Gençlik Rehberi - Fihrist
- Gençlik Rehberi
- Önsöz
- Birinci Söz
- Onüçüncü Sözün İkinci Makamı
- Eskişehir Hapishanesinin Penceresinde
- Gençlik Rehberi'ne ilâve edilmesi lâzım gelen, Üstadımızın bir fıkrasıdır
- Birden ihtar edilen bir mes'ele-i mühimme
- Birkaç bîçare gençlere verilen bir tenbih, bir ders, bir ihtardır
- sorulan bir suale cevab
- Onüçüncü Söz'ün İkinci Makamının Haşiyesidir
- Leyle-i Kadir'de ihtar edilen bir mes'ele-i mühimme
- YEDİNCİ RİCA
- SEKİZİNCİ RİCA
- Altıncı Mes'ele
- ONUNCU SÖZ'ÜN MÜHİM BİR ZEYLİ
- Hüve Nüktesi
- Onyedinci Söz'ün İkinci Makamı
- Siyah Dutun Bir Meyvesi
- Beşinci Mes'ele
- Yedinci Sualiniz
- BEŞİNCİ DEVA
- İKİNCİ NOKTA'NIN İKİNCİ MEBHASI
- Ondördüncü Lem'anın İkinci Makamı
- Yirmiüçüncü Söz
- Ankara Üniversitesi'nde okunan bir konferanstır
Gençlik Rehberi - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
Gençlik Rehberi - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
Onyedinci Söz'ün İkinci Makamı
{Haşiye: Bu ikinci makamdaki parçalar şiire benzer, fakat şiir değiller. Kasdî nazmedilmemişler. Belki hakikatların kemal-i intizamı cihetinde, bir derece manzum suretini almışlar.}
Bırak bîçare feryadı, beladan gel tevekkül kıl!
Zira feryad, bela-ender, hata-ender beladır bil!
Bela vereni buldunsa, atâ-ender, safa-ender beladır bil!
Bırak feryadı, şükür kıl manend-i belâbil, dema keyfinden güler hep gül mül.
Ger bulmazsan, bütün dünya cefa-ender, fena-ender hebadır bil!
Cihan dolu bela başında varken, ne bağırırsın küçük bir beladan, gel tevekkül kıl!
Tevekkül ile bela yüzünde gül, tâ o da gülsün.
O güldükçe küçülür, eder tebeddül.
{Haşiye: Bu ikinci makamdaki parçalar şiire benzer, fakat şiir değiller. Kasdî nazmedilmemişler. Belki hakikatların kemal-i intizamı cihetinde, bir derece manzum suretini almışlar.}
Bırak bîçare feryadı, beladan gel tevekkül kıl!
Zira feryad, bela-ender, hata-ender beladır bil!
Bela vereni buldunsa, atâ-ender, safa-ender beladır bil!
Bırak feryadı, şükür kıl manend-i belâbil, dema keyfinden güler hep gül mül.
Ger bulmazsan, bütün dünya cefa-ender, fena-ender hebadır bil!
Cihan dolu bela başında varken, ne bağırırsın küçük bir beladan, gel tevekkül kıl!
Tevekkül ile bela yüzünde gül, tâ o da gülsün.
O güldükçe küçülür, eder tebeddül.
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi