Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Hakikat Nurları
Hakikat Nurları - Fihrist
  • HAKİKAT NURLARI
  • Sekizinci Mektub
  • Üçüncü Lem'a
    • BİRİNCİ NÜKTE
    • İKİNCİ NÜKTE
    • ÜÇÜNCÜ NÜKTE
  • Dördüncü Lem'a
    • BİRİNCİ NÜKTE
    • İKİNCİ NÜKTE
    • ÜÇÜNCÜ NÜKTE
  • Yirminci Mektub
    • BİRİNCİ KELİME
    • İKİNCİ KELİME
    • ÜÇÜNCÜ KELİME
    • DÖRDÜNCÜ KELİME
    • BEŞİNCİ KELİME
    • ALTINCI KELİME
    • YEDİNCİ KELİME
    • SEKİZİNCİ KELİME
    • DOKUZUNCU KELİME
    • ONUNCU KELİME
    • ONBİRİNCİ KELİME
  • Beşinci Mektub
  • Telvihat-ı Tis'a
    • BİRİNCİ TELVİH
    • İKİNCİ TELVİH
    • ÜÇÜNCÜ TELVİH
    • DÖRDÜNCÜ TELVİH
    • BEŞİNCİ TELVİH
    • ALTINCI TELVİH
      • Birinci Nokta
      • İkinci Nokta
      • Üçüncü Nokta
    • YEDİNCİ TELVİH
      • Birinci Nükte
      • İkinci Nükte
      • Üçüncü Nükte
    • SEKİZİNCİ TELVİH
    • DOKUZUNCU TELVİH
    • Zeyl
      • Birinci Hatve
      • İkinci Hatve
      • Üçüncü Hatve
      • Dördüncü Hatve
  • Onbeşinci Mektub
    • BİRİNCİ MAKAM
    • İKİNCİ MAKAM
  • Onsekizinci Mektub
    • BİRİNCİ MES'ELE-İ MÜHİMME
    • İKİNCİ MES'ELE-İ MÜHİMME
    • ÜÇÜNCÜ MES'ELE
  • Dördüncü Mes'ele
  • Dokuzuncu Mes'ele
  • Onuncu Mes'ele
  • Yirmisekizinci Mektub'dan Üçüncü Mes'ele olan Üçüncü Risale
    • Birinci Nokta
    • İkinci Nokta
    • Üçüncü Nokta
    • Dördüncü Nokta
    • Beşinci Nokta
  • Sahabeler Risalesinin âhirindeki ehemmiyetli dört sual - cevab
  • BİR DÜSTUR
Hakikat Nurları - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Hakikat Nurları - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
Elcevab:

Şu mes'eleyi söyleyen iki kısımdır: Bir kısmı, safi ehl-i diyanet ve ehl-i ilimdir ki; bazı ehadîsi görmüşler, şu zamanda ehl-i takva ve salahatı teşvik ve tergib için öyle mebhaslar açıyorlar. Bu kısma karşı sözümüz yok. Zâten onlar azdırlar, çabuk da intibaha gelirler. Diğer kısım ise gayet müdhiş mağrur insanlardır ki; mezhebsizliklerini, müçtehidîn-i izama müsavat davası altında neşretmek istiyorlar ve dinsizliklerini, sahabeye karşı müsavat davası altında icra etmek istiyorlar. Çünki evvelâ: O ehl-i dalalet sefahete girmiş, sefahette tiryaki olmuş; sefahete mani' olan tekâlif-i Şer'iyeyi yapamıyor. Kendine bir bahane bulmak için der ki: "Şu mesail, içtihadiyedirler. O mesailde, mezhebler birbirine muhalif gidiyor. Hem onlar da bizim gibi insanlardır, hata edebilirler. Öyle ise biz de onlar gibi içtihad ederiz, istediğimiz gibi ibadetimizi yaparız. Onlara tâbi' olmaya ne mecburiyetimiz var?" İşte bu bedbahtlar, bu desise-i şeytaniye ile, başlarını mezahibin zincirinden çıkarıyorlar. Bunların şu davaları ne kadar çürük, ne kadar esassız olduğu Yirmiyedinci Söz'de kat'î bir surette gösterildiğinden ona havale ederiz.

 /  
163
Kitap Ekle