Gençlik Rehberi - Fihrist
- Gençlik Rehberi
- Önsöz
- Birinci Söz
- Onüçüncü Sözün İkinci Makamı
- Eskişehir Hapishanesinin Penceresinde
- Gençlik Rehberi'ne ilâve edilmesi lâzım gelen, Üstadımızın bir fıkrasıdır
- Birden ihtar edilen bir mes'ele-i mühimme
- Birkaç bîçare gençlere verilen bir tenbih, bir ders, bir ihtardır
- sorulan bir suale cevab
- Onüçüncü Söz'ün İkinci Makamının Haşiyesidir
- Leyle-i Kadir'de ihtar edilen bir mes'ele-i mühimme
- YEDİNCİ RİCA
- SEKİZİNCİ RİCA
- Altıncı Mes'ele
- ONUNCU SÖZ'ÜN MÜHİM BİR ZEYLİ
- Hüve Nüktesi
- Onyedinci Söz'ün İkinci Makamı
- Siyah Dutun Bir Meyvesi
- Beşinci Mes'ele
- Yedinci Sualiniz
- BEŞİNCİ DEVA
- İKİNCİ NOKTA'NIN İKİNCİ MEBHASI
- Ondördüncü Lem'anın İkinci Makamı
- Yirmiüçüncü Söz
- Ankara Üniversitesi'nde okunan bir konferanstır
Gençlik Rehberi - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Gençlik Rehberi - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
Eğer nur-u iman, içine girse, üstündeki bütün manidar nakışlar, o ışıkla okunur. O mü'min, şuur ile okur ve o intisabla okutur. Yani: "Sâni'-i Zülcelal'in masnuuyum, mahlukuyum, rahmet ve keremine mazharım" gibi manalarla insandaki san'at-ı Rabbaniye tezahür eder. Demek Sâni'ine intisabdan ibaret olan iman; insandaki bütün âsâr-ı san'atı izhar eder. İnsanın kıymeti, o san'at-ı Rabbaniyeye göre olur ve âyine-i Samedaniye itibariyledir. O halde şu ehemmiyetsiz olan insan, şu itibarla bütün mahlukat üstünde bir muhatab-ı İlahî ve Cennet'e lâyık bir misafir-i Rabbanî olur.
Eğer kat'-ı intisabdan ibaret olan küfür, insanın içine girse; o vakit bütün o manidar nukuş-u esma-i İlahiye karanlığa düşer, okunmaz. Zira Sâni' unutulsa, Sâni'a müteveccih manevî cihetler de anlaşılmaz. Âdeta baş aşağı düşer. O manidar âlî san'atların ve manevî âlî nakışların çoğu gizlenir. Bâki kalan ve göz ile görülen bir kısmı ise; süflî esbaba ve tabiata ve tesadüfe verilip, nihayet sukut eder. Herbiri birer parlak elmas iken, birer sönük şişe olurlar. Ehemmiyeti yalnız madde-i hayvaniyeye bakar.
Eğer kat'-ı intisabdan ibaret olan küfür, insanın içine girse; o vakit bütün o manidar nukuş-u esma-i İlahiye karanlığa düşer, okunmaz. Zira Sâni' unutulsa, Sâni'a müteveccih manevî cihetler de anlaşılmaz. Âdeta baş aşağı düşer. O manidar âlî san'atların ve manevî âlî nakışların çoğu gizlenir. Bâki kalan ve göz ile görülen bir kısmı ise; süflî esbaba ve tabiata ve tesadüfe verilip, nihayet sukut eder. Herbiri birer parlak elmas iken, birer sönük şişe olurlar. Ehemmiyeti yalnız madde-i hayvaniyeye bakar.
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi