B.Cevap Veriyor - Fihrist
- Bedîüzzaman Cevab Veriyor
- İfade-i Meram
- Bu parça altun ve elmas ile yazılsa liyakatı var
- Yeni Said ne için bu kadar şiddetle siyasetten tecennüb ediyor?
- İkinci vehimli sual
- Üçüncü vehimli sual
- Dördüncü şübheli sual
- O dehşetli beladan birisi
- Risale-i Nur, bütün eczalarında baştanbaşa hakaik-ı imaniyeyi isbat ve izah etmektedir.
- Risale-i Nur nesl-i âtîyi, büyük bir tehlikeden kurtarmağa vesile oluyor.
- Üstad Said Nursî; tasavvuf, tarîkat dersi değil, belki hakaik-ı imaniye dersi veriyor ve akide-i İslâmın takviyesine çalışıyor.
- Risale-i Nur ve Talebelerinin emniyet ve asayişin teminine büyük hizmetleri var.
- Kürdçülük, Türkçülük vesaire gibi menfi milliyet fikri, İslâmiyet Milliyetini parçalamak için hâriçten içimize sokulmuş öldürücü bir zehirdir.
- Said Nursî'nin milliyetçilik görüşü
- Şimdi en mühim bir hücum benim şahsımadır. Diyorlar ki "Said Kürddür, neden bu kadar ona hürmet ediyorsunuz, arkasına düşüyorsunuz?"
- Dördüncü Desise-i Şeytaniye
- Hamiyet-i diniye mi, yoksa hamiyet-i milliye mi daha kuvvetli, daha lâzım?
- Dinde reformculara Bedîüzzaman'ın cevabı
- Medeniyette terakki ile, asayiş ve emniyetin temini ne ile olur?
- Onyedinci Lem'anın Yedinci Notası'ndan
- Üstadımız hayatında hediye dahi almadı.
- O mezkûr ve malûm talebesinin hediyesine karşı cevabdan bir parçadır.
- Bedîüzzaman'ın geçim ve maişeti nasıldır?
- Evhamlı bir suale cevab
- Hizmet-i Kur'aniye ve imaniyede a'zamî fedakârlık lâzımdır.
- Evlenmek Mes'elesi
- Sakal ve Cum'a Mes'elesi
- Risale-i Nur'un zaîf ve yeni şakirdlerini vesveseden kurtarmak için beyan ediyorum ki
- Sakal mes'elesi ise
- Risale-i Nur benim malım değil, benim hünerim olamaz!
- Bedîüzzaman ve talebeleri hiçbir cem'iyet ve teşkilâtla alâkaları yoktur.
- Bedîüzzaman Hazretlerinin müslümanların içtimaî hayatlarında teşhis ettiği, medeniyet terakkiyatına mâni' olan altı hastalık ve tedavileri için eczahane-i Kur'aniye'den aldığı altı kelime.
- Bedîüzzaman Hazretleri bütün hayatını Sünnet-i Seniye üzere geçirmiş ve eserlerinde ittiba-ı sünnetin ne kadar ehemmiyetli olduğunu beyan etmiştir.
- Radyo Büyük Bir Nimet-i İlahiyedir
- Radyo, Zemin Yüzünü Bir Mekteb-i İmanî Hükmüne Getirmeye Vesile Olacaktır
- Gazeteciye Kısa Bir Ders
- Medeniyetin fen ve san'at hârikaları hakkında iki mühim suale verilen cevab
- Konuşan Yalnız Hakikattır
- Bazı Gazetelerin, Nur Talebeleri Hakkındaki Asılsız Neşriyatlarına Cevabdır.
- Yalanlarının birkaç delili şunlardır
- Hakikat Çekirdekleri'nden
- Risale-i Nur Külliyatı'ndan toplanan bazı vecizeler
- Fihrist
B.Cevap Veriyor - İşaretler
Henüz işaret eklenmedi
B.Cevap Veriyor - Notlar
Henüz not eklenmedi
-
Ara
-
Sayfaya git
-
Lügat göster/gizle
-
Kitap ekle
-
Kaydır
-
Fihrist
-
Geçmiş
-
Paylaş
-
Gece-Gündüz modu
-
Tefekkür aç/kapat
-
İşaretlerim
-
Notlarım
-
Toplama sistemi
-
Görüntülü sohbetler
-
Soru-cevaplar
-
Tarih dönüşümü
-
Yardım
-
Ayarlar
zulmedenlerden intikamlarını almak isterler. Ve yakınlaştıkları kabir kapısındaki dehşeti def'etmek istiyorlar. Sizin gibilerin sahtekâr hamiyetiyle, pek çok şefkate ve okşamaya ve tımar etmeye çok lâyık ve muhtaç o bîçare musibetzedelerin kalblerine iğne sokuyorsunuz, başlarına tokmak vuruyorsunuz! Merhametsizcesine ümidlerini kırıyorsunuz, ye's-i mutlaka düşürüyorsunuz! Hamiyet-i milliye bu mudur? Böyle mi millete menfaat dokunduruyorsunuz?
Üçüncü taife olan ihtiyarlar, bir sülüs teşkil ediyor. Bunlar kabre yakınlaşıyorlar, ölüme yaklaşıyorlar, dünyadan uzaklaşıyorlar, âhirete yanaşıyorlar. Böylelerin menfaati ve nuru ve tesellisi, Hülâgu ve Cengiz gibi zalimlerin gaddarane sergüzeştlerini dinlemesinde midir? Ve âhireti unutturacak, dünyaya bağlandıracak, neticesiz, manen sukut, zahiren terakki denilen şimdiki nevi hareketinizde midir? Ve uhrevî nur, sinemada mıdır? Ve hakikî teselli, tiyatroda mıdır? Bu bîçare ihtiyarlar hamiyetten hürmet isterlerken, manevî bıçakla o bîçareleri kesmek hükmünde ve "i'dam-ı ebedîye sevkediliyorsunuz" fikrini vermek ve rahmet kapısı tasavvur ettikleri kabir kapısını ejderha ağzına çevirmek, "Sen oraya gideceksin" diye
Üçüncü taife olan ihtiyarlar, bir sülüs teşkil ediyor. Bunlar kabre yakınlaşıyorlar, ölüme yaklaşıyorlar, dünyadan uzaklaşıyorlar, âhirete yanaşıyorlar. Böylelerin menfaati ve nuru ve tesellisi, Hülâgu ve Cengiz gibi zalimlerin gaddarane sergüzeştlerini dinlemesinde midir? Ve âhireti unutturacak, dünyaya bağlandıracak, neticesiz, manen sukut, zahiren terakki denilen şimdiki nevi hareketinizde midir? Ve uhrevî nur, sinemada mıdır? Ve hakikî teselli, tiyatroda mıdır? Bu bîçare ihtiyarlar hamiyetten hürmet isterlerken, manevî bıçakla o bîçareleri kesmek hükmünde ve "i'dam-ı ebedîye sevkediliyorsunuz" fikrini vermek ve rahmet kapısı tasavvur ettikleri kabir kapısını ejderha ağzına çevirmek, "Sen oraya gideceksin" diye
Kitap Ekle
Risale-i Nur Kütüphanesi