Beşinci Nokta
  • Sahabeler Risalesinin âhirindeki ehemmiyetli dört sual - cevab
  • BİR DÜSTUR
Hakikat Nurları - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Hakikat Nurları - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
ederek o mübarek bereket kesilsin. Çünki müftehirane gizli bereketi izhar etmek, kesilmesine sebeb olur. Fakat ne çare, söylemeye mecbur oldum.

İşte birisi:

Şu altı aydır otuzaltı ekmekten ibaret bir kile buğday bana kâfi geldi. Daha var, bitmemiş. Ne mikdar kifayet

{(Haşiye): Bir sene devam etti.}

edecek, bilmiyorum.

İkincisi:

Şu mübarek Ramazanda, yalnız iki haneden bana yemek geldi, ikisi de beni hasta etti. Anladım ki, başkasının yemeğini yemekten memnû'um. Mütebâkisi, bütün Ramazanda benim idareme bakan mübarek bir hanenin ve sadık bir arkadaşım olan o hane sahibi Abdullah Çavuş'un ihbarı ve şehadetiyle; üç ekmek, bir kıyye pirinç bana kâfi gelmiştir. Hattâ o pirinç, onbeş gün Ramazandan sonra bitmiştir.

Üçüncüsü:

Dağda, üç ay bana ve misafirlerime bir kıyye tereyağı, -her gün ekmekle beraber yemek şartıyla- kâfi geldi. Hattâ Süleyman isminde mübarek bir misafirim vardı. Benim ekmeğim de ve onun ekmeği de bitiyordu. Çarşamba günü idi; dedim ona: Git ekmek

 /  
163
Kitap Ekle