Risale-i Nur Kütüphanesi
Ana içeriğe atla
Site logosu Risale-i Nur Kütüphanesi
Türkçe أرابكا
Kütüphane Vecizeler Android Yardım Sayfaları
Hakikat Nurları
Hakikat Nurları - Fihrist
  • HAKİKAT NURLARI
  • Sekizinci Mektub
  • Üçüncü Lem'a
    • BİRİNCİ NÜKTE
    • İKİNCİ NÜKTE
    • ÜÇÜNCÜ NÜKTE
  • Dördüncü Lem'a
    • BİRİNCİ NÜKTE
    • İKİNCİ NÜKTE
    • ÜÇÜNCÜ NÜKTE
  • Yirminci Mektub
    • BİRİNCİ KELİME
    • İKİNCİ KELİME
    • ÜÇÜNCÜ KELİME
    • DÖRDÜNCÜ KELİME
    • BEŞİNCİ KELİME
    • ALTINCI KELİME
    • YEDİNCİ KELİME
    • SEKİZİNCİ KELİME
    • DOKUZUNCU KELİME
    • ONUNCU KELİME
    • ONBİRİNCİ KELİME
  • Beşinci Mektub
  • Telvihat-ı Tis'a
    • BİRİNCİ TELVİH
    • İKİNCİ TELVİH
    • ÜÇÜNCÜ TELVİH
    • DÖRDÜNCÜ TELVİH
    • BEŞİNCİ TELVİH
    • ALTINCI TELVİH
      • Birinci Nokta
      • İkinci Nokta
      • Üçüncü Nokta
    • YEDİNCİ TELVİH
      • Birinci Nükte
      • İkinci Nükte
      • Üçüncü Nükte
    • SEKİZİNCİ TELVİH
    • DOKUZUNCU TELVİH
    • Zeyl
      • Birinci Hatve
      • İkinci Hatve
      • Üçüncü Hatve
      • Dördüncü Hatve
  • Onbeşinci Mektub
    • BİRİNCİ MAKAM
    • İKİNCİ MAKAM
  • Onsekizinci Mektub
    • BİRİNCİ MES'ELE-İ MÜHİMME
    • İKİNCİ MES'ELE-İ MÜHİMME
    • ÜÇÜNCÜ MES'ELE
  • Dördüncü Mes'ele
  • Dokuzuncu Mes'ele
  • Onuncu Mes'ele
  • Yirmisekizinci Mektub'dan Üçüncü Mes'ele olan Üçüncü Risale
    • Birinci Nokta
    • İkinci Nokta
    • Üçüncü Nokta
    • Dördüncü Nokta
    • Beşinci Nokta
  • Sahabeler Risalesinin âhirindeki ehemmiyetli dört sual - cevab
  • BİR DÜSTUR
Hakikat Nurları - İşaretler

Henüz işaret eklenmedi

Hakikat Nurları - Notlar

Henüz not eklenmedi

  • Ara
  • Sayfaya git
  • Lügat göster/gizle
  • Kitap ekle
  • Kaydır
  • Fihrist
  • Geçmiş
  • Paylaş
  • Gece-Gündüz modu
  • Tefekkür aç/kapat
  • İşaretlerim
  • Notlarım
  • Toplama sistemi
  • Görüntülü sohbetler
  • Soru-cevaplar
  • Tarih dönüşümü
  • Yardım
  • Ayarlar
Elcevab:

Onlar ehl-i hak ve hakikattırlar; hem ehl-i velayet ve şuhuddurlar. Gördüklerini doğru görmüşler, fakat ihatasız olan halet-i şuhudda ve rü'ya gibi rü'yetlerini tabirde verdikleri hükümlerinde hakları olmadığı için, kısmen yanlıştır. Rü'yadaki adam kendi rü'yasını tabir edemediği gibi, o kısım ehl-i keşf ve şuhud dahi rü'yetlerini o halde iken kendileri tabir edemezler. Onları tabir edecek, "asfiya" denilen veraset-i nübüvvet muhakkikleridir. Elbette o kısım ehl-i şuhud dahi, asfiya makamına çıktıkları zaman, Kitab ve Sünnet'in irşadıyla yanlışlarını anlarlar, tashih ederler; hem etmişler.

Şu hakikatı izah edecek şu hikâye-i temsiliyeyi dinle. Şöyle ki:

Bir zaman ehl-i kalb iki çoban varmış. Kendileri ağaç kâsesine süt sağıp yanlarına bıraktılar. Kaval tabir ettikleri düdüklerini, o süt kâsesi üzerine uzatmışlardı. Birisi "Uykum geldi" deyip yatar. Uykuda bir zaman kalır. Ötekisi yatana dikkat eder, bakar ki; sinek gibi birşey, yatanın burnundan çıkıp, süt kâsesine bakıyor ve sonra kaval içine girer, öbür ucundan çıkar gider, bir geven altındaki deliğe girip kaybolur. Bir zaman sonra yine o şey


 /  
163
Kitap Ekle