Gençlik Rehberi - Fihrist
- Gençlik Rehberi
- Önsöz
- Birinci Söz
- Onüçüncü Sözün İkinci Makamı
- Eskişehir Hapishanesinin Penceresinde
- Gençlik Rehberi'ne ilâve edilmesi lâzım gelen, Üstadımızın bir fıkrasıdır
- Birden ihtar edilen bir mes'ele-i mühimme
- Birkaç bîçare gençlere verilen bir tenbih, bir ders, bir ihtardır
- sorulan bir suale cevab
- Onüçüncü Söz'ün İkinci Makamının Haşiyesidir
- Leyle-i Kadir'de ihtar edilen bir mes'ele-i mühimme
- YEDİNCİ RİCA
- SEKİZİNCİ RİCA
- Altıncı Mes'ele
- ONUNCU SÖZ'ÜN MÜHİM BİR ZEYLİ
- Hüve Nüktesi
- Onyedinci Söz'ün İkinci Makamı
- Siyah Dutun Bir Meyvesi
- Beşinci Mes'ele
- Yedinci Sualiniz
- BEŞİNCİ DEVA
- İKİNCİ NOKTA'NIN İKİNCİ MEBHASI
- Ondördüncü Lem'anın İkinci Makamı
- Yirmiüçüncü Söz
- Ankara Üniversitesi'nde okunan bir konferanstır
Gençlik Rehberi - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Gençlik Rehberi - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
Hem hayatı, Cenab-ı Hakk'ın insana ve sana verdiği en kıymetdar ve hayat-ı bâkiyeyi kazandıracak bir sermaye ve bir define ve bâki kemalâtın cihazatını câmi' bir hazine cihetiyle onu sevmek, muhafaza etmek, Cenab-ı Hakk'ın hizmetinde istihdam etmek, yine o muhabbet bir cihette Mabud'a aittir.
Hem gençliğin letafetini, güzelliğini; Cenab-ı Hakk'ın latif, şirin, güzel bir nimeti nokta-i nazarından istihsan etmek, sevmek, hüsn-ü istimal etmek, şâkirane bir nevi muhabbet-i meşruadır.
Hem baharı; Cenab-ı Hakk'ın nurani esmalarının en latif, güzel nakışlarının sahifesi ve Sâni'-i Hakîm'in antika san'atının en müzeyyen ve şaşaalı bir meşher-i san'atı olduğu cihetiyle mütefekkirane sevmek, Cenab-ı Hakk'ın esmasını sevmektir.
Hem dünyayı; âhiretin mezraası ve esma-i İlahiyenin âyinesi ve Cenab-ı Hakk'ın mektubatı ve muvakkat bir misafirhanesi cihetinde sevmek, -nefs-i emmare karışmamak şartıyla- Cenab-ı Hakk'a ait olur.
Elhasıl:
Dünyayı ve ondaki mahlukatı mana-yı harfiyle sev, mana-yı ismiyle
Hem gençliğin letafetini, güzelliğini; Cenab-ı Hakk'ın latif, şirin, güzel bir nimeti nokta-i nazarından istihsan etmek, sevmek, hüsn-ü istimal etmek, şâkirane bir nevi muhabbet-i meşruadır.
Hem baharı; Cenab-ı Hakk'ın nurani esmalarının en latif, güzel nakışlarının sahifesi ve Sâni'-i Hakîm'in antika san'atının en müzeyyen ve şaşaalı bir meşher-i san'atı olduğu cihetiyle mütefekkirane sevmek, Cenab-ı Hakk'ın esmasını sevmektir.
Hem dünyayı; âhiretin mezraası ve esma-i İlahiyenin âyinesi ve Cenab-ı Hakk'ın mektubatı ve muvakkat bir misafirhanesi cihetinde sevmek, -nefs-i emmare karışmamak şartıyla- Cenab-ı Hakk'a ait olur.
Elhasıl:
Dünyayı ve ondaki mahlukatı mana-yı harfiyle sev, mana-yı ismiyle
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi